SON DAKİKA
haberL haberR
Ahmet TAŞGETİREN
30 Mayıs 2008 Cuma
Atatürk nerede öldü?
-Peki Cumhuriyet'i kuran Atatürk son nefeslerini Çankaya'da vermek yerine, neden bir Osmanlı Sarayı'nda ölmeyi kabul etti? Bu, sembolik olarak Cumhuriyet'i geri plana düşürmek anlamına gelmez mi?

-Nereden çıkarıyorsunuz bu abuk soruları Allah aşkına?

 -Evet, sinirlendiniz değil mi bayım? Bu sorular çok abuk değil mi? Atatürk'ün ömrünün son günlerini Çankaya yerine Dolmabahçe'de geçirmesi, Cumhuriyet yerine Osmanlı'yı tercih anlamı taşımıyor değil mi?

-Tabii ki canım, bunda şüphe mi var?

-Peki bayım, nasıl oluyor da, Dolmabahçe Sarayı'ndan birkaç tarihi eşyayı, sergilenmek veya kullanılmak üzere farklı ülke devlet başkanlarının konuk edildiği Çankaya Köşkü'ne getirmek, "çağdaş TC'ye aykırı" bir davranış oluyor?

-???

 -Yaaa, Bayan Gül, Dolmabahçe'nin müze bölümünü gezerken, bazı eşyaların Çankaya Köşkü'nde sergilenebileceğini düşünmüş veya kendisine bu önerilmiş, o da, bazı eşyaların fotoğraflarını çektirmiş. Şimdi buradan müthiş bir tartışma çıkıyor.

-Bayan Gül cinayet işledi! Sanırsınız ki:

-Bayan Gül Dolmabahçe'yi soyuyor. Bu bir tarihi eser yağması.

-Bayan Gül, Çankaya'yı Osmanlı Sarayı'na dönüştürüyor. Çankaya Köşkü'nde tadilat yapıldı, benzeri bir kıyamet koptu. Sanırsınız ki: -Bayan Gül şatafat peşinde.

-Bayan Gül Çankaya'yı sırtına alıp gidecek. Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığının hâlâ hazmedilememesi dolayısıyla, bir süredir, aileye dönük imaj kirletme harekatı devam ediyor. Bayan Gül de hedefte. Başbakan'ın eşi Emine Erdoğan'la "düşman" kılındılar, olmadı, onlar verdikleri fotoğrafla "düşman çatlattılar!" Şimdi sırada "Dolmabahçe soygunu" var! Ama bu işin neden böylesine büyük bir "suç" olduğu tam anlaşılabilmiş değil.

-Acaba, Osmanlı eserlerini laik TC'nin sembolü olan bir kuruma götürüp sergilediği ve o kurumu Osmanlı havası ile doldurduğu, dolayısıyla Cumhuriyet'e ihanet ettiği için mi, yoksa "Mütevazı Çankaya"yı, Saray eserleriyle doldurması yani şatafat düşkünlüğü sebebiyle mi? Bu sorular piyasayı doldurunca ben de merak edip sorma ihtiyacı hissettim?

-Atatürk son günlerini Dolmabahçe'de geçirdi ise, orada konuk kabul etti ise, orada bir süre yaşadı ise acaba hangi saikledir? Osmanlı Sarayı tutkusu sebebiyle mi, yoksa, Cumhuriyet'i kurmuş olmasına rağmen içten içe bir "Osmanlı hayranlığı" taşıdığı için mi? Biliyorum bu soru densiz bir soru ama, Türkiye'deki tartışmaların abukluğu karşısında insan ne yazık ki bu densiz soruların karabasanından kurtulamıyor!

ÖNDER SAV MESELESİ

Şu Önder Sav meselesi! İyi kapattılar doğrusu. Özür - mözür dilemeden! Biz, bir gazetecinin yaptığı karikatür sebebiyle Danimarka Başbakanı'nı sıkıştıraduralım, İslam karşıtı olmak Türkiye'de çok daha kolay. Hep söylüyorum,, "İslamofobi" nin sunturlusu bizde vardır. Bizim içimizden çıkanların eline Avrupalılar ya da Amerika'daki evanjelik papazlar su dökemez. 80 yaşındaki adamın, üstelik CHP'li bir adamın, hacca gidişi ile alay eder, Peygamberini küçümsersiniz, bu yayınlanınca "Aaa, ben kamera yok zannettiydim" gibi savunmalara geçersiniz, toplum sizden bir özür beklediğinde kulağınızın üstüne yatarsınız, size duyurulamayan özür beklentisi genel başkanınıza duyurulur, o da kulağının üstüne yatar....

Sonra bir gün, bir tele kulak olayı elinize geçer ve özür dilemekten yırtmanın şahane bir malzemesini bulduğunuzu düşünerek meydana fırlarsınız! Bravo size! Toplum yuttu! Sayın Baykal, Sayın Önder Sav, sizin haberleşme özgürlüğünüze sonuna kadar sahip çıkıyorum. Ne bir partinin ne bir kişinin hukuk dışı olarak dinlenmesi onaylanamaz. İktidar bu işi açığa çıkarmalıdır. Bu alanda haberleşme özgürlüğüne yönelik tehditleri önleyecek yeni tedbirler alınmalıdır.

Bunun için gösterdiğiniz tepki, şu anda yargısız infaz gibi görünüyorsa da, anlaşılabilir. Ama, bilesiniz ki, basın toplantınızda o ayıplı konuyu müthiş bir kıvraklıkla ekarte ettiğinizi zannetseniz bile yutmadık! Önder Sav'ın, kamera arkasında zannederek yaptığı çirkinliğin özür borcu orada duruyor. Danimarka Başbakanı'na bir karikatüristin özür borcu sorulduğu gibi sizlere de, bu çirkinliğin özür borcu sorulacaktır. Bu iş, "Din de bizim" afişleriyle din istismarı yapmaya benzemiyor.
Yazıya Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Son Yazıları

Tüm Yazıları
20.12.2013
Veda
Bugün veda günü. Uzun yazmayacağım. Gelinen noktada, BUGÜN’de yazı hayatımın zorlaştığını ve böyle bir vedanın kaçınılmaz hale geldiğini düşünüyorum. Ben AK Parti’yi Türkiye’nin, son 60 küsur yıllık hayatının bir kazanımı olarak değerlendiriyorum. Aynı şekilde Hizmet Camiası dahil bütün hizm...
19.12.2013
En çok Hizmet'i vuracak
Bu operasyonun Hizmet'in üstünde kalması durumunda ortaya çıkacak sonucu tahmin edebiliyor musunuz? Diyelim iktidarda CHP var ve onun başbakanı, bir yıl süreyle ülkesinde sürdürülen bir soruşturmadan haberdar edilmiyor. Nasıl bir şey bu? Yargıdan birkaç kişi, emniyetten birkaç kişi ile bakanla...
18.12.2013
Hakan Şükür ve ben
Hakan Şükür AK Parti'den istifa etti. İyi mi etti? Bana göre iyi etmedi. İstifa "Cemaat adına" AK Parti'ye yönelik bir yaptırım niteliği taşıyor. Hakan Şükür'ün istifası partisi ile ilişkide "sözün bittiği" yere gelindiği ve "safların seçildiği" izlenimi veriyor. Acaba gerçekten sözün bi...
17.12.2013
Abant'tan yansıyan görüntü
Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Abant Platformu tarafından düzenlenen "Aleviler ve Sünniler: Barışı ve Geleceği Birlikte Aramak" başlıklı toplantıdan sonra yayınlanan bildirinin dilinin değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Öncelikle ifade etmek isterim ki Türkiye'de, tıpkı Kürt vatandaşlarımı...
15.12.2013
Bir çocuğumuz oldu: Laiklik güzellemesi
Bizde dindar muhitten bir kişi laiklikle ilgili olumlamaya yönelik bir söz söylemeyegörsün hemen bir çevre onu kanıt olarak kullanıp "İşte laikliğin meşruiyet belgesi" türünden yayına başlar. Başbakan Erdoğan Mısır'da, Libya'da laiklikle ilgili tavsiye niteliğinde sözler söylediğinde de bu tavır dev...
13.12.2013
Bir musahabe-muhasebe zemini
Güncel tartışmanın bir de gönüller platformunda devam ettiği boyutu var. Onun çok daha derin yara açma riskinden kaygı duyuyorum. Onun için bugün burada bir teklifte bulunmak istiyorum. Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı organize edebilir bunu. Bir gönül adamları platformu oluşturmak ve orada her ş...
12.12.2013
İyilikleri konuşmak
Bugün "iyilikleri konuşmak" üzerine yazmak istiyorum. Bazen iyiliklerin unutulduğu savrulmalar yaşar birbirine çok yakın insanlar. Bir çift tanıyorum. Sanıyorum 80 yaş civarındaydılar. Aşağı yukarı 60 küsur yıllık evliydiler. Bu süre zarfında 10 kadar çocukları dünyaya gelmişti. Ve onlar zaman...
DÖVİZ KURLARI
Para Birimi Yön Fiyat Saat
USD 2,7048 11:04
EUR 2,9913 11:04
BIST 81206 10:49
ALTIN 100,899 17:13