SON DAKİKA
haberL haberR

Gökhan BACIK

06 Mayıs 2015 Çarşamba

Caminin iflası ve mitingdeki Kur’an

Yaklaşık 30 yıldır adet olduğu üzere yaptığım gibi geçen 1 Mayıs Cuma günü cuma namazı için Bursa’nın bir ilçesinde camiye girdim.

Namazdan önce ilçenin müftüsü merkezi hoparlör sisteminden konuşmaktaydı ve her zaman olduğu gibi türlü “hışırtılar, gıcırtılar ve parazitler” arasında sesi seçmek zordu.

Camiye erken girerseniz sadece ihtiyarları bulursunuz. Gençler son dakikada içeri girerler ve en kısa zamanda dışarı çıkarlar.

Hoparlörün geleneksel hışırtılı sesinin içinden konuşan müftü “30 yıldır duyduğumuz şeyleri” neredeyse kelime kelime tekrar ediyordu.

Cami bir tekrar yeridir. Mesela Müslümanlar’a güzel örnek olarak hep tarihten örnekler tekrar edilir. Bir tane müftü çıkıp çalışkanlık, temizlik, bilimsel buluş yapma, sporda başarılı olmak gibi bir konuda “son yüzyılda yaşamış Müslüman toplumlardan” örnek veremez.

O yüzden kahraman ya Beyazid-i Bestami’dir yahut Abdülkadir Geylani. O nedenle vaaz artık bir tür masal dinleme seansı gibidir.

Mesela, bir insanın camide “daha önce duymadığı” bir kıssa veya menkıbe duyma şansı yok gibidir.

Günümüz Müslümanlığı “örnekleri kendinden bir hareket” olmak özelliğini çoktan yitirmiştir. Bunu en açık biçimde camide anlatılan kıssalarda görürsünüz.
 
Satır arası siyasi mesajlı vaazlar
 
Müftü kendince güya ustalıkla satır aralarında siyasi mesajlar da veriyordu. “Milletçe birliğimizi bozmak istiyorlar. Müslümanlar bir millettir ister Sibirya’da olsun ister Türkiye’de...”

Müftüye göre Müslüman’ın gözü açık olmalıydı. Oynanan oyunları görmeliydi. “Ah bir şu dış güçlerin oyunları durdurulsa, o zaman şahlanacaktık...”

Doktorlar, pasif sigara içiciliği doğrudan sigara içmekten daha zararlıdır diyor. Bazı müftüler de camide “satır arası siyasi mesaj vermenin”, en az doğrudan siyaset yapmak kadar zararlı olduğunu görmeli.

Müftüden sonra hutbe için minbere çıkan hoca 1 Mayıs günü tipik bir ‘annelerin önemi’ konulu hutbe irat etti.

Bazı hocaları, müftüleri dinlerken insan “keşke hocalarımız farklı kaynaklardan da beslense, dünyada olup bitenleri takip etse, biraz rakamsal verilere ilgi duysa, biraz olup bitenlere şüphe ile baksa” diye düşünüyor...
 
Bir propaganda aracı haline gelen İslamiyet
 

Kitabın tam ortasında konuşalım: İslamiyet maalesef bugün Türkiye’de bir siyasi propaganda malzemesi haline gelmiştir.

Siyasetçinin “meydanda havaya kaldırdığı Kur’an” o nedenle en başta Müslümanlar’ın tüylerini diken diken etmelidir.

İlahiyat alimi Hayri Kırbaşoğlu, Twitter’da “Kur’an kimsenin politik oyuncağı değildir” diye yazmış. Kırbaşoğlu’na göre “Kur’an politik çıkarlara boyun eğdirmek için değildir.”
Peki, siyasetçi niçin Kur’an gibi kutsal bir kitabı bir siyasi mitinginde havaya kaldırır?
Önce odaların süsü, sonra mezarlarda ölüye okunma kitabı haline gelen Kur’an’ı şimdi de bir miting malzemesi ve “propaganda oyuncağı” haline mi getiriyoruz?
 
Öz zayıflarken kabuk kalınlaşır
 
Avrupa’da insanların dinden kitlesel kopuşlarından önceki dönemde çok sayıda büyük kilise yapma furyası patlamıştı.

Dinde zayıflamanın en büyük alameti mabetlerin lüzumsuz çoğalmasıdır.

Peygamber vefat ettiğinde Medine’de kaç kişi yaşıyordu kaç mescit vardı?

Sanırım Türkiye’de bir “furya” haline gelen cami inşa etme trendi, aslında dindarlığın özünde erimesinin işareti. Nitekim, Hz. Peygamber bir hadisinde “İnsanlar camilerle ve camilerin süsüyle övünmedikçe kıyamet kopmaz” diye boşuna dememiştir.

Halbuki dünyayı hakkıyla anlayan, temel dini metinleri okuyacak kadar Arapçası olan bir tane imam yetiştirmek daha önemli.

Ama bunu kime anlatacaksın? Nitekim en son gittiğim cumada imam hutbeyi şu notla bitirdi: “Bursa genelinde inşaatı devam eden 39 cami için yardım toplanacaktır...”
Yazıya Yorum Yaz
Yazının Yorumları (3 Yorum)
Aynısını Muaviye, Hz. Aliye karşı yapmıştı. Kuran ayetlerini mızrakların ucuna takıp "DİN ELDEN GİDİYOR" diye bağırmışlar ...
Misafir - 11:46, 06 Mayıs 2015 Çarşamba
Zamanımızda camiler beşik, ezanlar ninnidir. Kapitalizm; Müslümanları da zincire vurmuş, zengin Müslüman, fakir kardeşine iş vereceğine kırbacını vuruyor. Adam kayırma, rüşvet, torpil, muta, zina, kibir, gıybet... almış başını gitmiş!
Misafir - 09:11, 06 Mayıs 2015 Çarşamba
Bir de camilerimize cemevlerimiz eklenince daha güzel olacak... Daha çok para istenecek, sünni imamlarımıza bir de alevi dedelerimizin maaşı eklendi mi var yaa(!) O ZAMAN HER ŞEY ÇOK DAHA GÜZEL OLACAK!
Misafir - 08:54, 06 Mayıs 2015 Çarşamba
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın

Gökhan BACIK Son Yazıları

Gökhan BACIK Tüm Yazıları
11.9.2015
Bakalım halk bu sefer ne yapacak?
Günümüz Türkiyesi 1910’ların Osmanlısı’nı hatırlatıyor. Türkler, iki yüz yılı aşkın süredir etnik kaynaklı hiçbir sorunu çözemediler. Etnik bütün sorunlarda Türk devleti toprak kaybetti. Şimdi soru şudur: Kürt meselesinde de Türk devlet geleneği iki yüz yıldır olduğu gibi aynı şeyi mi yapacak?...
9.9.2015
Hoca cübbeni giy!
İlkokul öğretmenim Adnan Tokgöz yanılmıyorsam dördüncü sınıfta bize şunu anlatmıştı: Dönemin gazeteleri “siyasi olarak olaylara ağırlığını koymasını istedikleri zaman” İsmet İnönü için “paşa çizmeni giy” diye manşet atarmış. Türkiye’nin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, İsmet Paşa gibi bir asker değil. ...
6.9.2015
Allah’ı suçlamak
Köye gidiyorsun ektiği bütün karpuz tarlada kalan ve zarar eden çiftçiye soruyorsun: “Niye böyle oldu?” Cevap: Allah’ın takdiri. Dönüp futbol maçına bakıyorsun. Kendi sahasında sıradan bir Avrupa takımına puan kaybetmiş teknik direktör maçın teknik analizini yapmaktan çok “Allah” diyor, “Takdi...
4.9.2015
Piyasa Türkiye’nin yıkılmasını satın alır mı?
Şu sıralar ortalıkta sürekli karşımıza çıkan bir laf var: “Piyasa bunu satın aldı.” “Hükümetin işleyişinden vatandaşların gündelik hayatını kaybetmesine kadar” başka bir ülkede olsa kıyameti kopartacak gelişmeler Türkiye’de gerçekleşiyor ancak her seferinde birileri bize “Piyasa bunu satın aldı” ...
2.9.2015
BUGÜN Gazetesi’ne baskın
Sıradan günler yaşamıyoruz. Artık “bugün hangi ürkütücü gelişme olacak” diye yataktan kalkıyoruz. Birkaç gündür “gazeteleri basacaklar” söylentisi kulaktan kulağa zaten yayılmıştı. Dün sabah nitekim telefona ilk mesajlar düşünce şaşırmadım. İnsanın köşe yazdığı gazete ile değişik bir duygusal ba...
30.8.2015
Şark kurnazlığı siyasi deha demek değildir
Tarihin ilginç bir cilvesi olarak aynı zamanda Türkiye ve Yunanistan’da seçimlere kadar görevde kalacak geçici hükümetler kuruldu. Ancak Yunanistan’da cumhurbaşkanı seçimlere kadar geçici hükümeti kurması için Yüksek Mahkeme Başkanı Vasiliki Thanu’yu göreve getirdi. Geçici hükümetlerin amacı b...
28.8.2015
Geçici hükümetin kalıcı mirası
Anayasa’nın 114. Maddesi’ne göre “Cumhurbaşkanı tarafından atanan” Başbakan Davutoğlu, mektupla değişik partilerden insanlara bakan olmayı teklif etti. CHP ve MHP hükümette yer almayacağını önceden ilan ettiği için “bu partilerden kimlere teklif yapılacağı ve teklif alan kişilerin karşı cevabının...
SON DAKİKA HABERLERi