SON DAKİKA
haberL haberR
Erhan AFYONCU
10 Ocak 2010 Pazar
Fatih'in üç oğlu da zehirlenmişti
Zehirlenme tehlikesi tarih boyunca devlet adamlarına yönelik en büyük tehditti. Fatih'in üç oğlu zehirle hayatını kaybetmişti

Zehirlenme tehlikesine karşı komutanlarımızın, devlet adamlarımızın ve hakimlerimizin çeşitli tedbirler aldıkları, özellikle de sefertası kullandıkları yönünde haberler okuyoruz. Haksız da sayılmazlar. Zehirlenme tehlikesi tarih boyunca devlet adamlarının üzerindeki en büyük tehditti. Tarihte Bilge Kağan, Melikşah ve Alaeddin Keykubad gibi devlet adamlarımız zehirlenerek öldürülmüşlerdir.

FATİH'İN ÖLÜMÜNÜN ESRARI

Fatih Sultan Mehmed, 1481'de Gebze'de esrarengiz bir şekilde öldü. Bütün araştırmalara rağmen Fatih'in ölümündeki esrar henüz çözülememiştir. Ölümünden önce Fatih'e karşı 20 civarında suikast teşebbüsünde bulunan Venedikliler'in Fatih'in ölümünde bir rollerinin olması kuvvetli bir ihtimaldir.

Fatih Sultan Mehmed'in üç oğlu vardı. İkinci Bâyezid, Şehzâde Mustafa ve Cem Sultan... Üçü de zehirlenerek hayatlarını kaybettiler.

VEZİRİAZAM FATİH'İN OĞLUNU ZEHİRLETTİ

Şehzâde Mustafa, Karaman Valisi olarak görev yaparken, Bor'da bir hamamda yıkanıp çıkmasının ardından 1474 Ocak'ında esrarengiz bir şekilde vefat etti. Şehzâde öleceğini anlayınca lalasını çağırarak ölümünden Mahmud Paşa'nın sorumlu olduğunu, intikamını almasını vasiyet etmişti. Şehzâde, dönemin önemli isimlerinden Veziriazam Mahmud Paşa'nın eşlerinden biriyle ilişkiye girmiş, paşa da bu yüzden Şehzâde Mustafa'yı zehirletmişti.

Şehzâdenin ölümünden sonra devlet ileri gelenleri siyah elbiseler giyerek padişaha baş sağlığı dileklerini sunarlarken, Mahmud Paşa'nın taziyeye katılmaması sonunu getirdi. Mahmud Paşa önce hapse atıldı. Elli gün hapiste kalan Mahmud Paşa sonunda Yedikule'de idam edildi.

KARDEŞİNİ ZEHİRLETTİ, KENDİ DE ZEHİRLENDİ

Fatih'in ölümünden sonra iki oğlu Bâyezid ve Cem Sultan saltanat mücadelesine girdiler. Cem Sultan, İstanbul'a erken gelemediği için mücadeleyi kaybetti. Rodos şövalyelerine sığınması şehzâde için maceralı ve hüzünlü bir hayatın başlangıcı oldu. Papa Sekizinci Innocent, Cem'i haçlı seferinde kullanmak için Rodos şövalyeleriyle anla­şıp, 1489'da Roma'ya getirtti. Ancak Cem Sultan, Osmanlılar'a karşı bir harekette yer almamak için direndi. Papa 1492'de ölünce, yerine Altıncı Alexandre Borgia geçti.

Birkaç yıl sonra Fransa Kralı Sekizinci Charles ordusu ile İtalya'ya girdi. Kral ile papa arasında cereyan eden uzun müzakereler sonucunda Cem Sul­tan, Sekizinci Charles'a teslim edildi. Fransa Kralı'nın düşüncesi Cem'i de alarak Kudüs'e bir Haçlı Seferi düzenlemekti. Ancak Cem Sultan, Fransa'ya varama­dan 25 Şubat 1495'te Castel Capuana'da öldü.

 Bazı tarih kitapla­rında şehzâdenin İstanbul'dan gönderilen Kapıcıbaşı Mustafa Ağa tarafından zehirli bir ustura ile tıraş edilerek zehirlendiği iddia edilir. Ancak bu iddianın hiçbir dayanağı yoktur. Genel kanaat, Cem Sultan'ın Fransa Kralı'na teslim edilmeden önce Borgialar tarafından ağır ağır tesir eden bir zehir ile zehirlendiği ve bu işte ağabeyi İkinci Bâyezid'in de parmağının olduğudur.

İkinci Bâyezid, kardeşini devre dışı bırakarak rahat etmişti. Ancak ömrünün sonlarına doğru oğulları taht mücadelesine giriştiler. Yavuz Sultan Selim askerin yardımıyla babasını tahttan çekilmeye mecbur etti. Bâyezid, tahttan çekildikten sonra 20 gün İstanbul'da kaldı. Daha sonra ömrünün kalan kısmını geçirmek üzere Dimetoka'ya doğru yola çıktı. Ancak buraya varamadan 26 Mayıs'ta yolda öldü. Yavuz, ileride bir mesele çıkmasını önlemek için babasını zehirletmişti. Türkiye'nin en önemli tarihçilerinden rahmetli Prof. Dr. Şehabettin Tekindağ, bu konuda yaptığı araştır­mada II. Bâyezid'in zehirle­nerek öldürüldüğü sonucuna varmıştır.

ZEHİRLENMEYE KARŞI ÇİN İŞİ TABAK

Osmanlı Sarayı'nda zehirlenmeye karşı alınan önlemlerden biri de, Çin'den gelen ve zehri belli eden yeşil sırlı seramikten yapılmış tabaklardı. Avrupalılar "celadon" dedikleri bu tabağa Osmanlılar, Burma'nın Martaban limanından gönderildiği için "Mertebanî" diyorlardı. Yeşil renkli bu tabağa zehir konulursa, renk değiştirerek onu belli ettiği veya zehirle temas eden tabağın kırıldığına inanılırdı. Ancak bunun bir inanış olduğu, gerçek olmadığı söylenir.

YEMEĞİN TADINA ÖNCE ÇAŞNİGİRLER BAKARDI

Padişahları zehirlenmeye karşı "çaşnigir" veya "zevvakin-i hassa" adı verilen görevliler korurlardı. Çaşnigirbaşının idaresi altında sayıları 100'e kadar ulaşan çaşnigirler, saray mutfağında pişen yemeği alıp, tadına bakarlardı. Zaman zaman da sultanın sofrasını hazırlayıp, ziyafetlerde hizmet ederlerdi. Yemeğe zehir konulmuşsa, ilk önce yemeğin tadına bakacak çaşnigiri etkileyeceği için padişahlar zehirden kurtuluyorlardı.

 

 

Yazıya Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Son Yazıları

Tüm Yazıları
30.3.2014
Süleyman Şah Türbesi'ni İkinci Abdülhamid yaptırmıştı
İkinci Abdülhamid döneminde birçok tarihi şahsiyetin türbesi inşa edilirken 1884’te Ca’ber Kalesi’ndeki Süleyman Şah’ın türbesi de yaptırılmıştı. Türk­men­ler, Ana­do­lu­’ya gel­me­den Su­ri­ye ve Ira­k’­a da gi­dip, yer­leş­miş­ler­di. Ta­ri­hi ri­va­yet­ler­de de Os­man­lı ha­ne­da­nı­nın men­s...
23.3.2014
Seçim tarihimiz muhtar seçimleriyle başlar
Türkiye’de yaklaşık 180 yıldır seçim yapılıyor. Seçimlerin tarihi ise İkinci Mahmud döneminde muhtarlık seçimleriyle başlamıştır. Bu hafta mahalli seçimler var. Belediye başkanlığı seçimleri ön planda ama arka planda mahallelerde kıyasıya bir muhtar seçimi yaşanıyor. Muhtar seçimleri, seçim tarih...
16.3.2014
Papalığın Osmanlı adaletine övgüsü
Avrupa’da mahkemeler 30-40 yıl sürerken Türkiye’de yargı konu dışına çıkmadan kısa sürede karar verir, bu durumu papalık bile övmekten kendini alamazdı Osmanlı İmparatorluğu’nun İstanbul’un Fethi’nden sonra durdurulamayan bir güç haline gelmesiyle Avrupa’nın bütün dikkati Türkiye’ye yönelmişti. O...
9.3.2014
Ruslar'ı Tatarlar adam etmişti
Ruslar üzerinde Altınordu Devleti’nin büyük tesirleri vardır. Ruslar, devlet yönetiminden diplomasiye, askeri sistemden beslenmeye kadar birçok şeyi Tatarlar’dan öğrenmişlerdir. Ruslar, 9. yüzyılda tarih sahnesine çıktılar. 879’da ölen İskandinavyalı Rurik’in kurduğu hanedan 17. yüzyıla kadar Rus...
2.3.2014
Kırım'ı kaybettiren Şahin Giray mezarında bile rahat etmemişti
Ruslar’la işbirliği yaparak Kırım’ı kaybetmemize sebep olan Şahin Giray, sonunda Osmanlı’ya sığınmak zorunda kalmış ancak affedilmeyerek öldürülmüştü. Kırım’ın Ukrayna’ya mı yoksa Rusya’ya mı bağlanması gerektiği tartışılıyor. Sayıları birkaç yüz bini bulan Kırım Tatarları ise çırpınıp duruyorlar...
23.2.2014
Hayvanlara eziyet edenler falakaya yatırılırdı
Atalarımız çaylak, akbaba gibi vahşi kuşlara bile şefkat ve sevgiyle davranır, hayvanlara eziyet edenleri kadıya şikâyet ederdi. Hay­van­la­ra ya­pı­lan kö­tü mu­ame­le­nin ge­rek­ti­ği gi­bi ce­za­lan­dı­rıl­ma­ma­sı tar­tı­şı­lı­yor. Sa­yı­la­rı çok faz­la ol­ma­sa da hay­van­la­ra kar­şı vah­ş...
16.2.2014
Avrupa sahnelerinde Şehzade Mustafa
Şehzade Mustafa’nın öldürülmesi, Avrupa kamuoyunda büyük ilgi uyandırdı ve tiyatro, opera eserlerine konu oldu Türkler Avrupa’da bale, tiyatro, opera eserlerine, halk şarkılarına, şiirlere, hikâyelere konu olmuşlardır. Bunun sebeplerinden biri, Osmanlı tehlikesine karşı halkı canlı tutmak ve Hıri...
DÖVİZ KURLARI
Para Birimi Yön Fiyat Saat
USD 2,5165 17:44
EUR 2,8165 17:44
BIST 83947 17:53
ALTIN 97,878 17:45