haberL haberR
0 facebook twitter googleplus

Yazarlar

09 Mart 2011 Çarşamba
Paylaş
Tweetle
Paylaş
Gönder
Yazdır
A
A
Gönder

Gazetecilik nerede biter, örgüt üyeliği nerede baş

Gülay GÖKTÜRK Gülay GÖKTÜRK gokturkgulay@yahoo.com

Okurlarımın çoğunluğunun bu yazıdan pek hoşlanmadığı gelen e-maillerden belli. Ayrıca, o zamandan bu yana, gerek yazılı basında gerekse televizyon programlarında sistemli bir biçimde suçlanıyoruz.

Suçlamaları eleyerek gidelim:

Birincisi, "Paşalar yargılanıyor da gazeteciler neden yargılanmasın? Elbette gazeteciler de yargılanabilir" tarzı argümanları, sanki böyle bir şeyi savunan varmış gibi sürekli tekrarlamaktan vazgeçmek lazım. Kimse gazeteciler yargılanamaz demiyor. Yasalar önünde eşitlik ilkesini bilmeyen de yok.

İkincisi, ortaya koyduğumuz endişeleri "mesleki dayanışma" olarak yorumlayanlar, biraz geçmişe dönüp baksalar, örneğin benim Mustafa Balbay ya da Tuncay Özkan'la hiçbir türlü "mesleki dayanışma" içine girmediğimi görecekler. Demek ki meselemiz, meslek içi dayanışma da değil.

Meselemiz, gazetecilik faaliyetiyle örgüt üyeliği arasındaki çizgiyi doğru çizebilmek...

Şu anda dosyaların ayrıntılarını hiçbirimiz tam olarak bilmiyoruz. Savcı Zekeriya Öz son yaptığı açıklamasında ellerinde çok önemli delillerin olduğunu söyledi. (Gerçi ben basına yansıyan soru-cevap şeklindeki savcılık ifadelerini okuduğumda, Sayın Öz'ün elindeki bu önemli delillerle ilgili soruya pek rastlamadım ama neyse.) Dolayısıyla, bu noktada gerçeğin aydınlanması için Öz'ün dediği gibi beklemek ve görmekten başka çare yok.

Ama bu bekleyiş sürerken yapabileceğimiz çok hayırlı bir iş var: Yukarıda da söylediğim gibi, gazetecilik faaliyetiyle örgüt üyeliği arasındaki çizginin nereden geçtiğini teorik planda netleştirmeye çalışmak...

Ben bugün bunu yapmaya çalışacağım. Bunu yaparken de, gazetemizin yazar kadrosuna katılmasından sevinç duyduğum emekli Savcı Gültekin Avcı'nın son iki yazısıyla polemik içinde kendi görüşlerimi ortaya koymaya çalışacağım.

Gültekin Avcı, gazetecilik faaliyetiyle illegal örgüt üyeliği arasındaki sınırı şöyle çiziyor:

"İllegal bir örgütün telkin ve tavsiyeleri istikametinde hazırlanan kitap ve yayınlanmasa bile mevcut müsveddelerin hepsi örgütsel doküman sayılır."

Yazının bir başka yerinde ise aynı fikir şöyle ifade edilmiş: "Bir gazeteci Ergenekon soruşturmalarına, buradaki delillere karşı olduğunu, inanmadığını yazabilir. Ama bu yayıncılığı illegal bir odağın telkinleri, talimatları ve arzuları istikametinde yaparsa, bu sefer illegal örgüte yardım, yataklık veya terör üyesi olma durumu gündeme gelir."

Bu alıntılarda kilit kelimeler telkin, tavsiye ve arzu kelimeleridir. Dikkat ederseniz Sayın Avcı, yapılan yayın faaliyetinin suç addedilmesi için ille de talimat alma şartı aramıyor. Buna telkin, arzu ve tavsiyeyi de ekliyor. Gizli örgütün telkin, tavsiye ve arzuları istikametindeki yayınları da örgütsel bağın ispatlanması için yeterli sayıyor.

Bunun ne kadar vahim tablolar ortaya çıkarabileceğini görüyor musunuz?

Açıkça söylemek gerekirse, emekli bir savcı, bir hukuk adamı olarak Gültekin Avcı'nın bu tanımlamasını son derece vahim buluyorum. Eğer Savcı Zekeriya Öz de bu konuda Avcı gibi düşünüyorsa, önümüzde basın özgürlüğü için çok tehlikeli ve zor bir yol uzanıyor demektir.

Düşünsenize, biz gazeteciler her gün bir yığın telkin ve tavsiye alıyoruz. Yazılarımız sık sık bu telkin, tavsiye ve arzularla paralel düşüyor. Örneğin ben, Kürt meselesiyle ilgili yazdığım yazılardan dolayı, PKK'lı olması kuvvetle muhtemel kimi kişilerden tebrik telefonları aldığımı çok bilirim. Bu kişilerin bana "Keşke şunu şunu da yazsaydınız, acaba meselenin şu yanına değinebilir misiniz" dediğini de...

Peki ne olacak şimdi? Benim PKK'nın telkin, arzu ve tavsiyeleri doğrultusunda yayın yaptığıma, dolayısıyla örgüt bağlantım olduğuna mı hükmedilecek ya da Nedim Şener ve Ahmet Şık'ın kitaplarını kimi Ergenekoncular'ın telkinleriyle yazdığı ispatlanırsa, bu gazetecilerin Ergenekon üyeliği ispatlanmış mı sayılacak?

İşte bunun kabul edilebilmesi mümkün değil. Örgüt üyeliği ancak açık talimat ilişkisi ortaya konulabilirse ispatlanmış olur. Eğer üyelik iddiası telkin, arzu, tavsiye gibi muğlak, keyfi, yoruma bağlı kavramlara bağlanacaksa, somut biçimde ispatlanması son derece zor bu kavramlara dayanarak gazeteci örgüt üyeliği ile suçlanacaksa, işimiz gerçekten zor demektir.

Yazımı Gültekin Avcı'nın yazısından son bir alıntıyla bitireyim:

"Basın özgürlüğü basın faaliyetlerinin dolaylı olarak illegal gruplara peşkeş çekilmesine izin vermez. Yani basın özgürlüğü 'dolaylı terörizm"i korumaz. Basın özgürlüğü yazılı ve görsel çetecilik ve terör özgürlüğü değildir."

Basın faaliyetinin dolaylı olarak illegal gruplara peşkeş çekilmesi ne demek?

Yazılan haber ve yorumların illegal grupların çıkarlarıyla paralellik gösterdiği, yani dolaylı olarak illegal grubun işine yaradığı her noktada gazeteci yargılanacak demek...

Paragrafta yer alan "dolaylı terörizm", "yazılı ve görsel çetecilik" gibi vahim tanımlamaların değerlendirmesini de siz okurlarıma bırakıyorum.

Endişelerimi biraz olsun açabildim umarım.

Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

VİDEO GALERİ

Ekrem Dumanlı BUGÜN TV'de konuştu
  • Ekrem Dumanlı BUGÜN TV'de konuştu
  • Taha Akyol, Erdoğan'ın üst akıl söylemini çürüttü
  • Nuh Gönültaş ilk kez konuştu
  • 'Yeni Türkiye' dizilerden korkuyor


YAZARLAR

  • Erhan BAŞYURTErhan BAŞYURTCemaat’i terörle suçlayıp El Kaide’ye sahip çıkmak!
  • Nazlı ILICAKNazlı ILICAKGülen hedef mi gösterdi?
  • Yavuz BAYDARYavuz BAYDAROtranto’da bir gün
  • Gökhan BACIKGökhan BACIKBugünkü toza bakmayı bırak yarına bak
  • Ali Atıf BİRAli Atıf BİREn çok “moruk” demelerinden korkuyorum!
  • Doğu ERGİLDoğu ERGİLParalel Evrenler Teorisi
  • Aykut IŞIKLARAykut IŞIKLARHulusi Kentmen babayı 1956 Ford’u ile andık
  • Tarık TOROSTarık TOROSYaptım ama...
  • Bilal ÖZCANBilal ÖZCANİki kanalda ‘Bu Tarz Benim’ olur mu?
  • Kemal ÇiçekKemal ÇiçekKıbrıs’ta unutulan yıllar
  • Elif KORKMAZELElif KORKMAZELBalık mevsimi
  • Cüneyt TANMANCüneyt TANMANGöçek olsa farklı biterdi!
Erhan BAŞYURTCemaat’i terörle suçlayıp El Kaide’ye sahip çıkmak!

FOTO GALERİ

  • 2014 National Geographic'de birinci belli oldu
  • Polisinden demokrasi nöbetine müdehale
  • İstanbul Nişantaşı'nda çatışma: 1 ölü
  • Dumanlı Çağlayan'da böyle karşılandı
  • 17 Aralık Sözlüğündeki kelimeler ne demek?
  • AKP'lileri çıldırtan 17-25 Aralık eylemi
  • Demokrasi nöbeti sürüyor
  • Dilipak'dan şok iddia: AK Parti bir proje partisidir
  • 17 Aralık protestocuları gözaltına alındı
2014 National Geographic
Kapat