SON DAKİKA
haberL haberR
Ali Atıf BİR
28 Nisan 2011 Perşembe
Gazeteler kimin malı? (1)
Bu konu çok önemli. Tartışmaya biraz ucundan girmek, dalmak istiyorum. Önce kısaca görüşleri özetleyeyim:

Önce Hasan Cemal diyor ki:

Diyelim bir banka satın aldınız. O bankanın sahibi olarak her istediğinizi yapabilir misiniz? İstediğinize istediğiniz gibi bol kepçe kredi dağıtabilir misiniz? Kredi musluklarını kendi başka işleriniz için istediğiniz gibi kullanabilir misiniz?

Hayır, mümkün değildir.

Çünkü bankacılığın öncelikle tabii olduğu yasal kurallar, ilkeler vardır. Bunları çiğnerseniz, suç işlemiş olursunuz.

Hatta akıllı ve iş bilir banka yöneticileri, hele Türkiye gibi bir ülkede, banka sahiplerinin bankaya zırt pırt adım atmalarından tedirgin bile olurlar.

Banka böyle ise...

Gazete nedir?

Bankanın tabii olduğu, sahibinin de uyması gereken kurallar varsa, gazetenin yok mudur?

Elbette vardır.

Gazeteyi gazete yapan bazı temel ilke ve kurallar vardır, gazetecilerin de, patronların da uymaları ve hiç unutmamaları gereken...

Meselenin özü budur.

Gazete farklı bir işyeridir.

Ve kimsenin babasının da malı değildir bir gazete; çünkü gazeteyi gazeteciler yapar.

 Ali Karacan yanıt veriyor:

Milliyet benim dedemin, babamın malıydı. Nasıl senin deden Cemal Paşa'ysa, benim dedem Milliyet Gazetesi'nin Kurucusu Ali Naci Karacan.

Bu da biyolojik bir durum. Değiştirilemez. Şimdi de benim ve ortağımın.

Bunu geri almak için büyük çaba harcadım, varımı yoğumu ortaya koydum. Bu konuda hiç mütevazı olmayacağım.

Gazeteleri yaratan gazeteciler tabii ki çok önemli ama daha önemlisi onlara bu imkanı sağlayan, bu gazeteleri riskleri alıp kuranlar ve onları benim gibi geri alanlardır. Onlar olmazsa gazete olmaz.

Sonra Hasan Cemal de diyor ki:

Gazete farklı bir işyeridir; çünkü gazeteyi genel yayın yönetmeninin 'diktatörlüğü'nde gazeteciler yapar. Patron elbette vardır, önemi inkar edilemez. Gazetenin sahibi hiç kuşkusuz genel bir çerçeve çizer ve buna uyulmasını ister. Bu da onun patronluktan gelen bir hakkıdır. Ancak, gazeteciliğin ilkelerine ters düşmeyen böyle bir genel çerçevenin içini her gün dolduracak olan da başta genel yayın yönetmeni olmak üzere her kademedeki gazetecilerdir. Bir gazete sahibi olarak, günlük işlerin uzağında durmak ve sadece genel yayın yönetmeniyle temasta olmaktır, işbirliğidir doğru olan... Gazeteci-patron ilişkisinde arabayı atın önüne koymak yanlış olur... "Milliyet dedemin, babamın malıdır!" söylemini yukarıdaki mesajında da sürdürüyor olman gerçekten bir talihsizlik, geçiyorum..."

Ben kimden yanayım?.. Ne yazık ki patrondan yanayım. Eğer Hasan Cemal'in mantığıyla bakacak olursak her işletmeyi "kamu hizmeti yapar" sınıfına sokabilir ve patron-üretim ilişkisini ortadan kaldırabiliriz.

Örneğin havayolu şirketleri gazete şirketlerinden daha önemsiz bir iş mi yapıyorlar? Yarın bu önemli konuya devam edeceğim. Bugün biraz merak uyandırayım dedim...

Nur içinde yat Arman Hoca!

Dün Prof. Dr. Arman Kırım Hoca'yı kaybettik. Sevdiğimiz ve saydığımız bir hocamızdı. Birlikte birkaç gezi yapmıştık. Hastalığından sonra da birlikte bir projede çalışmıştık. Neşesinden, pozitif bakışından hiçbir şey kaybetmemişti. İşletme dünyası onun kitaplarını özleyecek... Kızı Zeynep ve eşi Yudum'a sabırlar diliyorum.

Çekirgelik

"Neyi riske attığın, neye değer verdiğini gösterir." J. WINTERSON

 

Yazıya Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Son Yazıları

Tüm Yazıları
29.3.2015
Akkuyu’yu destekliyorum ama reklamı yanıltıcı
Öncelikli olarak söyleyeyim Akkuyu Nükleer Enerji üretim projesine karşı değilim. Mersin’de gerçekleştirilecek projede Ruslar’dan çok şey öğreneceğimize eminim. Üstelik de gelecek açısından enerji maliyetlerinde bir tasarrufun olacağını da düşünüyorum. Türkiye’nin yumuşak karnı enerji. Bu konuda Tür...
28.3.2015
CHP doğru yerde doğru oltayla avlanıyor
CHP ilk kez doğru bir yerden girdi ve emeklilere kömür parası yerine “ikramiye” vadetti. Üstelik vaadini “notere” onaylattı ve seçim meydanında aynen şöyle okudu: "Bir taahhütname hazırladım, noterden. Okuyorum; tüm emeklilere dini bayramlarda birer maaş ikramiye verilmesini öngören yasal düzenle...
26.3.2015
Davutoğlu yükselişte, CHP koruyor, MHP’ye yönelim var
Beni bilirsiniz, güvenmediğim araştırmaları yayınlamam, bilim adamlığı gereği de biraz tutucu ekoldenimdir. Hemen her araştırmanın üzerine “vayyy ne sonuç ama” diye atlamam. Özellikle de seçim dönemlerinde manipülatif araştırmalara çok dikkat ederim. Birkaç haftadır AK Parti’nin oylarının azaldığın...
24.3.2015
Ahmet Çakar’ın oyu kaç oy?
Bu futbol dünyası beni öldürecek. Gerçekten... Eğer futbolu nasıl yaşadığımızı anlarsak kesinlikle Türkiye’yi de, Türkiye siyasetini de, Türk insanını da, çözüm sürecini de çözeriz. Şaka yapmıyorum, gerçekten söylüyorum. Biz Türkler’i (Kürtler dahil) futbol arenasında anlamak mümkün değil. ...
23.3.2015
Sıkıysa yakala
Capital dergisinin Mart 2015 sayısında Özlem Aydın Ayvacı’nın çok ilginç bir haberi var. AC Nielsen ve GFK şirketlerinin “Perakende Panel” araştırma verilerine göre Türkiye’de birçok kategori birincisi markanın pazar payı ile aynı kategorideki ikinci marka arasında “açık ara” fark görünüyor. Çoğu...
22.3.2015
LÖSEV ve soru işaretleri
Lösemili Çocuklar Vakfı ve Üstün Ezer ile ilgili yazmanın sanırım artık zamanı geldi. Aslında genel olarak Türkiye’de içi boşalan “vakıf” kavramı ile ilgili yazmak gerekiyor. Normalde “vakıf” dediğiniz olguda bir kişi ya da kurumun zenginliğini bağışlaması ve daha sonra söz konusu “vakfın” kendi olu...
21.3.2015
Ne zaman adam oluruz?
Fatih Altaylı ot, börtü, böcek, Tayland, Vietnam, Hong Kong yazmak yerine kendi düşüncelerini özgürce yazabildiğinde adam oluruz! Ve de onun düşüncelerini yazamadığı yerde ağzımızı açıp “Türkiye’de ifade özgürlüğü ileri düzeyde” diye savunmadığımızda, bu durumu utançla karşıladığımızda ve içten içe ...
DÖVİZ KURLARI
Para Birimi Yön Fiyat Saat
USD 2,6095 19:57
EUR 2,8452 19:57
BIST 80894 17:55
ALTIN 100,078 13:27