HUKUKU ÇiĞNEDiLER
Emekli Askeri Yargıç Faik Tarımcıoğlu: Türk hukuku ölmüştür. İnternete düşen ses kayıtlarıyla birebir örtüşerek karar o istikamette çıkartıldı. Bir siyasi partinin arka bahçesi olduğu görülen yargı sistemi, böyle bir karar doğurdu. Eski bir adalet bakanı sürekli telefon ediyor. Ona başüstüne komutanım deniliyor ve onun istediği işler yapılıyor. Görülmemiş bir acullukla dosyalar isteniyor, CD’ler üzerinden hareket ediliyor ve hukuku çiğneyerek böyle ara kararlar veriliyor. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, görevle ilgili suçlara bakar. Tutuklamayı icap ettiren suç ise terör örgütü üyesi gibi bambaşka bir suç. Yargıtay 11. Dairesi, 9. Daire’nin görevine de el atarak böyle bir karar vermiştir. Bunun Erzurum’da birleştirilmesi gerekirdi.
YÜKSEK YARGIDA ORGANİZELER
Emekli Cumhuriyet Savcısı Gültekin Avcı : Skandal bir karar. Hassas davalarda fotokopi üzerinden işlem yapılamaz. İkinci hata fiili idare üzerinden inceleme yapılmasıdır. Ses kayıtlarının hayata geçirildiğinin göstergesidir. Hukuk, yüksek yargı için ayakbağı olmuş durumda ve bu olanları yüksek yargıdaki ideolojik kamp yapıyor. Son zamanlarda ordu vesayeti biraz hissedilmez oldu çünkü yüksek yargı üzerine düşen görevi yapıyor. Hukuka rağmen her şeyi delik deşik ederek, Ergenekon sanıklarını kurtarmaya çalışıyor. Ergenekon’un yüksek yargıda ve Yargıtay’da çok iyi organize olduğunu görüyoruz. Bu karar da Ergenekon’un yüksek yargıdaki son başarılarından bir tanesidir.
DAVAYI SÜRDÜREMEZ!
Emekli Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Gündel: İrticayla Mücadele Eylem Planı’nın, Erzincan’da aralarında Cumhuriyet Başsavcısı’nın da bulunduğu bazı sanıklar tarafından gerçekleştirildiği iddia ediliyor. Yani, Erzurum’daki dava ile İstanbul’daki Dursun Çiçek hakkındaki davanın birleştirilmesi gerekiyordu. Davada silahlı terör örgütüne üye olmak suçlaması var. Bu dava, Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nde birleştirilmiş olsa bile 11. Ceza Dairesi’nin bu davayı sürdürme imkanı yok. Çünkü, Yargıtay’daki görev bölümünü düzenleyen yasalara göre ‘ağır’ olan suça bakmakla görevli olan daire, Yargıtay’ın 9. Dairesi’dir. 11. Ceza Dairesi bakamayacağı bir davayı üstlenmiş bulunuyor. Birleştirme ve tahliye kararlarında da hukuk tekniği yönünden sorunlar var. Dava üzerinde şaibe vardı. Yargıtay’da bazı kişiler veya dairler tarafından böyle bir anlaşma içerisine girildiğine dair somut durumlar ortaya çıkmıştı.
YARGITAY SANIK AVUKATI GİBİ
Emekli Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek: Ceza Muhakemesi Kanunu’nun davaların birleştirilmesi ile ilgili hükümlerinin yok sayılarak ‘De Facto’ bir durum oluşturuldu. Ses kayıtlarında Cihaner operasyonları konuşuluyordu. Bu kararla işlem tamamlanmıştır. Yargı kararlarının tarafsızlığı ve bağımsızlığının çok önemli olduğu bir dönemde, hukuk tarafsızlığına ve bağımsızlığına en büyük darbe Yargıtay’dan gelmiş ve sanık avukatı gibi hareket edilerek skandal bir karar verilmiştir. Kararın hukuki yönden elle tutulur bir dayanağı olmadığı gibi siyasal ve ideolojik olduğu da ortadadır.
iDEOLOJiK BiR KARAR
Doç. Dr. Yusuf Şevki Hakyemez: Yargı’nın bağımsızlığı, tarafsızlığı, ve adli yargılanma açısından çok ciddi problemler barındıran karar. Hukuk devletinde tasvip edilemez. Yargının ne derece ideolojik ve taraflı olabileceğine çok açık bir örnek.
HABER: Serbest ÖZDEN - Gökhan ÖZDAĞ / BUGÜN