Ana sayfa » Gündem haberleri » Abdullah Gül'ün 3 büyük çelişkisi
Google Facebook Twitter FriendFeed Digg Del.icio.us
Abdullah Gül'ün 3 büyük çelişkisi
03 Temmuz 2009 Cuma
Sivil Yargı Yasası Köşk'e çıktı. Gül'ün vereceği bu kritik karar 'Darbeler' döneminin de sonu olabilir...
Abdullah Gül'ün 3 büyük çelişkisi
Erhan BAŞYURT yazdı…

Sivil yargı yasasını Köşk veto eder mi?

Türkiye, demokratikleşme yolunda önemli bir sınav daha veriyor.

Askeri Ceza Kanunu'nda yapılan ve "sivil yargı yasası" adıyla anılan değişiklikler, şu an onay için Çankaya'da bekliyor.

Gül, ya onaylayıp Resmi Gazete'ye gönderecek ya da düzenlemeyi tamamen veya kısmen veto edecek.

Yeni yasa iki önemli değişiklik getiriyor.

Birincisi, asker olmayan kişiler bir suçu askerlerle iştirak halinde işlese bile onu adli yargı mahkemeleri (sivil mahkemeler) yargılayacak.

Düzenleme öncesinde iştirakli suçlarda yargılamayı askeri mahkemeler yapıyordu.

Bu durum, Türkiye'nin Avrupa'da yoğun eleştiriler almasına ve AİHM'de tazminatlar ödemesine neden oluyordu.

İkincisi, asker kişilerin ağır ceza mahkemelerinin yetkisine giren (TCK 250. madde kapsamındaki) suçları işlemeleri halinde yine bu mahkemelerde yargılanması.     

Yani devlete karşı suçlar ve darbe teşebbüsleri halinde asker kişiler de ağır ceza mahkemelerinde yargılanacak.

Düzenleme öncesi, albay rütbesinin üzerindekiler her halükarda askeri mahkemelerde yargılanıyordu.

Ancak bu güne kadar birçok darbe girişimi olmasına rağmen tek bir general hakkında dahi askeri mahkemelerde dava açılmadı.

Oramiral Özden Örnek'in her şeyi itiraf ettiği günlükleri bile bu ihtiyacı doğurmadı. İşte bu nedenle Askeri Ceza Kanunu'ndaki düzenleme demokrasi adına büyük önem taşıyor.

Bu düzenlemenin Kurmay Albay Dursun Çiçek ile de yakından uzaktan ilişkisi bulunmuyor.

Çünkü bu yasa değişikliği öncesinde de albay ve alt rütbesindekiler ağır ceza mahkemelerinde yargılanabiliyordu.

Albay Çiçek ve albay rütbesinin altındaki 18 subayın Ergenekon kapsamında tutuklanması bunun göstergesi.

Yasal değişikliğin en önemli farkı artık generallere de darbe girişimi halinde sivil yargılama kapısının açılması.

Yasa değişikliğine gösterilen büyük tepkinin gerçek nedeni de bu.

Ancak bu düzenlemeden kaçmak demek bugüne kadar olduğu gibi darbecileri yargı kapsamı dışına taşımak anlamına gelir.

Darbe çalışmalarına davetiye çıkarmak demek...

Oysa 1960 darbesi haricinde Türkiye'de başarıya ulaşan bütün darbeler emir-komuta zinciri içerisinde gerçekleşti.

1980 darbesi de 28 Şubat'ta böyleydi...

Bu nedenle bu karardan geri adım atmak Türkiye'nin demokratikleşme gayretlerine de büyük darbe vurur.

İşte bu nedenlerle Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Meclis'in ortak iradesine karşı çıkmayıp, demokratik Türkiye yolunda atılan bu önemli değişikliğini onaylayacağını düşünüyorum.

***

Cumhurbaşkanı'nın üç büyük çelişkisi...

Cumhurbaşkanı Gül bütün bunlara rağmen yasayı veto ederse, 3 büyük çelişki ile karşı karşıya kalacak.

Birincisi, Dışişleri Bakanlığı döneminde Gül, Türkiye'nin AB uyum yasalarını çıkarmasını ve bu yasaların gerekliliğini savundu.

Şimdi aynı amaçla yapılan bir düzenlemeyi veto ederse ciddi bir tutarsızlık ortaya koyacak.

İkincisi, CHP ve askeri kesimin tepkileri nedeniyle Gül yasayı veto ederse, o zaman da başka bir tartışma başlayacak.

Hem CHP hem de askerin bir kısmı Gül'ün başörtülü bir "first lady" ile Köşk'e çıkmasına da karşıydı.

367 krizi de hatta 27 Nisan bildirisi de bu nedenle verildi.           

Kendisi Köşk'e çıkarken bu tepkilere göğüs geren Gül, şimdi aynı nedenle veto ederse, bu da halkın Köşk'e olan güvenini kıracak.

Üçüncüsü, kendisinin de uzun süre görev aldığı AK Parti hükümetini, kurumlarla yeni bir krize sürükleyecek.

AB'ye uyum kapsamında bu düzenlemeler kaçınılmaz olacağına göre, AK Parti yeniden konuyu Meclis'e getirecek, yeniden aynı süreçler yaşanacak.

Daha önemlisi bu kadar kritik bir kararı veto etmesi, Gül ile hükümet arasındaki ilişkileri kırılgan hale getirecek.

Özal'la ANAP, Demirel'le DYP arasında bu tür dönemler yaşanmıştı.

Ancak kanaatim o ki, yasa değişikliğini Türkiye'de demokrasinin güçlenmesi adına Gül'ün tereddütsüz onaylayacağı.

Bu çelişkileri de tabii olarak yaşamayacağı yönünde...

Siz ne dersiniz?

 

Haberin Yorumları (16 yorum)
umarım gül gerekni yapar..aksi halde gül yaprağı cuntacılara , gül dikeni millete yönelmiş olur...
Yusuf Alper - 13:41, 04 Temmuz 2009 Cumartesi
kanunları herkes kendi cephesinden bakarak cekiştirip duruyor. oysa ülkemizin en büyük sıkıntısı dokunulmazlara dokunmak bu nedenle öncelikle milletvakili dokunulmazlığı kaldırılmalı. ozaman meclis temiz insanlardan oluşur ve toplum cıkan kanunları saygıyla karşılar. egemanlik kayıtsız şartsız milletin olur.
Mahmut KURT - 17:50, 03 Temmuz 2009 Cuma
elbette cumhurbaşkanı a. gül ab yolunda atılmış bu adımı da bir an önce onaylayacaktır, onaylamalıdır. demokrasiden dönüş yoktur, geri adım atılamaz. tsk aleyhine bir kanun olarak bu görülmemelidir. dünyaya ayak uyduruyoruz ve asker m. kemal'in dönemine dönmeli, siyasetten uzak durmalı, ancak dış güvenliği sağlamaya çalışmalıdır. ordu'nun görevi güvenliktir, yargılamak, darbe yapmak, halkın silahı ile halkı korkutmak, sokakta bomba patlatmak, tank yürütmek değil...
Yılmaz Polat - 17:40, 03 Temmuz 2009 Cuma
çıkarılan yasa, çok yerinde ve önemli bir yasa. sayın cumhurbaşkanımız bu yasayı onaylaması içtenlikle bu milletin beklentisidir. herkes yerini ve görevini bilmeli. komutanlar son elli yıldan beri askerlik görevlerini bırakmışlar *darbeler ile saltanat* peşinde koşar hale gelmişlerdir. bu milletin komutanlardan beklentisi; millet irdesine karşı darbe yapmak değildir. 40 yıldır pkk ile savaşmayan **yaldevirenler** millete karşı asla kabadayılık yapamazlar... sayın cumhurbaşkanımız bizimledir...
Kadir Uğurlu - 15:58, 03 Temmuz 2009 Cuma
bu yasanın sayın cumhurbaşkanımız tarafından onaylanmasını destekliyorum. yasa çıksın, uygulamaya bakılır, sonra gerekirse düzeltme yoluna gidilir ancak bu yasanın türkiye nin geleceği açısından önemli olduğuna inanıyorum.
Bkir - 15:51, 03 Temmuz 2009 Cuma
Diğer Gündem Haberleri
Çok Okunanlar

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.