|
Erdoğan'ın gerçekleşen o hayali
Erdoğan, İstanbul’da 4,5 yıl belediye başkanlığı yaptığı dönmede İstanbul’u bir finans merkezi haline getirme hedefi ve hayali olduğunu söyledi.
IMF ve Dünya Bankası üst düzey yetkililerine seslenen Başbakan Erdoğan, protestolara kulak verilmesini istedi. 21’inci yüzyılın refah barış ve hoşgörü ortamına ulaşması için ciddi seferberliğe ihtiyaç olduğunu belirten Erdoğan, “Küresel ekonomiye yön veren sizlerin başını iki elinin arasına alarak nerede yanlış yapıldığını enine boyuna düşünmeniz lazım” dedi...
Başbakan Tayyip Erdoğan, tüm dünyayı etkisi altına alan küresel ekonomik krizin küresel ekonomi adına çok önemli mesajlar ortaya koyduğunu söyledi. IMF ile Dünya Bankası Yıllık Toplantıları çerçevesinde Üst Düzey Katılımlı Güvernörler Kurulu toplantısında konuşan Erdoğan, yıllardır göz ardı edilen birçok konunun bugün artık kriz nedeniyle gözardı edilemeyecek duruma geldiğini kaydetti.
Çifte standart, maddiyat temelli çatışmalar, ayrımcılık ve hoşgörüsüz müdahalelerin halen devam ettiğini vurgulayan Erdoğan, dünyada hatırı sayılır bir kesimin yaşadıkları olumsuzluklardan kapitalist ekonomiyi sorumlu tuttuğuna dikkat çekti.
SEFERBERLİK LAZIM
21. Yüzyılın başlangıcında bu yüzyılın barış, refah ve teröre karşı ortak mücadele yılı olacağı yönünde ciddi biruluslar arası kamuoyu oluştuğunu belirten Erdoğan, ancak uygulamanın verilen sözlerden farklı olduğunu aktardı. 21. Yüzyılın refah, barış ve hoşgörü ortamına kavuşması için çok ciddi bir seferberliğe ihtiyaç olduğunu anlatan Erdoğan, “Biz 21. yüzyılı refahın ve huzurun paylaşıldığı yüzyıl olmasını tüm kalbimizle istiyoruz” diye konuştu. Erdoğan, IMF ve Dünya Bankası üst düzey yetkililerine, “Küresel ekonomiye yön veren herkesin, yani sizlerin başını iki elinin arasına alarak, nerede yanlış yapıldığını enine boyuna düşünmeniz kaçınılmazdır” diye seslendi. IMF ve Dünya Bankası toplantılarına yapılan protestolara da dikkat çeken Erdoğan, “Salonun dışında devam eden protestolara kulak vermek zorundayız” ifadelerini kullandı.
REHAVETE KAPILMAYALIM
Erdoğan, gelinen noktada çok karamsar tablo çizmenin doğru olmadığını belirterek, “Güçlü politika tedbirleri olumlu sonuçlar vermeye başladı. Bu umut verici bir gelişme ancak bu aşamada tedbiri elden bırakıp rehavete kapılmamamız gerektiği de bir gerçek...” dedi.
Başbakan Erdoğan, Uluslararası mali kuruluşları yeniden yapılandırmanın artık bir zorunluluk haline geldiğini bildirdi.
ÇOK AĞIR BEDEL ÖDEDİK
Yıllardır görülmeyen hususların artık göz artı edilemeyecek bir noktaya ulaştığını ifade eden Erdoğan şunları söyledi:
“Çok ağır bedeller ödedik ve ödemeye devam ediyoruz. Ancak yaşananlardan ders almazsak daha ağır bedeller ödeyebiliriz. Yaşanan kriz mali piyasalardaki risklerin yeteri kadar takip edilemediğini gösterdi. Bu kriz sürecinde küresel krizlerin gelişmiş ülkelerden de kaynaklanabildiğini ve sınır tanımadığını gördük. Politika yapıcıların önümüzdeki dönemde çok güçlü bir liderlik göstermesi gerekiyor. İşsizliğin arttığı ve refahın azaldığı bir ortamda hükümetler kamuoyu ile samimi bir duruş sergilemek ve şeffaf olmak zorunda.”
KOTALAR iKi KATINA ÇIKARILMALI
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, uluslararası finansal sistemin istikrarına olan güvenin sağlanabilmesi için IMF kotalarının en kısa zamanda en az iki katına çıkarılmasının şart olduğunu bildirdi. Babacan, IMF-Dünya Bankası Yıllık Toplantıları çerçevesinde düzenlenen üst düzey katılımlı Guvernörler Kurulu toplantısında yaptığı konuşmada, dünya ekonomisinin kritik bir dönemden geçtiğini, bu durumunda toplantıların önemini artırdığını söyledi.
ORTAK İRADE OLUŞTU
Kriz karşısında bugüne kadar bir çok adımın atıldığını dile getiren Babacan, köklü reformlar yapılması için güçlü ve ortak bir iradenin oluştuğunu belirtti. Bu iradenin, süratle somut ilerlemelere dönüşmesi gerektiğini anlatan Babacan, “Eğer hareket etmekte gecikirsek, yakalanan bu ivmeyi kaybederiz ve krizin sebeplerini tekrar göz ardı etmeye başlarız’’ diye konuştu.
YENİ ADIMLAR ATILMALI
Küresel krizin, gelişmiş ülkelerin finans sektörlerindeki aşırı risk birikiminin sadece o ülkeler için değil, küresel sistemin istikrarı için de bir sorun teşkil ettiğini gösterdiğini vurgulayan Babacan, gelişmiş ülke finansal piyasalarından kaynaklanan sorunlar sonucunda gelişmekte olan ülkelerin de ciddi bir bedel ödemek zorunda kaldığını ifade etti. Ali Babacan, şöyle devam etti: “Bunun tekrarlanmaması için her türlü çabanın gösterilmesi ve önlemin alınması gerekmektedir. Kalkınma yolunda büyük zorluklarla elde edilen kazanımların, böyle kolayca kaybolmasına izin vermemeliyiz.”
HAYALİM VARDI GERÇEKLEŞİYOR, İSTABNUL FİNANS MERKEZİ OLUYOR
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da 4,5 yıl belediye başkanlığı yaptığı dönmede İstanbul’u bir finans merkezi haline getirme hedefi ve hayali olduğunu söyledi. Erdoğan şöyle devam etti:
ÇALIŞMALAR ARTTI
“Tabii farklı merkezi yönetimler olduğu için İstanbul’umuzu o zamanlar bir finans merkezi haline getirmeye muvaffak olamadık. Şimdi ise merkezi yönetim bizde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi yine bizde. Oturduk konuştuk ve süratle dedik ki; ‘İstanbul’umuzu artık finans merkezi yapma zamanı geldi’. Ve Orta Vadeli Programı’mızda da kararlılıkla ifade ettiğimiz gibi, bu önemli bir yapısal reform, bunu gerçekleştireceğiz. Konuyla ilgili planlama çalışmalarını bitirdik, şimdi artık uygulama zamanı geldi. Ve küresel bir finans merkezi haline getirmek için de çalışmalarımızı yoğunlaştırdık.”
GÜNEY- KUZEY AYRIMI EKONOMİK GÖSTERGE Mİ?
Başbakan Recep Erdoğan, politika yapıcıların önümüzdeki dönmede son derece güçlü bir liderlik sergilemeleri gerektiğini, orta vadede kamu dengelerinin sürdürülebilirliğinin sağlanmasının ciddi bir mali çaba gerektireceğini, işsizliğin arttığı ve refahın düştüğü bir ortamda bunu başarmanın her zamankinden daha zor alacağını bildiklerini belirtti.
KUTUPLAŞMAYA DİKKAT
Başbakan Erdoğan şöyle devam etti: “Kimsenin mağdur olmadığı, kimsenin dünyanın zenginliklerinden mahrum kalmadığı, herkesin adalet ve merhamet temelinde bölüşüm sürecinden istifade ettiği bir dünya kurmak durumdayız. Bunun için büyük bir dayanışma ve yardımlaşma seferberliğine ihtiyaç var. Üzülerek ifade etmeliyim ki, Kuzey ve Güney ve tabirleri bugün coğrafi bir gösterge olmaktan çıkıp ekonomik bir gösterge haline gelmiştir. Uluslararası kuruluşların bu ayrışmaları ve kutuplaşmaları dikkate alması oldukça önemlidir. İnsanların umutlarını kaybettiği bir dünya geleceğin dünyası olamaz.’’
Perihan ÇAKIROĞLU- Selma ŞENOL/ BUGÜN
|