|
Çocuklara cinselliği doğru anlatmanın yolu
27 Mart 2008 Perşembe
Ebeveynlarin cinselliğe yaklaşımı, çocukları nasıl etkiliyor?
Yeteri kadar sevgi paylaşımı olmayan, duygularını ifade etmekte zorlanan anne-babaların çocukları hayatlarının bir bölümünde
ciddi ruhsal bozukluklara maruz kalabiliyor. Konunun en can alıcı noktası ise anne-babanın cinselliğe yaklaşımında gizli.
Cinselliği anlatmanın zorluğu kadar anlatamamaktan kaynaklanan sorunlar da çocuğu, aileyi ve toplumu zora sokuyor.
Her çocuk, ilk insani ilişkisini kendi
anne ve babası ile kurar ve kendi
anne babası ile kurduğu ilişki örgüsü
sayesinde, yaşantısı boyunca karşısına
çıkan bütün kadın ve erkek figürleri ile kuracağı
ilişki biçiminin ilk tohumları atılır" bu
sözler Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi'nden
Uzm. Dr. Ahmet Çevikaslan'a ait.
Bir insanın, bir başka insana sevgisini çeşitli
eylemler, jestler, mimikler, tavırlar ile
göstermesi hem duygusal ve sosyal olgunlaşmanın
göstergesi sayılıyor. İlişkilerde esnekliği
ve anlayışı getiren bir koruma mekanizması
oluşturuyor...
ÇOCUĞUN MODELİ KİM?
Psikanalitik anlamda karşı cinsle ilk deneyimini
kendi ebeveyni ile yaşayan çocuklara
cinselliği anlatmanın zorluğu kadar anlatamamaktan
kaynaklanan sorunlar da, aileyi,
toplumu ve bireyi zora sokuyor.
Aile içinde kişiler arası ilişkilerin
daha yakın olduğu,
sevgi ifadelerinin kısıtlı olmadığı,
aile bireylerinin birbirlerine
sevgilerini gösterebildikleri
aile ortamlarında yetişen
çocuğun ileriki yaşlarda kendisini
ifade etme becerisi daha
yüksek oluyor. Ve sağlıklı sosyalleşiyor.
ANNE BAĞIMLISI
Çocuğun ailedeki ilişki bağının
yaş ve gelişime bağlı olarak
değişiklik gösterebileceğini
vurgulayan Dr. Çevikaslan,
"Bebeklik döneminde anne bağımlısıdır.
Anne bebek arasındaki
sarılma, kucaklama vb
davranışlar ile ilk bedensel temaslar
yaşanır, çocuk; kendi bedeninin haz
noktalarını ve bir başka bireyle beden dili
aracılığı ile iletişime girmeyi öğrenir" diyor.
Çocuğun büyüdükçe babayı keşfettiğini
belirten Dr. Çevikaslan, cinsiyete bağlı olarak;
belirli dönemlerde anneye, belirli dönemlerde
babaya yakın olduğunu belirtiyor.
REKABET BAŞLIYOR
Çocuk anne ya da babadan herhangi birinin
sevgisini kazanabilmek için, diğer ebeveynler
ya da kardeşleri ile rekabete girmeyi
de aileden öğreniyor. 5-6 yaşlarından itibaren
de mahremiyet düşüncesi gelişmeye
başlıyor. 6 yaşından ergenliğe dek üzeri örtülü
olan ve yaşıtları ile ilişkilerde kendisini
gösteren cinsel kimlik özellikleri, ergenlik
çağında yeniden filizleniyor. Erişkin bir insan
gibi davranmanın ilk örneklerini de gösteriyor.
"Dolayısıyla her yaşa özgü duygusal,
zihinsel, cinsel gelişim özellikleri, çevresi
ile kurduğu iletişim şekli, çocuğun dış
dünyayı yargılama biçimini de etkiler" diyor
Çevikaslan ve ekliyor:
PSİKOLOJİLERİ BOZULABİLİR
"Yaşadıkları ortamda bireyler birbirlerine
karşı ne kadar duyarlı ve sevgilerini, ifade
etmekte ne kadar açıksa, çocuk da kendisinde
aynı cesareti buluyor. Bunun tersi ise
çocuk da kendi duygularını ifade etmekte
cesaretsiz kalıyor, bu cesaretsizlik zamanla
bir mizaç özelliğine dahi dönüşebiliyor. Aile
içinde, sevgi paylaşımının sağlıklı gösterilemediği
ortamlarda büyüyen çocuklar çeşitli
psikiyatrik sorunlarla karşımıza gelebiliyor."
NELERE YOL AÇIYOR?
Ailede sevgi paylaşımı
zayıfsa letişim de zayıf
oluyor. Bu ortamlarda büyüyen
çocukta bağımlı kişilik,
depresyonlar, cinsel
kimlik sorunları, sosyal fobi,
panik atak gibi çeşitli
kaygı bozuklukları başta
olmak üzere birçok psikiyatrik
problem kolaylıkla
tetikleniyor. Söz yine Dr.
Çevikaslan'ın "Anne babalar
şunu iyi bilmelidirler
ki, bireyler arasındaki sevgi,
sempati gösterilerinin
sık olduğu ailelerde büyüyen
çocukların iç dünyaları
daha huzurludur, stresle
başa çıkma becerileri yüksektir,
çünkü duygusal taşkınlıklarını kontrol
etme becerileri iyi gelişmiştir.
MAHREMİYET ADINA
Anne babalar bazen çocuğa soğuk
mesafe koyarak ve onun önünde duygularını
ifade etmeyerek karı koca mahremiyetini
sakladıklarını zannederler.
Mahremiyeti korumak adına çocuğa soğuk
davranırken, öfke vb olumsuz duygularını
saklama gereği görmemek gibi
tutarsızlıklara da çok sık düşerler. Oysa,
anne baba arasındaki sempatiye tanık
olan çocuğun aile içindeki güven duygusu
artar, kendi cinsel kimliğini sağlıklı
ve tutarlı ifade etmeyi öğrenecektir. "
ANA- BABAYA DÜŞEN GÖREVLER
Çocuğun, anne baba arasındaki aşka ne
düzeyde tanık olabileceği, yatak odasındaki
mahremiyetin içine ne kadar sızabileceği,
aslında bütün ailelerde sıkıntı kaynağı.
Bu sıkıntıdan çıkabilmenin yollarını ve
önerilerini Dr. Ahmet Çevikaslan veriyor:
"Bebeklik çağında annenin yanında olması
gerekir, bebeklikten çıktığı ancak henüz 6
yaşından küçük olduğu dönemde karı koca
ilişkisinin sınırlarını kestiremez, ebeveyni sadece
anne baba olarak bilir.
6 yaşından ergenlik dönemine kadar geçen
sürede, nedenini kestiremese de yatak
odasına girilmeyeceğini anne babası ona öğretir.
Özellikle ilk 6 yaş en fazla sıkıntı kaynağıdır,
çünkü karı koca arasındaki cinsel yaşam
hala aktiftir ama çocuk bunu anlayacak durumda
değildir. Bu nedenlerle, ilk yıllarda görev
anne babaya düşer.
Ev ortamında; cinsel yaşamlarının sağlıklı
sürdürülmesi ve çocuğun (sonradan travmatik
olabilecek) bir kazaya tanık olmaması için
gerekli düzenlemeler yapılmalı.
MUTLAKA AÇIKLAYIN
Nadir durumlarda ebeveyni çıplak, romantik
bir yaklaşım içinde görebilir. Böyle bir durum asla
geçiştirilmemeli; çocuğun neye ne kadar tanık olduğu
öğrenilerek yaşına uygun açıklama yapılmalı.
Açıklamasız bırakmak, çocuğun kafasında soru işaretleri
doğurur.
Anne babalar da bazen, özel cinsel sorunlar yaşayabilirler,
aile içinde özel yaşam sınırları zorlanabilir.
Çocuk; anne veya babanın evlilik dışı ya da boşanma
sonrası ilişkisine, çeşitli cinsel argümanlarına
tanık olabilir. Bu tür durumlar söz konusu olduğunda;
çocuğu korumaya yönelik önlemler alınmalı,
gereken durumlarda çocuğa açıklama yapılmalı."
|