|
Çocuğun duygusal ihtiyacı karşılanmalı
04 Mayıs 2008 Pazar
Tiroit bozukluğu, sara, görme, duyma yetersizlikleri, kurşun zehirlenmesi, zeka geriliği, ruhsal hastalıklar da tıpkı hiperaktiviteye benzer özellikle
Aile Terapisi'nden söz
eder misiniz?
Ailesel sorunlarda "Sistemik
Aile Terapisi" çözüm bulmada
yardımcı olabilir. Dövüp dayak
atma gibi cezalandırmalar
sorunları kötüye
götürür.
Çocuklarımızı
yetiştirirken
cezalandırmaktan
çok ödüllendirme
yöntemine
başvurmalıyız.
Ancak bu disiplinsiz
yetiştirme anlamına
gelmez elbette.
Sadece çocuklar
çok hareketli
veya okulda
başarısız diyerek
ilaç verilmesi
sakıncalıdır.
İlaçla tedavide
ne gibi yan
etkiler
görülüyor?
İlacın uyku ve
iştah değişikliği, bazen
tiklerin artması gibi yan
tesirleri olmasına rağmen doğru
teşhis konduğunda ve devamlı
doktor kontrolünde
olduğunda bir sorun çıkmaz.
Bu durumlarda genelde
Methylphenidat iyi sonuçlar verir.
Önemli olan önceden dikkat
eksikliği bozukluğunu taklit eden
diğer hastalıkların bulunmadığının
kanıtlanmasıdır.
Hangi hastalıklar
hiperaktiviteyi taklit
ediyor?
Buna benzer göstergeler
tiroit bozukluğu, sara, görme veya
duyma yetersizliklerinde de
görülebilir. Kurşun
zehirlenmesi, zeka geriliği,
ruhsal hastalıklar ayrıca sosyal
veya aile çevresindeki
değişimlerde de
rastlanabilir. Örneğin
ana babadaki ruhsal
bozukluklar, çocuğu
şımartma,
sinirlilik, uygun
olmayan okula
gönderme, ana babanın ayrılması
evdeki düzensizlik, v.b.
durumlarda olabilir.
Tedaviler olumlu sonuç
veriyor mu?
Davranış tedavisi veya
sistemik aile tedavisi, çevresel
girişimler çoğu kez tek başına
olumlu sonuçlar verebilir. İlaç
tedavisine karar verilirse bu tedavi
yöntemleriyle birlikte yürütülmesi
daha faydalı olur. Karşılanmamış
duygusal ve eğitimsel
gereksinimler bulunduğunda
ilaçların yararlı etkileri anlamlı
derecede düşer. Bu çocuklara karşı
uygun davranış biçimi, ailelere
destek sağlama ve istek halinde
eğitmenlere bilgi verme tedavide
etkin olur.
Çocuklara davranış
biçimleri nasıl olmalı?
Çocuklara karşı kararlı, tutarlı davranma, cezalandırma
yerine olumlu gelişmeleri ödüllendirme ön
planda tutulmalıdır.
Konuşurken mümkün derece çocuğun gözüne bakma,
bazen sırtını veya elini tutarak dokunma iyi neticeler
verir. Okulda çocuk ön tarafa, sakin bir çocuğun
yanına ve öğretmenin görebileceği, çabuk gidip dokunarak
temas kurabileceği ve uyarabileceği bir yere
oturtulmalıdır.
Dr. Serdar
ALPARSLAN- Psk. Yasemin
KALKAVAN
YARIN:Öğretmenler ne yapmalı?
|