|
İnsanı, yediği ve geni değil bunlar öldürüyor
04 Temmuz 2008 Cuma
Diyet programları yerine genetiğe dayalı öğünler belirlenmeli...
Amerikalı bilimciler
insanı öldüren
şeyin yedikleri ya
da genleri değil,
bunların karşılıklı
etkileşimi
olduğunda hemfikirler.
Diyete
dayalı sağlıklı
yaşam profilleri
yerine genetik profile
uygun beslenmek
gerekiyor.
Günümüzde sadece diyete
dayalı sağlıklı yaşam
tavsiyeleri neredeyse
sona erdi.
Amerikalı araştırmacılar
artık hastaların “genetik
profilleri” temel alınarak
sağlığa yönelik risklerin
çok daha iyi anlaşılacağı
ve daha uygun “kişiye
özel” beslenme planlarının
üretilebileceği belirtti.
Bu çerçevede, bazı hastalardan
brokoli yemeleri istenirken,
diğerlerinden “çok daha
fazla” brokoli yemeleri talep
edilebilecek.
Tıpta çok yeni bir alan olan “beslenme
genomikleri” besin ve genler arasındaki etkileşimi
çözümleyerek nasıl daha sağlıklı
olunacağına ışık tutmaya başladı.
Oysa eski
paradigmaya göre “iyi genler müdahale
etmedikçe, kötü beslenme kalp-damar
hastalıkları ve kansere yol açıyor”du. Ancak
yeni çalışmalar, bazı yiyeceklerin koruyucu
ya da zararlı genleri harekete geçirirken,
diğer yiyeceklerin bunlar üzerinde
baskı kurduğunu gösteriyor.
OBEZİTEYE GEN BASKISI
Alışılagelmiş beslenme
tavsiyelerinin genel anlamda
doğru olduğunu belirten
uzmanlar, farklı ilaçların farklı insanlarda
farklı tepkilere yol açmasının
nedenlerini anlamaya çalışıyorlar.
Beslenme ve genler arasındaki
ilişkinin çok karmaşık olduğuna
dikkat çekilirken, örneğin
150 ayrı tip genin şeker hastalığının
bir türüne ve 300 ayrı tip
genin de obeziteye cesaret verdiği
belirtildi.
KİMİNE İYİ KİMİNE KÖTÜ
Çalışmalar sürerken haritanın
parçaları da ortaya çıkıyor.
Örneğin, yeşil çayın
içerdiği antioksidanlar, kalpdamar
hastalıkları ve bazı kanser
türlerine karşı önleyici güce
sahip. Ancak bu güç, bazı kadınlarda
ve göğüs kanserine
karşı kendini göstermiyor. Güney
California Üniversitesi'nin
bir çalışmasına göre, bu,
COMT adı verilen enzim üreten
genden kaynaklanıyor.
COMT'un daha az aktif olan
bir türünü üreten kadınlar,
göğüs kanserine karşı yeşil
çaydan daha çok yararlanıyor.
Araştırmalar, farklı yiyeceklerin
farklı genleri ve enzimleri farklı kişilerde
farklı etkilediğini ortaya koyuyor.
HÜCRELERİMİZDEKİ GİZLİ AZRAİL
California Üniversitesiínden Raymond
Rodriguez, “Gittiğimiz yeri görüyoruz. Tükettiğimiz
yiyeceklerle ilgili tahminlerde bulunma
işini artık aşıyoruz”dedi. “Apo E” diye bilinen
proteinin üretimini kontrol eden gen,
kolestrol düzenlemesinde başaktör olarak görev
yapıyor. Bu genin E2, E3 ve E4 diye bilinen
üç türü var. En çok rastlanan türü E3. Ancak
E2 türü yüksek olanların genelde kolestrol
düzeyleri ortalamanın altında.
Buna karşılık
E4 türü, potansiyel bir azrail niteliğinde. E4,
beslenme ile gelen bütün risk unsurlarını daha
büyük birer canavar
haline getiriyor ve Alzheimer,
kalp-damar ve
şeker gibi hastalıkların
kapısını aralıyor. Uzmanlar,
hastaların “genom
profillendirmesi”temeline
dayanan beslenme
yöntemleriyle risk unsurlarına
karşı daha iyi
korunacağını ifade ediyorlar.
Boston Üniversitesi'nden
Dr. Victoria Herrera,
“Hastalara sonuç vermeyen
tavsiyelerde bulunmak,
bizi birer yalancı yapıyor.
Genotip temelinde teşhis yaparak deneme-
yanılmayla hataları aşabiliriz” dedi.
|