|
Okulun çocuğa kattıkları...
30 Ağustos 2008 Cumartesi
Okul ortamı çocuk için sadece bir öğretim kurumu değildir. Çocuk yaşıtları ile iletişime girmeyi öğrenir, sorumluluklar alır, arkadaş gruplarına katıl
Öğrenme bozukluğu nasıl
tedavi edilir?
Öğrenme güçlüğü yaşayan çocukların
öğrenme süreçleri farklıdır. Erken
dönemde teşhis edilip, gereken tedavi ve
eğitim alınması gereklidir. Tanı koymada
değerlendirmenin temel taşı psikometrik
testlerdir. Çocuğun hangi alanda yetersizlik
yaşadığı klinik ortamda birtakım
test ve tetkiklerle belirlendikten sonra çocuğa
özgün özel eğitim programı yapılarak,
aile- öğretmen işbirliği ile tedavi yürütülmelidir.
Tedavide tıbbi boyut ve
özel eğitim önem taşımaktadır.
Sosyalleşme becerilerinin
kazanılması
Okul, çocuğun yaşamındaki ilk
toplumsal kurumdur. Okul kişiye yaşamında
gerekli olacak değerleri ve bilgileri
kazandırırken, topluma uyum sağlaması
için gerekli sosyalleşme becerilerini
de kazandırmaktadır.
Okul başarısızlığının
nedenleri
1. Kişisel özellikler
2. Aileden kaynaklanan sebepler
3. Okuldan kaynaklanan sebepler olarak
ele alınmaktadır.
Başarısızlıkta kişisel
özellikler
Çocuğun IQ seviyesinin yaşıtlarına
oranla düşük olması, öğrenme güçlüğü,
depresyon, davranım bozukluğu, dikkat
eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun
mevcut olması, bedensel bir engelinin
veya rahatsızlığının bulunması görmeişitme
kayıpları önem taşımaktadır.
Başarısızlıkta aileden
kaynaklanan sebepler
Aile içi ilişkilerin nitelikli olması,
çocukla iletişim dilinin doğru olması, çocuğun
gelişim dönemlerinde zengin uyaran
verilmesi, öğrenme ile ilgili çevresel
faktörlerin sağlıklı olması, anne-babanın
sağlıklı model olması, kültürel seviyenin,
ders çalışma ortamının sağlanması başarıyı
olumlu etkileyen faktörlerdir.
Ailelerin diğer çocuklarla kendi
çocuklarını kıyaslamaları, başarısızlığı
sonucu onu yargılamaları ve eleştirmeleri
yerine çözüm yolları aramaları en
doğru yaklaşımdır.
Okuldan kaynaklanan
sebepler
Okuldaki eğitim ve öğretim
programının çocukların gelişim seviyelerine
uygun zenginleştirilmiş programlar
olması, öğretmenin bilgi aktarımı,
disiplini sağlayabilen araştırıcı,
etkili öğretmenlik yetilerine sahip olması
gerekmektedir.
Okulun yaşamı ve önemi
Okul yaşamı; 5 yaşından itibaren
bütün çocuk ve gençlerin günlerinin
önemli bir bölümünü geçirdiği yerdir.
Okul ortamı çocuk için sadece bir öğretim
kurumu değildir.
Çocuk yaşıtları ile iletişime girmeyi
öğrenir, sorumluluklar alır, arkadaş
gruplarına katılır, öğretmenleri ve diğer
otorite figürleri ile ilişkilerinin sınırlarını
ayarlar, hedefler koyar, başarının hazzını
tadar, başarısızlığı tolere etmeyi öğrenir.
Sonuçta da, okul ortamındaki performans
durumu, çocuk ve gençlerin
günlük işlevselliklerinin önemli bir
göstergesidir.
Yeni ortamlar gerilim
kaynağıdır
Çocuğun yaşamında bu kadar yer
eden okulun; çocuktaki birtakım ruhsal
ve gelişimsel sorunlarından etkilenmesi
beklenir elbette.
Yeni ortamlara ya da değişen durumlara
uyum sağlamak her insanoğlu için
bir gerilim kaynağıdır, dolayısı ile belirli
zamanlarda çocukların okul ortamında
sıkıntı yaşamaları anlaşılır bir durumdur.
Okulun
ilk günlerinde
yaşanan ruhsal
gerginlikler
Anaokuluna veya ilköğretim
okuluna ilk defa başlayan çocuklarda,
sınıfta kalan veya yeni bir okula
geçen çocuklarda, ergenliğin kendine
özgü çalkantılarını yaşayan bazı
gençlerde geçici sayılabilecek ve
anlaşılabilir ruhsal gerginlikler ve
buna bağlı davranış sorunları ortaya
çıkabilir.
Örneğin; okula yeni başlayan bir
çocuk evinden ayrılmakta zorlanabilir,
sınıf kurallarına uymakta gönülsüz
davranabilir, yazı yazmaya direnebilir.
Örneğin bir ergen, okulun getirdiği
bazı kuralları zorlayarak kimliğini
ortaya koymaya çalışabilir.
Bu tür durumlar geçici olarak kabul
edilmelidir ve çocuğa biraz destekçi
ve anlayışlı yaklaşarak, biraz
da kararlı bir tavır sergileyerek çabuk
aşılabilir.
Ancak kimi durumlarda çocuğun
okulda sosyal uyumu bozulur, akademik
performansı düşer, sınıf içinde
çeşitli davranış sorunları kendini
gösterir.
Çocuğun zarar göreceği bu tür
durumlarda öncelikle çocuğun kendisi
ve öğretmenleri ile, daha sonra
da rehberlik merkezleri ve hatta gerekirse
çocuk psikiyatrları ile işbirliğine
girilmekten çekinilmemelidir.
UZM. DR. SERDAR ALPARSLAN- DR. AHMET ÇEVİKASLAN
(Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi www.mcaturk.com 0216 418 15 00)
BİTTİ
|