SON DAKİKA
haberL haberR

Ali DEMİREL

20 Aralık 2013 Cuma

İdeal bir dava adamı nasıl olmalı?

Hayat, dava adamının yoluna çile barikatları kursa da o yoluna devam eder. O toplumun dertleriyle sancılanır. Fitnelerden uzak durur. Istırap insanıdır ama eziyetler, ıstıraplar onu yoldan alıkoyamaz. Çileyi, ıstırabı yolunun gereği bilir.

Dava, gerçekleşmesi arzu edilen kutsî bir mefkûreyi en büyük değer bilmektir. Bu yüksek ideale inanmak, kilitlenmektir. Dava şuuru ise hayat gayesi bilinen kutsal ideal ile dolu olma, onun gerçekleşmesi için maddi manevi her türlü fedakârlıkta bulunmaktır. Ruhun, hafızanın, hücrelere bu şuurun egemen olmasıdır. Dur durak bilmeyen bir dinamizmin aksiyonudur.

Dava şuuru, toplumsal bir hedefe ulaşmak üzere çileli bir yolculuğu göze almaktır. Aynı hedefe yürüyenler arkadaştır, kardeştir prensibini temel alan toplumsal bir birliğin harcıdır. Dava şuuru, dirilik iksiridir. Bitmek bilmeyen bir aksiyonun atan kalbidir.

Dava şuuru, kanda ve beyinde dolaşan oksijendir, canlılıktır. Fidanın çiçeğe, meyveye durmasıdır. Solmayan bir kutlu bahardır. Aklın, gönlün ışığıdır, dava şuuru. Ardına düşülen kutsal ışık, söz parıltısıdır.

Hakkın omza koyduğu ihsanı “Emret Sultanım!” diyerek gönüllü yükleniştir. Allah’ın değer biçilmez hediyesini hayatı pahasına şevkle taşıma isteğidir. Dava şuuru Cenab-ı Hakk’ın rızasını kazanma aşkıdır.

Yaşatmak için yaşar!

Feragat ve fedakârlık dava şuurunun bayrağıdır. Ne adamsendecilik, ne oyalanma, ne bencillik dava şuurunun semtine uğrar. Yaşamak için değil, yaşatmak için yaşamaktır dava şuuru. Ölümsüzlük atmosferinden soluk almaktır.

Mal, makam, şan, şöhret kaygılarını hastalık görmektir dava şuuru. Dava şuuru, insanın bu bağlardan kurtulmasına önem verir. Dava adamı eğilmez, minnet etmez, beklenti içinde olmaz, kimseden lütuf beklemez. Yalnız Allah’tan ister. O, onurun, hür iradenin yalçın kayasına yaslanır.
Dava adamı idealisttir; şan, şöhret, makam peşinde koşmaz. Allah yolunda hizmetkârlığı en büyük makam bilir. Buna engel olan zamanın en büyük hastalığı olan enaniyeti bırakır.

Dava adamı, başkasının değil, kendi kusurlarını görür. Bu yüzden dava adamı kaba davranmaz, kaba kuvvete başvurmaz.
Dava şuuru şan ve şeref hastalığının türemesine, gelişmesine meydan vermez. Başkalarına şirin görünmeye, beğenilmeye ihtiyaç duymaz. Çünkü bu duygular kalbi çürütür, dava ruhunu öldürür.

Fitnelerden uzak durur!

İnsanın en büyük handikabı, benlik tuzağına düşmesidir. “Ben” merkezli bir hayat yaşamasıdır. İnsanı kutlu yolculuktan alıkoyan bencilliği terk edememesidir. Dava adamı benlik tuzağından uzak durur.

Dava adamı sıkıntılı günlerin adamıdır. Hayat, onun yoluna çile barikatları kursa da o yoluna devam eder. O toplumun dertleriyle sancılanır. Fitnelerden uzak durur. Istırap insanıdır ama eziyetler, ıstıraplar onu yoldan alıkoyamaz. Çileyi, ıstırabı yolunun/yolculuğunun gereği bilir.
Peygamber Efendimizin “Her duyduğunu başkalarına söylemesi kişiye günah olarak yeter” ikazından hareketle duyduğu her şeyi her yerde söylemez. Kendine verilen görev ne ise onu yapar. Bulunduğu yerin hakkını verir.

Üst üste zulmetler her yanı sarsa da o, her daim tevekküle yaslanır ve en dev dalgalara bile meydan okur. Tarih boyunca bütün fitne yangınlarının haset ve gıybet kıvılcımıyla başladığını, haset ve gıybetin münafıkların kibriti olduğunu bilir, ona göre hareket eder.
Fitne ortamında dilin kılıçtan daha kötü sonuçlar doğurduğunu bilir. O yüzden hakta sebat etmeye devam etmekle beraber üslubuna da azami dikkat eder.

SÖZÜN ÖZÜ

1) Dava şuuru çileli bir yolculuğu göze almaktır.

2) Feragat ve fedakârlık dava şuurunun bayrağıdır.

3) Dava adamı fitnelerden uzak durur.

BİR SORU BİR CEVAP

Mut’a nikâhı konusunda dinimiz ne diyor?

Soru:Mut’a nikâhı meselesi kafamı karıştırdı. Bazı arkadaşlarım bunun dinin emri olduğunu söylüyorlar. Ayet ve hadis okuyup sahabeden örnek de veriyorlar. Sizden bu konunun izahını rica ediyorum.” Aydın Yılmaz

Öncelikle mut’a nikâhını tarif edelim: Mut’a nikâhı, bir erkeğin bir kadını aralarında kararlaştırdıkları bir zamana kadar ve belli bir para karşılığında eş olarak aldığı muvakkat (geçici) bir evlilik şeklidir. Mut’a nikâhı, İslam’dan önce cahiliye Arapları tarafından uygulanan bir nikâh çeşidiydi. Peygamber Efendimiz, onu, diğer pek çok meselede olduğu gibi birden değil tedricen, yani aşama aşama yasaklamıştır.
Rivayetler Efendimizin bunu ilk defa Hayber Seferi sırasında yasakladığını, daha sonra Arap Yarımadası’nın her tarafından gelen çok sayıdaki insanların katıldığı seferler sırasında duymamış olanlara duyurmak üzere yasağı tekrar tekrar hatırlattığını göstermektedir. Tebük Seferi -ki otuz binden fazla kişi vardı - ve Veda Haccı-ki yüz binden fazla kişi tahmin ediliyor- sırasındaki hatırlatmalar böyledir. (Buhârî, Nikâh, 31)

Zinaya dini kılıf!

Ne var ki, mut’a nikâhının haram kılındığını Peygamberimizin sağlığında işitmeyen bazı şahıslar, Hz. Ömer’in hilafetine kadar uygulamıştır. Hz. Ömer kendisine intikal eden bir şikâyet vesilesiyle, Efendimizin yasakladığını hatırlatarak, kesin bir dille mut’anın haram olduğunu ilan etmiştir. Hz. Ömer’in bu uygulamasına tek bir sahabi itiraz etmemiştir. (İbn Hacer, Fethu’l-Bârî, 11/77) Bu şekilde İslam dünyasında Şia dışında bütün mezhep imamlarımız mut’a nikahının haram olduğu konusunda hemfikirdir.

Meseleyi özetleyecek olursak mut’a nikâhı, zinaya dini kılıf bulma, fuhşa kapı aralama gayretidir. Böylesi bir tuzak karşısında insanımız uyanık olmalı, aile kurumunu dejenere eden bu tür uygulamalara karşı tavır almalıdır.

TEFEKKÜR ATLASI

Her mesele istişare edilerek karara bağlanmalı

Adanmış insanlar, kendi hizmet arkadaşlarına karşı hep güven vadedici olmalı, arkadaşlarını güvensizlik duygusuna itebilecek tavır ve davranışlardan her zaman uzak durmalı. Arkadaşlarında şüphe uyandırabilecek  ve onları endişeye sürükleyecek kapalı bir kısım işler yapmaktan sakınmalı ve hep şeffaf hareket etmeli.

Bu mevzuda öyle hassas ve temkinli olmalıdır ki, onların etrafındaki hiç kimse kendisinin bazı şeylerden mahrum bırakıldığı veya hareket alanının daraltıldığı gibi bir kısım olumsuz mülahazalara kapılmamalı. Bu sebepledir ki, beraber yürüdüğümüz insanlara karşı her zaman açık olunmalı, her mesele istişare edilerek karara bağlanmalı, muhatabın duygu ve düşünceleri mutlaka hesaba katılmalı.

BU HAFTA NE OKUYALIM?

Bediüzzaman Hazretleri Van’da neler yapıyor?

Van, 644 yılında Hz. Osman döneminde Müslümanlar tarafından fethedilmiş ve o tarihten itibaren de hep İslâm beldesi olarak kalmıştır. Bediüzzaman Hazretleri de bereketli ömrünün 18 yılını geçirdiği Van’a ayrı bir önem vermiş, memleketi saymış “Benim için Van çok kıymettardır” demiştir.

Bediüzzaman’ın Van’a verdiği önemin doğru anlaşılması için o dönemin şartlarını ve bu şartlar içinde Van şehrinin üstlendiği misyonu iyi tahlil   etmek gerekir. Van bugün olduğu gibi o dönemde de bir serhat şehridir ve tarihi İpek Yolu üzerinde bulunmaktadır.Türk, Kürt, Arap ve Fars kültürlerinin buluştuğu bir coğrafyaya ve o günün idari yapısı açısından kilit bir konuma sahiptir.

Van’a ne zaman geliyor?

Bediüzzaman 1894 yılında yirmi bir yaşında iken ilk kez Van’a gelmiş ve burayı kendisine merkez yapmıştır. Projelerini hayata geçirmek, düşüncelerini yaymak ve Birinci Cihan Harbi’nde Rus ordusuna karşı savaşmak için defalarca Van’dan ayrılsa da 1925 yılında dönemin hükümeti tarafından Barla’ya sürülene kadar Van Bediüzzaman’la, Bediüzzaman da Van’la anılmıştır.

Şahdamar Yayınları tarafından piyasaya arz edilen, Ayhan Işık Bey’in kaleme aldığı “Üstad’ın Van Hayatı” isimli kitap, Bediüzzaman’ın Van tarihçesini ele alan ilk çalışma olması nedeniyle önemli bilgileri ihtiva ediyor.

Osmanlı’nın son dönemi, Birinci Cihan Harbi, Anadolu’nun işgali ve Cumhuriyet hükümetleri dönemini yaşayan, bu dönemlerde üzerine düşeni ne pahasına olursa olsun yapmaktan çekinmeyen Bediüzzaman’ın Van’da kurmayı istediği ama değişik sebeplerden dolayı vefat etmeden önce gerçekleştiremediği Medresetü’z-zehra projesinin bugüne bakan yönü, onun Türk-Kürt kardeşliği ile ilgili fikirlerinin detayları, dönemindeki ihtilaf hareketlerini bertaraf eden tavrı imân hizmetinin başladığı Van hayatında saklı.

BiR AYET

“Gerçek müminler ancak o kimselerdir ki yanlarında Allah zikredilince kalpleri ürperir, kendilerine O’nun âyetleri okununca bu, onların imanlarını artırır ve yalnız Rab’lerine güvenip dayanırlar. Namazı hakkıyla ifa edip kendilerine nasip ettiğimiz mallardan hayırlı işlerde harcarlar. İşte gerçek müminler onlardır.” (Enfal, 8/2-4)

BiR HADiS

Peygamber Efendimiz şöyle buyuruyor: “Beş vakit namaz, herhangi birinizin kapısı önünden gürül gürül akan ve içinde günde beş defa yıkandığı ırmağa benzer.” Başka bir hadislerinde ise Efendimiz şöyle buyuruyor: “Allah, kulunun bir şey yedikten sonra hamd etmesinden, bir şey içtikten sonra şükretmesinden hoşnut olur.”
Yazıya Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Ali DEMİREL Son Yazıları

Ali DEMİREL Tüm Yazıları
28.8.2015
O’nun kalbinde kin, dilinde küfür yoktu
O (s.a.s.), yirmi üç yıllık peygamberlik hayatında her türlü kin-nefret söylem ve eylemine rağmen muhatap olduğu çevrenin tamamının gönlüne girmişti. Zira onun kalbinde kin, dilinde küfür yoktu. Peki ya onun ümmeti olan bizim? Geçen hafta “Dindarlık ile kindarlık bağdaşır mı” sorusuna cevaplar ar...
21.8.2015
Dindarlık ile kindarlık bağdaşır mı?
Kindar insan, muhatabına her türlü kötülüğü yapabilecek, her çeşit oyuna başvurabilecek ve ona zarar verebilecek ruh haline sahiptir. Böyle bir zavallı, küçük çıkarlarını başkalarının mutluluğundan daha üstün tutar. Başkalarını dinlemek ve anlamak istemez. Hatta anlamaktan korkar. Daha da kötüsü, do...
14.8.2015
Vakıf diriye şefkat, ölüye rahmettir
Şanlı ecdadımız toplumun ihtiyaç hissettiği her alanda bir araya gelerek hayır müesseseleri olan vakıflar kurmuşlar, bu vakıflar üzerinden medeniyetin en hakiki taşıyıcıları olmuşlardır. Medreseler, camiler, hastaneler, kervansaraylar, yetimhaneler inşa ederek dayanışma temelli hizmet üretmişlerdir....
7.8.2015
Hasta ziyareti bize ne kazandırır?
Hepimiz mutlaka hasta olmuşuzdur. İnsan, hastalık anlarında oldukça hassaslaşıyor ve kendini garip, yalnız hissediyor. İşte bu halet-i ruhiyeyi yaşayan hasta bir insan, kendisinin hal ve hatırını soracak, acılarını paylaşacak vefalı dostlar bekliyor etrafında.   Yıllardır her perşembe akşamı ...
31.7.2015
Yeryüzü komşularımıza iyi davranıyor muyuz?
Hayvanları insanların hizmetine veren Rabbimiz, hayvanların da insanlar gibi birer canlı olduklarını ve onların da haklarının olduğunu belirtmiş, insandan bu haklara saygı göstererek hayvanlara şefkat ve merhametle muamele etmesini emretmiştir.   Bir sahabi, Efendimizin (s.a.s.) huzuruna varı...
24.7.2015
Bir müminde imanın ilk meyvesi merhamettir
Bazı insanlarda şefkat ve merhamet belirtileri yok olmaya yüz tutmuş veya yok olmuşsa, bu onların kendi aslî tabiatlarını bozup bir deformasyona uğradıklarının işaretidir. Söz konusu nasipsizlerin aslî fıtratları şefkat ve merhamet hamuruyla yoğrulmuş olmasına rağmen kendi suistimalleri neticesinde ...
17.7.2015
Bütün hayatınız bayram olsun ister misiniz?
İnsanoğlu, akıl ve iradesini kullanarak aczini anlar, mâlikini tanır, gurur ve kibri terk ederek dünyaya niçin geldiğinin farkına varır, Allah'a hesap vereceği güne inanarak hayatını tanzim ederse, dünya ve ahiret bayramı kapısını aralamış olur Bugün bayrama kavuşmanın engin sevincini, ancak Rama...
SON DAKİKA HABERLERi
  • 01:12 Kars’ta Askeri Karakola Silahlı Saldırı Kars’ta PKK’lı teröristler askeri karakola taciz ateşinde bulundu.Edinilen bilgilere göre, Kars Merkez Kümbetli Jandarma Karakolu’nun bulunduğu Merkez Kümbetli Köyü’ne araçla gelen PKK’lı teröris
  • 01:00 Otyakmaz: İdeal kadromuz henüz oturmadı Medicana Sivasspor Kulüp Başkanı Mecnun Otyakmaz, “Son dakika golüyle bu maçı bir puanı almış olmamız gerçekten bizim için sevindirici. Her ne kadar rakip bizi oynatmamış olsa da Sivass
  • 00:50 Uslu: Mehmet Ali Şahin siyaset yapsın, bu işlere burnunu sokmasın Fenerbahçe Kulübü Genel Sekreteri Mahmut Uslu, AK Partili eski Bakan Mehmet Ali Şahin için "Mehmet Ali Şahin siyasetini yapsın, bu işlere burnunu sokmasın." dedi. Süper Lig
  • 00:44 Nani: Hak ettiğimiz bir galibiyet aldık Fenerbahçe'nin yıldız futbolcusu Luis Nani, Antalyaspor maçında hak ettikleri bir galibiyet aldıklarını söyledi. Sarı-lacivertli takımın Antalyaspor'u 2-1 mağlup ettiği kar
  • 00:43 Kadir Bekmezci: Faul kararı bizi bitirdi Antalyasporlu Kadir Bekmezci, Fenerbahçe maçında hakemin verdiği faul kararıyla kendilerini bitirdiğini söyledi. Fenerbahçe'ye 1-0 mağlup oldukları karşılaşmanın bitiminde
  • 00:39 Konya’da Trafik Kazası: 31 Yaralı Konya’nın Karapınar ilçesinde Suriyeli tarım işçilerini taşıyan traktörün devrilmesi sonucu 4’ü ağır 31 kişi yaralandı.Edinilen bilgiye göre kaza Karapınar’ın Akören mahallesinde meydana geldi. M
  • 00:13 Vitor Pereira: Kaybetsek adaletsiz bir sonuç olurdu Fenerbahçe Teknik Direktörü Vitor Pereira, Antalyaspor maçını kaybetseler de adaletsiz bir sonuç olacağını, ancak kazanarak adil bir sonuç aldıklarını söyledi. Takımının An
  • 00:11 Mustafa Ati Göksu: Puan almaya inanmıştık ama son dakikada mağlup olduk Antalyaspor Teknik Direktörü Mustafa Ati Göksu, Fenerbahçe karşısında puan almaya inandıklarını, fakat uzatma dakikalarının da bitiminde golü yeyince sahadan mağlup ayrıldıklarını sö
  • 00:05 Belek’te Otel İnşaatında Göçük: 8 Yaralı Antalya’nın Serik ilçesi Belek bölgesinde bir otel inşaatında meydana gelen göçük sonucu 8 işçi yaralandı.Edinilen bilgiye göre, Belek Mahallesi’nde bir otelin inşaatında saat 20.00 sıralarında b
  • 00:07 Ünlü Sanatçı Candan Erçetin Beylikdüzülülere Unutulmaz Bir Gece Yaşattı Ünlü sanatçı Candan Erçetin, “2. Beylikdüzü Barış ve Sevgi Buluşmaları” etkinliği kapsamında verdiği konserde Beylikdüzü sakinlerine unutulmaz bir gece yaşattı.Beylikdüzü Belediyesi, 30 Ağustos Z
  • 23:46 PTT 1. Lig’de 3. haftanın görünümü PTT 1. Lig’de 3. hafta maçları bugün oynanan karşılaşmalarla tamamlandı.Haftanın sonuçları, son puan durumu ve 4. hafta maçlarının programı şöyle:Altınordu - 1461
  • 23:40 Yeni Malatyaspor Teknik Direktörü İldiz: Oyuna hükmettik PTT 1. Lig takımlarından Yeni Malatyaspor Teknik Direktörü Yücel İldiz, galibiyetle ayrıldıkları Alanyspor karşılaşması için maçın sonuna kadar oyuna hükmettiklerini, taraftarın da co
  • 23:36 Süper Lig'de 3. haftanın görünümü Süper Lig Hasan Doğan Sezonu 3. hafta maçları bugün oynanan 4 karşılaşma ile tamamlandı.Günün önemli maçında Fenerbahçe, konuk ettiği ligin flaş ekibi Antalyaspor'u Luis Na
  • 23:29 Medicana Sivasspor: 1 – Osmanlıspor FK: 1 Stat: Sivas 4 EylülHakemler: Tolga Özkalfa, Volkan Narinç , İlker Takpak Medicana Sivasspor: Ernestas Setkus, Orhan Gülle (Dk. 46 Daniel Abalo), Erkan Kaş, Cicero Cicinho, Joh
  • 23:22 Fenerbahçe: 2 - Antalyaspor: 1 Stat: Şükrü SaracoğluHakemler: Bülent Yıldırım, Koray Gençerler, Hakan CeylanFenerbahçe: Volkan Demirel, Şener Özbayraklı, Simon Kjaer, Abdoulaye Ba (Dk. 46 Kadlec), Hasan
  • 23:17 Antalyaspor'u uzatmada deviren Fenerbahçe averajla liderlik koltuğunda Süper Lig Hasan Doğan Sezonu'nun 3. hafta maçında karşı karşıya gelen Fenerbahçe ile Antalayspor maçında kazanan uzatmadaki golle ev sahibi Fenerbahçe oldu.Ülker Stadyumu F
  • 23:16 "Başkomutan"dan İlklerin Resepsiyonunda Büyük Sürpriz Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü dolayısıyla ilk kez Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir resepsiyon verdi. Erdoğan, rese
  • 23:17 Van İl Jandarma Komutanlığı’na Roketatarlı Ve Eyp İle Saldırı Van İl Jandarma Komutanlığı Komando Taburu’na bir grup PKK’lı tarafından roketatarlı ve el yapımı bomba (EYP) ile saldırı düzenlendi.Edinilen bilgiye göre, akşam 21.30 sıralarında bir grup PKK’lı
  • 23:13 Yeni Malatyaspor: 2 - Alanyaspor: 1 Stat: Malatya İnönüHakemler: Çağatay Şahan, Cumhur Altay, Baran EraslanYeni Malatyaspor: Ertaç, Koray, Gonçalves (Dk. 85 Ali), Ramazan, İskender (Dk. 76 Aydın), Azubuike, Sa
  • 23:02 Adıyaman’da tütün hasadı başladı Adıyaman çiftçisinin önemli geçim kaynaklarından biri olan tütünün hasat zamanı başladı.Tütün hasadının başlamasıyla birlikte Çelikhan başta olmak üzere Adıyaman’da tütün ü