SON DAKİKA
haberL haberR
Toktamış ATEŞ
21 Ocak 2012 Cumartesi
İlginç görüntüler
Tarhan Erdem, Nurettin Sözen, Selçuk Erez ve birkaç arkadaşının düzenlediği "Taksim Toplantıları" ilginç konuklar getiriyordu. Bunlardan biri de rahmetli Rauf Denktaş idi. Kendisini ilk kez orada tanımıştım.
Hrant Dink'le tanışmam Agos gazetesinin hazırlıklarının ilerlediği dönemde olmuştu. Bir akşam Boğaz kıyısında bir yerde yemek yerken değerli arkadaşım Prof. Dr. Arus Yumul'la birlikte gelerek aramıza katılmıştı. Çok değer verdiğim ve sevdiğim Ermeni arkadaşlarım vardır. Fakat Hırant ilk tanıştığımız andan itibaren bambaşka bir yere oturdu. Zekâsı, kültürü ve iyi niyeti; gerçekten çok hoşuma gitmişti. Alçakça katledilmesi yüreğimi yakmıştı. Mahkemenin bu konudaki kararı acımı derinleştirdi...
Bugün; Hrant'ı değil Denktaş'ı yazacağım. Zira Hrant konusunda önümüzdeki günlerde de çok yazılıp çizilecek. Denktaş konusu ise güncelliğini yitirecek. Bu nedenle rahmetli Denktaş hakkındaki görüşlerimi sizlerle bugün paylaşmak istiyorum.

Kıbrıs sorunu ve Rauf Denktaş

Kıbrıs tarihine hiç girmek istemiyorum. Ancak Lozan Antlaşması'yla İngiltere'ye vermek zorunda kaldığımız adada; Rum nüfus biraz da Komünist Parti'nin etkisiyle; kısa bir süre sonra bağımsızlık ve Yunanistan'la birleşme talebi dile getirmeye başlamıştı. Kıbrıs'taki Türk halkı "İngiliz Milletler Topluluğu" gibi bir düzenleme içinde bağımsızlığa karşı değildi. Rumlar arasında da böyle düşünen çoktu. Fakat Yunanistan'la birleşme Türk cemaatinin de kabul edemeyeceği bir şeydi.
Kıbrıs Rumları; İngiltere yönetimine karşı terör silahı kullanarak mücadeleye başladığı zaman; Türk cemaati daha ziyade kendi iç tartışmalarıyla meşguldü. Fakat İngiltere, Kıbrıs Rumları ve Yunanistan'la tek başına uğraşmak ve "ikili" bir müzakere sürecine girmektense, Türkiye'yi de işin içine sokma gayretine girişti. Ve bunda muaffak oldu. İngiltere'nin bu gayretine İstanbul'da yayınlanan bazı günlük gazetelerin de ciddi katkıları oldu...
Türkiye'nin aklı başında bir Kıbrıs politikası yoktu. CHP'nin son dışişleri bakanı "Türkiye'nin Kıbrıs diye bir sorunu yoktur" derken; DP'nin ilk dışişleri bakanı büyük tarihçi Fuat Köprülü de; Türkiye'nin Kıbrıs konusunda taraf olmadığını vurguluyordu. Ancak zaman içinde çok şey değişti... İlk gençlik çağlarımda Beyazıt Meydanı'nda yapılan Kıbrıs mitinglerini anımsıyorum. On binlerce insan "Ya Taksim ya ölüm" diyerek slogan atıyordu. Zaten DP de "halkımız galeyan halinde" diyebilmek için tehlikeli bir yola başvurmuştu. Londra ve Zürih antlaşmaları bu hava içinde çok lehimize kaleme alındı. Ancak Kıbrıs Rumları ve liderleri Makarios tatmin olmamıştı.

Dr. Fazıl Küçük'ün tasfiyesi

Bu aşamada Kıbrıs Türk cemaatinin lideri ve Kıbrıs Cumhuriyeti'nin devlet başkanı yardımcısı Dr. Fazıl Küçük'tü. Fazıl Küçük bağımsız ve iki toplumlu bir Kıbrıs'ın iyi bir çözüm olduğunu düşünüyordu.
Fakat Fazıl Küçük'ün bu görüşü; başta Rauf Denktaş olmak üzere bir kısım Kıbrıs Türkü ve çok daha önemli olarak Türk Silahlı Kuvvetleri içinde bir kısım üst rütbeliler tarafından paylaşılmıyordu.
Bunların amacı bağımsız bir devlet idi ve ilk aşamada tüm çırpınışlarına karşın Dr. Fazıl Küçük tasfiye edildi.
Rahmetli Denktaş'ın ölene dek savunduğu düşüncenin; "çözümü çözümsüzlükle aradığı" söylenir. Bu görüş doğrudur ama; Kıbrıs Rumları'nın her şeyi yokuşa sürme çaba ve niyetleri belki de Rauf Denktaş'ı haklı kılmaktadır.
Türk Mukavemet Teşkilatı'nın (TMT) tüm çabalarına karşın; EOKA terör örgütünün suikastları, köy basmalar ve nihayet Nikos Sampson'un Atina Cuntası'nın uzantısı olarak giriştiği darbe Denktaş'ı haklı çıkartır gibidir. Annan Planı'na karşı çok olumsuz olduğu bir gerçektir ama; AB'nin "bu plan reddedilse de Güney Kıbrıs AB'ye alınacaktır" gibisinden açıklamaları unutulmamalıdır.
Bu konuda yazacak ve söylenecek çok şey var. Ama maalesef yerim dar. Bir yandan "Bozkurt Denktaş" sloganları karşısında gözleri dolan; bir yandan sosyal demokrasiye yakın duran Rauf Denktaş; mücadeleyle dolu bir ömür yaşadı ve şerefli bir biçimde Hakk'ın rahmetine kavuştu.
Şimdi en üst makamda hesap veriyor. Allah rahmet eylesin...

Yazıya Yorum Yaz
Yazının Yorumları (1 Yorum)
kisi sevdigi ile beraberdir.(el-mer'u mea men ehabbehu/hadis-i serif)
hasan ramazan - 10:20, 21 Ocak 2012 Cumartesi
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın

Son Yazıları

Tüm Yazıları
25.9.2012
Önümüzdeki parti kongreleri
Bunun en ciddi işaretini HAS Parti eski Genel Başkanı Numan Kurtulmuş'un AK Parti'ye girmesiyle gördük. Acaba Sayın Kurtulmuş'un AK Parti'ye girmesinin amacı nedir ve bu "amacın" sınırları belli olacak mı? Bu soruyu yanıtlamak için AK Parti'nin ve HAS Parti'nin kuruluş ve beklentilerini bilmemiz g...
22.9.2012
Görevini yapmak
Fidan gibi çocuklarımız toprağa girerken; insanın "geyik muhabbeti" yapması pek de kolay değil. Hele acılı ailelerini ve özellikle çocuğu olanların çocuklarının şaşkın üzüntülerini görünce. Yani çekilir bir acı değil... TSK'nın (Türk Silahlı Kuvvetleri) durumu ve konumu Şimdilerde pek duyulmuyor a...
18.9.2012
Bir provokasyon ve düşündürdükleri
Zaten, neresinden bakarsanız bakın, 14 dakika süren bir filme böylesine tepki duymanın ne anlamı olabilir? Zaten bu münasebetsizliği yapanların temel amacı da bu... Bu provokasyonun ne gibi amaçları olabileceğini madde madde ele almak istiyorum. Ama önce provokasyonun ne olduğunun anlatılmasıyla ba...
15.9.2012
Garip bir mantık
Ancak geçtiğimiz günlerdeki "tesadüfi" (!) rastlantılar sonrasında gördüğümüz samimi kucaklaşmalar doğrusu beni çok şaşırttı. Böylesine bir samimiyeti açıklayabilmek de kolay değil. Anladığım kadarıyla Sayın Tuğluk da bunun rahatsızlığını duymuş olacak ki "Ben orada barışı kucakladım" gibisinden an...
11.9.2012
İzmir'in kurtuluşu
"Resmen" dedim zira 9 Eylül 1922'de kimi Yunan birlikleri Anadolu'yu terk etmemişlerdi. Daha sonra bunların da Erdek ve Çeşme'den Anadolu'yu terk etmelerinden sonra; 30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi'yle başlayan kabus sona ermiş ve Misak-ı Milli hudutları içinde (ufak tefek bazı istisnalar hariç) ...
8.9.2012
Bilgisayar çağı
Bugün bilgisayar olarak isimlendirdiğimiz "hesap makinelerinin" adı "elektronik beyin" idi. Bu isim kimin aklına gelmiş bilemiyorum ama herhalde her sorulanı (hemen hemen) bildiğinden olacak "beyin" adı verilmişti. Bugün 10 yaşında bebelerin ceplerinde çoğu kez birer bilgisayar ya da onun fonksiyon...
4.9.2012
Orman yakmak
Bunlardan birincisi PKK terörü ve yurtiçindeki PKK sempatizanı geri zekâlılar; ikincisi Suriye sorunu ve kucağımıza bırakılan bu "dert" ve nihayet üçüncüsü özellikle Batı Anadolu bölgemizdeki orman yangınları. Bu arada yeni anayasa da unutuldu, ekonomik sorunlar kısmen rafa kalktı. 4+4+4 biçiminde ...
DÖVİZ KURLARI
Para Birimi Yön Fiyat Saat
USD 2,6005 17:47
EUR 2,8175 17:47
BIST 82184 17:55
ALTIN 99,08 17:47