haberL haberR
0 facebook twitter googleplus

Yazarlar

23 Temmuz 2009 Perşembe
Paylaş
Tweetle
Paylaş
Gönder
Yazdır
A
A
Gönder

İskender Pala da ordudan atılan bir denizci subaym

Nuh GÖNÜLTAŞ Nuh GÖNÜLTAŞ nuhgonultas@gmail.com
Normal 0 21 MicrosoftInternetExplorer4

"Oysa son derece çağdaş ve modern bir arkadaştı. Ailece görüşürdük, yazık ettiler."

Ben o zamana kadar İskender Pala'nın bir denizci subayken  eşi başörtülü olduğu için Deniz Kuvvetleri'nden atılan bir subay olduğunu bilmiyordum.

Çünkü tanıdığım İskender Pala hiç bu yönünden, ne ikili görüşmelerimizde söz etti ne de medyadan onun aslında eski bir asker olduğunu okumuştum.

Meğer, İskender Pala sudan sebeplerle ya da uydurulan bir kısım sebeplerle ordudan atılan en değerli askerlerden biriymiş.

Onu tanıyan herkes öven, yücelten cümlelerle ifade ediyor.

İskender Pala bugüne kadar hiç bu yönü ile gündeme gelmedi.

Edebiyatçı kişiliği, vatanseverliği, ince ruhluluğu, Divan Edebiyatı'ndaki ustalığı ile gündeme geldi.

Bilimsel tarafını öne çıkardı ve sonunda profesörlüğe kadar yükseldi.

Aşk, sevgi ve sanat konularında çok sayıda eseri var.

Bu eserlerin milyonlarca okuru var.

Yine eski bir Denizci askeri öğrenci olan Aydoğan Vatandaş'dan öğrendiğime göre İskender Pala Orduda Osmanlı Tarihi ve özellikle Donanma Tarihi konusunda da uzman kabul ediliyormuş.

Yunanistan ile Kardak Kayalıkları krizi başgösterdiğinde zamanın Deniz Kuvvetleri Komutanı Güven Erkaya'yı (Vefat etti) bu konuda bilgilendiren de oymuş.

İskender Pala gibi bir askeri ordudan attınız da elinize ne geçti?

Hiçbir şey, koskoca bir hiç!

O şimdi bir profesör.

Yüzlerce kitabı, milyonlarca okuru, binlerce öğrencisi var.

Divan Edebiyatı'nın yaşayan ender ustalarından birisi.

Sayısı az bulunan kültür ve sanat adamlarından biri o.

İskender Pala'nın neden Deniz Kuvvetleri'ndeki subaylık günlerinden hiçbir şekilde bahsetmediğini bilmiyorum.

Kırgınlıktan mı, üzüntüden mi yoksa kendisine yapılanlardan sonra hayatının o dönemini artık hatırlamak istemediğinden mi?

Biyografisinde bile bahsetmiyor o günlerden. Bir kitabının arkasına kendi yazdığı 'neden ve nasıl yazar oldum'u açıklarken çocukluk ve gençlik yıllarını anlatıyor ve sonrasını getirmiyor:

"Ben İskender Pala. Ders kitaplarının arasına mahrem sevgililerin resimleri gibi saklayarak evin soba yanan tek odasındaki kış gecelerinin Teksas ve Tommiks'lerini geride bıraktığım ilk mektep yıllarından sonra -ki kendilerini takip eden soluk benizliler yanlış istikamete gitsin diye Apaçilerin atlarının ayaklarına nalları ters çaktıklarını bu vesile ile bilirim- okuduğumu hatırladığım ilk kitap Peyami Safa'nın 9. Hariciye Koğuşu olmuştu. Kitabı elime aldığımda önce Kızılderili reisi Oturan Boğa'ya ihanet ettiğimden dolayı utandığımı ve bir asker hikayesi okuyacağımı vehmederken safran boyalı koridorlardan eter kokusu duyarak sükût-ı hayâle uğradığımı hâlâ unutmam. Galiba kitabın adındaki koğuş kelimesinin en masum askeri anlamıyla böyle düşünmüş ve yerli Kızılderili hikayeleri hayal ederken Uşak sokaklarında asker koğuşu hayal eder olmuştum. 9. Hariciye Koğuşu'nu lise yıllarımda yeniden okuduğum zaman ben de roman kahramanı gibi hasta yatağındaydım ve ıstıraplarımın ince sızılarında bir haram lezzeti duymuştum.

Bunu Peyami'nin Yalnızız'ı takip etti. O kitaptan aklımda kalan tek cümle -eğer yanlış hatırlamıyorsam- "Kendi kendimden nefretimin çerçevelediği ve çirkinleştirdiği bir dünyada yalnızım" idi ve ben Peyami'nin, yalnızca bu cümleye anlam katabilmek için o koca romanı yazdığına inanmıştım. Gerçekten de ilk gençlik yıllarımın bütün ruh ummanları bu cümleyle çalkalandı ve Türkiye'nin 70'li yıllarına rastlayan bütün gençlik fikir ve bunalımları yavaş yavaş beynimin cidarlarında acıyla, nefretle formatlanmaya başladı..."

Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

VİDEO GALERİ

Karaman'daki maden ocağının içinden en net görüntü
  • Karaman'daki maden ocağının içinden en net görüntü
  • İnanılmaz kazadan sağ çıktı
  • Güldür Güldür Şov'da sucuk satan işadamının İngilizce ile imtihanı
  • Ankara Ostim'de patlama


YAZARLAR

  • Erhan BAŞYURTErhan BAŞYURTPeşmerge'nin geçişi ve tarihi gelişmeler!
  • Nazlı ILICAKNazlı ILICAKKâr hırsı ve denetimsizlik
  • Nuh GÖNÜLTAŞNuh GÖNÜLTAŞİktidarın ahlakı ile ahlaksızlığın iktidarı arasında…
  • Yavuz BAYDARYavuz BAYDAR'ABD-Türkiye ilişkileri her zamankinden daha kötü'
  • Orhan Kemal CENGİZOrhan Kemal CENGİZKalleşliğe verilecek cevap
  • Gökhan BACIKGökhan BACIKDoksanlara dönmek korkusu ve madene gömülen insanlar
  • Aykut IŞIKLARAykut IŞIKLARKoçyiğit’e eyvallah da, diğerlerine ayıp değil mi?
  • Perihan ÇAKIROĞLUPerihan ÇAKIROĞLU2023 rüyasında “insan”ı unuttuk
  • Yaşar ERDİNÇYaşar ERDİNÇFED kararı sonrasında borsa, faiz ve dolar
  • Bilal ÖZCANBilal ÖZCANSinem Kobal’ın estetiği oyununu perdeliyor!
  • Sadettin ORHANSadettin ORHANBu öneri dikkate alınmalıydı
  • Elif KORKMAZELElif KORKMAZELElif’in Yemek Okulu’ndan…
  • Ali DEMİRELAli DEMİRELHedefi insanlık olan insanın yükü ağırdır
Erhan BAŞYURTPeşmerge'nin geçişi ve tarihi gelişmeler!

FOTO GALERİ

  • Nurgül Yeşilçay isyan etti: Ecelimizle ölmek lüks oldu
  • F-35 savaş uçakları görücüye çıktı
  • ABD'li bilimadamı o kareleri yayınladı
  • CHP'li Aylin Nazlıaka manken oldu
  • Maden faciasından iç yakan kareler
  • Peşmergeler Habur'dan böyle geçti
  • Peşmerge Kobani yolunda
  • Bakanlık, 'hileli' ürün satan 70 firmayı açıkladı
  • Karaman'da kömür ocağında göçük
Nurgül Yeşilçay isyan etti
Kapat