11 Mayıs 2010 Salı
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt
Latif ERDOĞAN
Latif ERDOĞAN
lerdogan@bugun.com.tr
Facebook ile paylaş Twitter ile paylaş Arkadaşına gönder Yazdır

"Yeniden nurcu oldum..."

Geçen hafta, kanaat önderliğini Bediüzzaman Hazretleri'nin talebelerinden abide dava adamı Mehmet Fırıncı Ağabey'in üstlendiği, önemli bir "Nur Ekolü" saydığım Nesil Grubu'nun davetlisiydim.

Benden, "Said Nursi'yi Bediüzzaman yapan değerler" başlıklı konuda bir konuşma yapmamı istemişlerdi. Severek kabul ettim. Konuşmamız çok sıcak, çok samimi, çok nezih bir ortamda gerçekleşti. Konuşma öncesi ve sonrasındaki özel sohbetler, hem bereketli hem çok istifadeli oldu. Konuşmayı takip eden oldukça kalabalık dinleyenler arasında sevdiğim, bildiğim, tanıdığım hepsi birbirinden değerli, düşünür, yazar, gazeteci, bürokrat, iş adamı dostlar da vardı.

Konuşmamın özeti şuydu: Said Nursi Hazretleri'ni Bediüzzaman yapan değerleri, biri istidat, diğeri istihdam olmak üzere iki ana başlıkta toplamak mümkündür. İstidadı yönüyle onu anlayabilmemiz, kavrayabilmemiz, açıklayabilmemiz mümkün değildir. Çünkü istidadı onun aşkınlıklarının yekûnudur. Rabbiyle arasında bir sır olan ve sır olarak kalacak bulunan bu cihete yorum getirmek hem imkânsızdır hem de eksiklikten kurtulamayacağı için doğru değildir. İstihdamı yönüyle ise Bediüzzaman aynen Risale-i Nur'dur. Ve onu o yapan bu yöndeki değerleri mutlaka orada aramak gerekir.

Bediüzzaman, istihdamı cihetiyle değerlendirildiğinde, ona en yakın istihdamın "tecdit" olduğunu görürüz. Ne ki onun gerçekleştirdiği sadece bir "tecdit" değil, aynı zamanda "ihya"dır. Her ihya tecdittir; fakat her tecdit ihya değildir.

Tecdit, dinin düşünce ve amel-i salih cephesinde gerçekleştirilen yeni bir üslup denemesidir. İbadetlerin daha şuurlu, daha ciddi yapılmasını, ahlaki kurallara riayette daha hassas davranılmasını, günahlardan sakınmada daha duyarlı olunmasını hedef alır. İrşat ve tebliğde baş gösteren tekâsül ve tembelliğe neşter vurur; yeni bir aşk ve heyecan uyararak ilay-ı kelimetullahın teşvikçisi olur. Her tecdit dönemi sarsıntılıdır; ne ki yıkım külli değil kısmidir; arızalar, esaslarda, rükünlerde değil ikincil, üçüncül konularda söz konusudur.

İhya ise bir ölü dönem sonrası yapılan diriltme ameliyesidir. Dinin bütünü sarsılmış, umde ve kuralları terke uğramıştır. İşe, iman esaslarından başlamak şart olmuştur. İbadet ve ahlaki öğretiler hikmetleriyle anlatılmak zorundadır. İddia edilen ne varsa ispat edilip, akıllar doyurulmalıdır. Kalp ve ruhun ihtiyaçlarını gidermek, günün şart ve anlayışına göre yeniden düzenlenmelidir. Meselenin aksiyon cephesi, zinde dengeler karşısında yeniden dizayn edilmelidir.

Müceddit, Peygamberimiz'in nübüvvet özelliğine varistir. Bediüzzaman Hazretleri ise, bütün icraatının şahadetiyle ve özellikle "tevhid-i kıble" prensibini en mükemmel kıvamda hayata geçirmesinin delaletiyle Peygamberimizin risaletinin tek ve son varisidir. Veraseti, zılli değil aslidir, cüzi değil külli ve umumidir. Bu cihetle de sadece Müceddid-i Azam değil, Mehdiy-i Azam'dır. Onun kesinlikle tek bir varisi yoktur ve olmayacaktır. Onun varisi, davasına sadakatle bağlı kadrosunun bütünüdür; ve bu veraset nesilden nesle intikalle kıyamete kadar böyle devam edecek, böylece korunacaktır.

Bediüzzaman, istidadıyla istihdam yönünü çok aşmış bir kuldur. Rabbimiz onu seçmiş ve son cahiliye dönemini aydınlatması, diriltmesi için tavzif buyurmuştur. Kendisinden sonraki bütün İslami hizmetler ondan sadece feyiz almak durumunda değil, aynı zamanda usul, prensip ve stratejiye ait nice dersler almak konumundadır.

Sohbetimiz soru-cevaplar dahil bir buçuk saat kadar sürdü. Mehmet Fırıncı Ağabey'in beni ve orada bulunan herkesi tepeden tırnağa heyecanlandıran şu cümlesiyle de son buldu: Kardeşlerim, ben bu gece yeniden nurcu oldum...





Yazarın son yazıları






Yazının Yorumları (15 yorum)
ben bu yazıyı şimdi okudum.bu kandil gecesi sohbetinde bahsedildi ve hemen eve gelip okudum...saygıdeğer latif hocamızdan allah razı olsun... gerçekten çok hoş bir yazı olmuş. bediüzzaman ile alakalı yine yeni yazılar bekleriz..
enes amca - 01:24 / 2010.06.18
latif agabey gecenki yazısında demisti ki bediüzzaman mehdiyi azamdır evet dogru demis.. buna şahid risaleler ve tarih-i hayatı ve milyonlarca talebeleridir
nadir kaya - 01:39 / 2010.05.23
risale-i nur ve bediüzzamandan bahsederken hani mecbur birileri daha misal veriecekse bediüzzamanın zikrettigi talebeler olabilir ama hocam derken kimi kastediyorsunuz bilemedim ama niye boyle bir seye gerek duysun ki latif agaeyimiz ve herkim olursa... latif agabey yazının hakkını vermissiniz tebr
naim gül - 17:24 / 2010.05.22
sizin yazılarınıza yorum yapmak haddime düşmez,cahil cesur olur derlerlütfen beni bağışlayın.risale-i nur hizmetinden ve üstadımızın bahsedildiği yerde hocamızdan hiç bahsetmemenizi bir türlü anlayamıyorum,hele şuanki konumunuzu tamamen ona borçlu iken.vefa dostlar vefa demişler....
ömer - 10:24 / 2010.05.22
latif hocama üstadla ilgili bu enfes yazısından dolayı binlerce teşekkür.bugün gazetesinden bu konuşmanın bir ek kitapçık olarak okurlara dağıtılmasını arzu ediyorum mümkünse.hocam allah gönlünüze ve kaleminize zeval vermesin(amin)
yurtsever - 16:06 / 2010.05.15
hulusi bey risale-i nurlarla ne kadar meşgul oldun veya oluyorsun,tabii ki bilmiyorum.latif erdoğan beyin bu yazısını teenni ve tefekkürle bir belki birkaç defa daha okumanı isterim.baki selam.
aziz azizi - 14:59 / 2010.05.15
hocam yazınızda bahsi geçen sohbete nasıl ulaşabiliriz. bu sohbetin web ortamında yayınlanmasını rica ediyoruz
Derya - 11:51 / 2010.05.12
üstadın risaleyi nurlardaki hayat felsefesi ve efendimizi ve kuran'ı kerimi hiç bir kitaplarda eşi ve benzeri olmadan anlatımı,içinde bulunduğu zaman ve ahir zaman insanlarının durumları onun neden müceddid-i azam değilde mehdiy-i azam olduğuna açılan çok büyük bir penceredir.
hayati - 09:40 / 2010.05.12
üstadımız davasında çok iddalının ötesinde iddalıydı. tabiki onun yolundan gidenlerde iddalı olacaktır... ve bu davanın insanlarıda fir fikri beyan etmeden önce ona kendileri tamamen inanmadan ve sağlam temellere oturtmadan beyan etmezler.
Yahya Murat - 01:11 / 2010.05.12
ustad, bize yüzyılımızın irşad ve tebliğ metodunu gosterdigine göre bize de bu metodları uygulamak ve yüce dinimizi, ondan (islamdan) bihaber kisilere anlatmak kalıyor. coktan irşad olmuş kisileri bile tekrar irşad edecek ozelliklere sahip risale-i nur sıradan kisilerde ne guzellikleri açacaktır.
Abdulbaki - 01:01 / 2010.05.12
hocam üstadımızın güzide taleberinden mehmet fırıncı ağabeyi dahi heycanladıran ; sohbetinizin detaylarını nasıl öğrenebiliriz mutlaka sesli kayıt veya yazıya geçmiştir. hocam bu sohbeten his,duygu ve düşünce zemininde bizde istifade etmek isteriz.
Yahya Murat - 00:58 / 2010.05.12
üstadımız, 20. yüzyılın hastalığı olan ataizmin her yeri düşünce zemininde yakıp yıktığı bir dönemde risale-i nur'la küfrün belinin kırmış, ihya ve tecditi birlikte sağlamış buyük bir zat, yazdıklarınızı ( üstad sadece müceddid-i azam değil, mehdiy-i azam'dır) kalben inanıyor ve destekliyom.
Yahya Murat - 00:50 / 2010.05.12
tamam çok biliyorsun değerli abiciğim çokta güzel yazmışsın ama çok iddalı çok..cahilliğime ver yanlışsa ama bu tarzın dinimizin özü ve üsdadımızın tarzı ile alakısı yok.. sadece imani hakikatlerde iddalı olmak lazım.. bu tarza hemen fitne talip olur lafı çoğaltırlar...
HULUSİ - 22:37 / 2010.05.11
bir insan neden bu kadar idialı olur anlamıyorum. nerden biliyorsun hepimizin üstadı büyük insan bedüzzamandan sonra müceddit mehdi vs gelmeyeceğini.. bukadar iddalı olacak ne var şu dünyada... üsdadımız demiyormu 'benimyolum engüzel yol diyebilirsin ama tek güzel ve doğru yol buyoldur deme'.. gerek
HULUSİ - 22:31 / 2010.05.11
mehmet fırıncı ağabey' in tekrar nurcu oldum demesi beni çok sevindirdi. çünkü tecdit ve ihyanın aynı anlamda yeniden uyanmasıdır. günümüzde insanların tecdite ve ihyaya çok ihtiyaçları var.bu nedenle risaleleri kendimize ışık yaparak nice boş kalp ve ruhları kazanmalıyız.sadakatle üstada bağlanmalı
hayati - 21:06 / 2010.05.11



  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

Tık rekoru kıran kareler

İnternetin fenomen karelerini sizin için derledik. İşte birbirinden...

İzmir Gökova'da deprem

Saat 21.17'de merkez üssü Gökova Körfezi olan 4.2 büyüklüğünde bir...

Kurtlar Sofrasından müthiş anlar

Doğada çekilen kurt saldırıları dehşet veriyor.

Türkiye rekor kırıp Guinnes'e girdi

İtalya'da 2008 yılında 103 çift tarafından kırılan rekor, farkla...

Meteoroloji'den kar uyarısı

Son dönemlerinin en çetin kışını yaşayan Türkiye, yeniden kar...

Köpek balığını bir hamlede yuttu

Avustralya'nın kuzey doğusunda kalan Büyük Set Resifi'nde bilim...

Karun'u yere batıran günah

Karun, Hz. Musa'ya samimi olarak inanan, gündüzleri oruç tutup...

Tunceli'de ortaya çıktılar

Genellikle gece görülen ''Vaşaklar'' gündüz görüntülendi.

Boğaz'ı donduran İstanbul kışları

Eskiden kar İstanbul'a geldi mi, gitmek bilmez Boğaz ve Haliç bile...

Gökdeniz Kartal'ın hazin ölümü

İzmir’de yanan bir otomobilin arka koltuğunda 'parka gidiyorum' deyip...

Kara kış 'çitleme'yi zıplattı

Sert kış koşulları nedeniyle eve kapananlar, kuruyemişe yöneldi.

Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.