Davutoğlu, yeni Devlet Başkanı'nın yemin törenine katılanlar arasında "en üst seviye onur konuğu" olarak kabul gördü.
Yeni Cumhurbaşkanı Bayan Roza Otanbayeva, daha önce ABD ve İngiltere'de büyükelçilik yapmış, Batı nezdinde hatırı sayılır bir kredibiliteye sahip eski bir diplomat. Bu güven ona 2002-2004 yılları arasında BM'nin Gürcistan ve Abhazya Sorunlarından Sorumlu Genel Sekreter Yardımcılığı görevi getirmişti.
Bu görevi sırasında, "Gürcistan Pembe Devrimi"ni yakından gözleme imkânı buldu ve devrimi, "Özgürlük Demokrasinin Korunma Garantisi" olarak algıladı.
Anadili Kırgızca'dan daha iyi İngilizce ve Rusça bildiği söylenen Otanbayeva ülkeyi altı ay içerisinde seçime götürme vaadiyle geçici yönetimi atadı.
Newsweek dergisine verdiği beyanatta, "ABD ile ilişkilerimize büyük önem veriyoruz" diyen ve Amerikalılar'a ait hava üssüsünün bir yıl daha "otomatik" olarak faaliyetini sürdüreceğini belirten Otanbayeva, Oş ve Celalabad şehirlerinde meydana gelen kanlı olayları "Kara Güçler"in çıkardığını söylüyor.
Bu "Kara Güçler" kimdir? Kimlerden ve nerelerden destek almıştır?
Coğrafya ve kültür gerçeklerine rağmen çizilmiş olan yapay sınırlar mı "kendiliğinden" problem üretmektedir?
Yoksa Afganistan'dan başlayıp, Kırgızistan'dan geçen ve bir ucu Rusya'ya diğer ucu da Türkiye'ye ve Avrupa'ya uzanan uyuşturucu trafiğinde meydana gelen tıkanıklıklar veya aracıların el değiştirmesi mi?
Dünya âlem bilir ki, bölgede uyuşturucunun üretim üssü Afganistan'ın Badahşan bölgesidir. Bu bölgedeki üretim, ne Afgan Mücahitleri, ne Taliban ne de Amerikan işgali döneminde kesintiye uğramaksızın devam etmiştir.
Uyuşturucu trafiğinin 10 önemli güzergâhından 5'i ise Oş'tan ve Bişkek'ten geçmektedir. Yani Kırgızistan önemli bir transfer noktası. Hatırdan uzak tutulmaması gereken bir nokta da şudur ki, 1 Nisan olaylarının başladığı gün, Oş'ta 24'er kg'lık 160 paket uyuşturucu yakalanmıştı.
Diğer taraftan, üç ülkeye (Kırgızistan, Özbekistan ve Kazakistan) paylaştırılan tarihi bereketli Fergana vadisi ise her zaman provokatörler için "mümbit bir zemin" (!) olagelmiştir.
Otanbayeva'nın sözünü ettiği "Kara Güçler" bunlardan hangisi acaba ya da hepsi mi?
Yine hatırda tutmak gerekiyor ki, nice zamandır etnik ve bölgesel çatışmalar ve terör faaliyetleri sonuçları itibariyle, hegemonyacı güçlerin, adeta "Önce Kuvvetleri" olarak iş görmektedir. Hem de pek verimli bir iş. (!)
59 yaşındaki Roza Otanbayeva'nın bir lakabı ülkede "Bayan Temiz." Nitekim kendisi de geçen dönemi, yolsuzluklar, kayırmalar ve yoksulluklar dönemi olarak tanımlıyor. "Benim dönemim böyle olmayacak" demeye getiriyor.
Türkiye'nin 21 milyon dolarlık hibe yardım vadettiği ülkenin ise komşu ülkeler gibi ne petrolü ne de kayda değer doğalgaz kaynakları bulunuyor.
Bakalım "Kara Güçler", "Bayan Temiz"den ve temiz kalması umulan yakın çevresinden hoşnut olacaklar mı?
Kırgızistan olaylarını sadece ülke bağlamında değerlendirmek fevkalade eksik olur. Çünkü bir süre Afganistan'da ISAF'ta görev yapmış olan bölge uzmanı Esedullah Oğuz'un dediği gibi, "Rusya ABD'nin Afganistan'da kaybetmesini istemiyor ama Orta Asya'da da kazanmasını istemiyor."
Kırgızistan'da ise hem ABD'nin hem de Rusya'nın hava üssü var.
Bakalım Otanbayeva, tahterevallinin hangi tarafına ağırlık koyacak?