Konuşmaya çalışsam da bana hep kapalı. Alkol kullanıyor. Bu durum eve gelmemelerini de artırıyor. Ben namazlarımı kılmaya çalışan biriyim. Çocuklarımı imanlı olarak nasıl yetiştirebilirim? Lütfen yardım edin. (Rumuz: Zekiye)
Ne kadar kapalı olursa olsun mutlaka bir açık kapısı vardır. O açık kapıyı bulmaya çalışın.
İnsan yüz kapısı olan bir saraya benzer. Bir tek kapının açılmasıyla o saraya girilebilir, öteki kapılar da açılır.
Bunun için önce o sarayın kapılarını tanımaya çalışın. Hangi anahtarla açılabileceğini öğrenin. Eğer kapı çelikse yüz çeşit normal anahtar deneseniz de o kapılardan hiçbirini açamazsınız. Eşinizin de mutlaka kalbini açan bir anahtar vardır.
Evlilik üzerine yapılan araştırmalara göre yıllarca bir arada yaşayan eşlerin birbirlerini tanımadıkları tespit ediliyor.
Daha doğrusu "sevgi dillerini" öğrenmek bir yabancı dil öğrenmek gibi onlara zor geliyor. Herkes kendi bildiği dili konuşup sonra da "Eşim beni anlamıyor" diye şikâyette bulunuyor.
Eşler genellikle kendi istediklerini karşı tarafa kabul ettirmeye çalışıyorlar.
Fil ile timsahın mutluluğu
Uzman bir pedagog Ekrem Çulfa'nın verdiği örnekte olduğu gibi, "âşık olup evlenen ve birbirini mutlu etmek isteyen fil ile timsahın masalında olduğu gibi. Timsah sevgisini göstermek için file balık tutup vermiş, fil de en güzel otları timsaha getirmiş. Ne timsah otu yemiş ne de fil balıkları. Timsah su altındaki en taze otları file, fil de hortumuyla denizin dibinden tuttuğu taze balıkları timsaha hediye edince ikisi de mutlu olmuş.
"Eşinin beklentisini karşılamak yerine kendi isteğine göre davrananlar matematik hocasının sorusuna şiir yazarak cevap veren öğrencinin durumuna düşüyor."
"Başarı ve mutluluk istiyorsak öğretmenin sorusuna kendi bildiğimizi değil; öğretmenin istediği cevabı vermek gerekiyor."
Bu dili kavradıktan ve kullandıktan sonra eşinizle daha sağlıklı bir iletişime ve etkileşime geçebilirsiniz. Böylece eşinizi karşınıza değil de yanınıza alırsınız, belki yakın bir zamanda çocuklarınızı birlikte hayata hazırlarsınız.
Ev içinde huzuru yakalamak, mutlu bir yuva oluşturmak hiç de kolay olmuyor. Hem uzun denebilecek bir zaman alıyor hem de ciddi emek istiyor. "Emek olmayınca yemek olmuyor."
Zor bir işe talipsiniz. Ama başarmamanız için hiçbir sebep yoktur. Yeter ki isteyin ve "o kapının anahtarını" bulun...
Karar vermekte zorlanıyorum
Karşıma çıkan evlilik tekliflerinden hangisinin benim için en hayırlı olduğuna karar vermekte zorlanıyorum. Etrafımdaki insanlar, "Bu fırsatlar bir daha karşına çıkmaz" diyorlar. Kaderimde evleneceğim kişi belli mi, hiç değişmez mi? Hayırlı bir izdivaç için tavsiye edeceğiniz bir dua var mıdır? (Rumuz: Ayşenur)
Doğru söylüyorlar. Fırsatları iyi ve akıllıca değerlendirmek lazım. "İyinin daha iyisi" her zaman vardır ama size rastlar mı, denk gelir mi, belli olmaz.
Evleneceğiniz kişide aradığınız ölçüler/ölçütler ve beklentileriniz belli olduktan sonra karar vermeniz kolay olur.
Kaderinizdeki evleneceğiniz kişiyi siz belirleyecek, o kişi hakkında iradenizi kullanacaksınız, kader de hükmünü verecek, böylece evlilik geçekleşecektir.
Hayırlı bir izdivaç için en iyi dua, fiili duadır. Yani evlilik teşebbüsü ve evlilik hazırlıklarıdır, bu yolda ciddi adımlar atmaktır.
Ama kavlî duayı da sürekli yaparsınız. Dilinizin döndüğü kadar Allah'tan hayırlı bir eş istersiniz.
Meselâ, Furkan Suresi'nde yer alan şu âyet (74) güzel bir "evlilik duası" olarak okunabilir.
"Rabbimiz, bize göz aydınlığı olacak eşler ve nesiller bağışla; bizi takvâ sahiplerine öncü yap."
Bu konuda daha önce yazdığım yazıları www.bugun.com.tr adresinden bulabilirsiniz.