Alkol ve eğlence alışkanlık oldu. Artık inancımı yitirdim. Bundan sonra nasıl bir yol izleyeyim? (Rumuz: Firdevs)
Bir kere hiçbir şekilde inancınızı yitirmeyin, güveninizi kaybetmeyin, geleceğinizi karartıp hayattan ümidinizi kesmeyin.
Eşiniz zaten kendini kaybetmiş, azgın dalgalarla boğuşuyor, çırpınıyor, içten içe kurtulmaya çalışıyor ama güç yetiremiyor, nefsine söz geçiremiyor.
Alkol ve eğlence gibi kötü alışkanlıklara müptela olmuş, tiryaki haline gelmiş, kendisi o hayatı bırakmak istese dahi, o hayat kendisini bırakmıyor.
Hadiste ifade edildiği gibi, "İçki bütün kötülüklerin anası/temelidir." Her tür günah ve ölçüsüz yaşantıyı alkol tetikler. Akıl devreden çıktığından, düşünce melekesi işlemez hale gelir; kontrolden çıkan bir araç gibi nerede duracağını kestirmezsiniz.
Bunun için ne kadar az zararla/hasarla atlatılırsa o kadar kârlı çıkarsınız.
Bu açıdan bari siz ayakta durun, aileyi canlı tutun, çatlayan yerlerini kapatmaya çalışın, su sızan taraflarını tamir edin, bazı "kaçaklar" varsa, anında müdahale edin.
Kötülüğe iyilik er kişinin kârı
Bir Allah dostunun dediği gibi, "Kadın kocasından fenalık ve sadakatsizlik görse, o da kocasının inadına, kadının ailedeki vazifesi olan sadakat ve emniyeti bozsa. Aynen askeriyedeki itaatin bozulması gibi o aile fabrikası da zir ü zeber (altüst) olur. Belki o Kadın elinden geldiği kadar kocasının kusurunu ıslaha çalışmalıdır ki, ebedi arkadaşını kurtarsın..."
"Nasıl ıslah edeceğim, nasıl düzelteceğim?" sorusuna hemen cevap vermek kolay olmasa da imkânsız değildir. Ciddi bir emek ister, sağlam bir duruş ve "güzel bir sabır" gerekir.
Çünkü kaç yaşında olursa, hangi durumda ve seviyede olursa olsun, insana verilen emek, insana yapılan yatırım boşa gitmez, er veya geç sonuç alınır. Bu kişi hayat arkadaşınız ve çocuklarınızın babası olunca biraz daha "can havliyle" çalışırsınız.
Bunun için aileyi sıcak tutun, yuvayı cazip/çekici hale getirin. Eşiniz evi bir sığınak olarak görsün, bir huzur iklimi olarak hissetsin.
Allah bilir ya, zaten yaptıklarından dolayı size karşı mahcuptur, vicdanen rahatsızdır. Bir de müspet/yapıcı davranışlarınızdan dolayı içten içe minnet duymaktadır.
Siz, size düşeni yapın, "İyiliğe karşı iyilik herkesin kârıdır fakat kötülüğe karşı iyilik er kişinin kârıdır."
Siz "iyilik meleği" olursanız, güneş gibi onu ısıtır ve aydınlatırsınız, o izbe hayattan çeker, hayata bağlarsınız.
Küçük de olsa bir yerlerden başlayın, eliniz boş dönmeyecektir.
Ağabeyim bizimle ilişkiyi kesiyor
Ağabeyim evlendiğinden beri çok değişti. Annesine, babasına hiç telefon açmıyor. Babamla birlikte evine gittik, bizimle doğru dürüst konuşmadı, arabaya bile almadı. Evde hep onu konuşuyoruz. Nasıl bir yol izleyelim? (Rumuz: Leyla)
İlk anda hemen suçlu olarak "yengeniz" akla geliyor değil mi? Öncelikle onun günahını almamak lazım. Hata ve kusur bütünüyle ağabeyinizde...
Yengeniz bazı telkinlerde bulunsa bile, normal şartlarda bir insan eşinin "ağzına bakarak" anne babasıyla ilişkiyi, görüşmeyi kesmesi düşünülebilir mi? Bunun dinle, akılla, mantıkla izahı mümkün mü?
Mutlaka içinde çözemediği, aşamadığı problemleri vardır. Bu meseleyi öyle uzatmaya gerek kalmadan konuşarak halletmeye çalışın.
Babanız veya anneniz açık açık konuşsun ve problemin kaynağını tespit etsin. Ondan sonra da baba evlat ilişkisi içinde meseleyi bitirsin.
Öyle sanıyorum ki, bu tür nazlanmalar, anlaşılmaz tavırlar, anlamsız davranışlar geçicidir, evliliğin ilk aylarında bazı insanlar böyle psikolojik sorun yaşarlar.