Ana sayfa » Yazarlar » Mehmet PAKSU
26 Temmuz 2010 Pazartesi
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt
Mehmet PAKSU
Mehmet PAKSU
mpaksu@bugun.com.tr
Facebook ile paylaş Twitter ile paylaş Arkadaşına gönder Yazdır

Herkes onu çirkin görüyor

Ben istemeyerek nişanlandım, nişanlımı sevemiyorum. O ticaretle uğraşıyor.
Herkes onu çirkin görüyor, ben daha çok soğuyorum. Bir de konuşması biraz kötü, yani rahatsız. Allah rızası için sevmeye çalışıyorum, Ne yapmalıyım? (Rumuz: Fatma)

Sevgi kalp işidir ama meselenin bir de akıl-mantık yönü vardır. Önce aklınıza takılan, mantığınızı zorlayan sıkıntıları gidermeye çalışın.

Bunun için nişanlınızın olumlu ve olumsuz yönlerini, beğendiğiniz ve beğenmediğiniz taraflarını gözünüzün önüne getirin.

Daha pratiği, elinize bir kâğıt kalem alın. Kâğıdın tarafına bir sorunuzda belirtmediğiniz beğendiğiniz yönlerini, diğer tarafına da sizi rahatsız eden yönlerini yazın.

Beğendiğiniz taraflarının daha çok olduğunu göreceksiniz. Bir defa aklı başında, işinde gücünde birisi. Evine, ailesine sahip çıkar. Sizi gözü gibi korur.

Çünkü ticari hayat disiplinli olmayı gerekli kılar. Elde ettiği bir değeri muhafaza eder, elinden çıkarmak istemez.

***

İkincisi: Fiziki eksikliği varsa, o da bunun farkındadır. Sizi memnun etmek için, size kendini sevdirmek için özel bir çaba içine girecektir.

Bir de başkasının çirkin görmesinin bir anlamı yoktur. Önemli olan sizin gözünüze nasıl görünüyor? Çevrenizin "laf etmesine" fazla takılmayın.

"İstemeyerek nişanlanmışsanız" bunu da aşabilirsiniz, aşmaya çalışın. Fakat zorlanarak değil. Çünkü evlilik bir ömür boyu beraberliktir. Geri dönüşü olmayan bir yola giriyorsunuz. Evlendikten sonra "keşke" dememeniz lazım.

"Allah rızası için sevmeye çalışırken" her konuda kendinizi ikna etmeniz önemli. İlk anda biraz tepkisel davransanız da zaman içinde alışabilirsiniz.

Bu arada bir de sizin nişanlanmanızı isteyenlerle konuşun. Onlar bu evliliği neden onaylamışlar?

Bu kişiler anne babanız ve yakınlarınızdır. Onlar mutlaka sizin iyiliğinizi, mutlu olacağınızı düşünmüşlerdir. Yoksa hangi anne baba evladını bir maceraya sürükler?

Haksız olan ben miyim?

Ben bayan bir öğretmenle evlenmek istemiştim, baştan kendisine "Ben Allah rızası için bir hayat istiyorum" dedim. Kendisi de "Tamam" dedi ve söz verdi. Aradan dokuz ay geçtikten sonra devlette çalışmak istediğini söyledi, yani tesettürünü okulda açacağını söyledi, bu yüzden ayrıldık. Sizce hata mı yaptım? Ya da haksızlık mı yaptım? (Ruhuz: Ahmet)

Meselenin "hata" ve "haksızlık" yönünden ziyade, bütünüyle bir tercih ve kabul meselesidir.

Sizin kendinize göre bir ölçünüz, bir inancınız, bir aile düşünceniz, hayatı paylaşacağınız hanımda aradığınız bazı özellikler vardır.

Niyetiniz ve ölçünüz de belli. "Allah rızası için bir hayat." Yani dinini yaşayan, tesettürüne, iffetine, edebine, ahlakına dikkat eden birisiyle yuva kurma niyetine girmişsiniz.

Karşı taraf da sözünde sadık kalmamış, başı açık olarak çalışmayı istemiş, siz de kabul etmemişsiniz. Tek taraflı olarak anlaşmayı ihlal etmiş, dolayısıyla üzerinde durduğunuz en önemli prensibe riayet edilmemiştir.

Aslında evlilik öncesi herkes sizin gibi işi baştan sıkı tutsa, evleneceği kişiden ne beklediğini, neler istediğini, neyi esas alacağını belirlese ve ona göre yola çıksa, hem kendisi rahat edecektir hem de karşı taraf ona göre davranacaktır.

Bu vesileyle önemli bir noktayı hatırlatmak istiyorum.

Evliliğin ilk girişimlerinde inanç, ahlak ve İslami yaşantı gibi vazgeçilmez tercihler ilk görüşmelerde öne çıkarılsa, taraflar birbirlerine bu gözle ve bu ölçüyle baksalar, kararlarını da ona göre verseler, ileriki safhalarda çok fazla problem yaşamazlar. Yaşayacak olsalar bile, problemin çözümünde büyük sıkıntı görmezler.

 

 





Yazarın son yazıları









Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları
Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.