Hemen aktarayım... Türkiye'nin en büyük özel sektör kuruluşu son yıllarda önemli hareketlilik sergiliyor. Ekonomi ve Teknoloji adında önemli bir üniversite kurdular. Ankara'da MESA hastanesini bu üniversite bünyesine kattılar. Demek ki "tıp eğitimini de" düşünüyorlar. Çağdaş düzeyde bir araştırma hastanesi iyi olur. Şimdi de küresel krizin mirası işsizlik konusunda ve gelecek nesillerin ufkunu açacak yeni ve oldukça önemli bir projeye imza attılar. Başkan Rifat Hisarcıklıoğlu şahsında tüm TOBB camiasını kutlarım.
Yeni projenin adı "Beceri Kazandırma ve İş Edindirme Seferberliği" yani "Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezleri Projesi." Öyle, önce tanımlanıp sonra rafa kaldırılacak bir proje değil. Hem gençlerin işin başında hangi dalda eğitime yönelmesi gerektiğini belirleyecek hem de "vasıfsız" nitelikteki işsizlerimize becerilerine göre kurs vererek iş olanağı yaratıp "ekmek kapısı" sağlayacak. Ayrıca mesleki ve sektörel eğitime de ağırlık verilecek.
Böylelikle yıllardır, "Mesleki eğitim gerekir, ara eleman ihtiyacı var" söylemleri de ortadan kalkacaktır. Çünkü bizim eğitim sistemimizde üniversite çağına gelen herkes "Ne olacaksın bakiiim" sorusuna ya "doktor, mühendis, mimar ya da avukat" yanıtını verir. Altyapının çürük olmasından dolayı da bu ideal gerçekleşmez. Sonunda da binlerce işsiz genç nüfus yaratılır.
İşte TOBB'un bu adımı gelecek nesillere "mühendis, doktor ve mimar olmanın yanı sıra" daha önemli ve daha çok maddi olanak sağlayacak bir kapı açacak. Proje, mevcut işsizlere el becerilerini arttıracak mesleki ve teknik eğitim verecek, teknik ve mesleki liselere donanım desteğinde bulunulacak.
Böylelikle her yıl 200 bin kişiye piyasanın ihtiyaç duyduğu nitelikteki eleman yetiştirilecek. Yani beş yılda 1 milyon işsize iş kapısı açılacak.
Bu olanaktan yararlanmak da çok basit. Ya bulunduğunuz yerde bulunan Ticaret veya Sanayi Odası başkanlığına başvuruda bulunacaksınız ya da doğrudan TOBB'un kapısını çalacaksınız.
Ağaç yaşken eğilir
Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Örgütlenme Sekreteri Yusuf Kenan Karataş, eğitimde çağdaş uygulamalara vurgu yaparak ders programlarının tespitindeki uygulamalara dikkat çekmiş. Karataş, Milli Eğitim Bakanlığı'nın "bilişim teknoloji" dersini yeni haftalık ders programına göre 4. ve 5. sınıflarda 2 saatten 1 saate düşüren ve ardından seçmeli dersler kapsamına alan uygulamasını yanlış bulduklarını, yeni uygulamayla "bilişim teknoloji" dersinin 4. ve 5. sınıflardan kaldırılarak yalnızca 6, 7 ve 8. sınıflarda haftada birer saatle sınırlandırılmış hale getirilmiş olduğunu dile getirmiş. Bizler, yıllardır "El alem aya gider biz yaya gideriz" der dururuz. Sanayileşmenin yolu daha ilköğretimde minik kafalara "teknoloji ve bilimin" önemini aşılamakla başlar.
Bu anlamda Milli Eğitim Bakanlığı bilim ve teknoloji çağında bilişim teknolojileri dersini seçmeli hale getirerek dahası ders sayısını azaltarak ve böylesine önemli bir dersi 6, 7 ve 8. sınıflarla sınırlandırılarak büyük bir hata yapmıştır. Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet Çubukçu'nun bu hatanın düzeltilmesi için acilen el atması gerekir...
Günün sözü: "Hayatın türlü çağlarına hep taptaze geliriz. Ve yaşamımız ne olursa olsun tecrübeden yoksun bulunuruz." La Rochefoucauld
Yılın ilk ayında köprü ve otoyollardan 60 milyon 113 bin lira gelir...
THY, sosyal paylaşım sitelerinde duyurusunu yaptığı ve yolcularının...
Bursalı tekstilci Saydam'ın ürettiği ipek kumaşlar dünya starlarına...