23 Ağustos 2010 Pazartesi
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt
Gülay GÖKTÜRK
Gülay GÖKTÜRK
gokturkgulay@yahoo.com
Facebook ile paylaş Twitter ile paylaş Arkadaşına gönder Yazdır

PKK'yla görüşmek

Şu PKK'yla görüşme meselesi etrafında kopan fırtına birçok şeyi açıklıyor.

Sizin de fark ettiğiniz gibi şu anda CHP de MHP de referandum kampanyasını hükümetin PKK'yla gizlice masaya oturduğu suçlaması üzerine oturtma çabasında. Muhalefet, sivil vesayeti, kendi yargısını yaratma suçlamalarını, her şeyi bir kenara itip Kandil'den gelen açıklamaya sarılmış durumdalar.

Doğrusu siyasette bu kadar fırsatçılık, bu kadar riyakârlık çok fazla geliyor insana.

Başbakan, ısrarla biz asla görüşmedik diyorsa öyledir, bu konuda spekülasyon yapmak bize düşmez.

Ama velev ki görüşmüş olsunlar...

Bu ilk mi olacak Allah aşkına?

Taraf'tan Yıldıray Oğur, Bahçeli'nin sözünü ettiği 4 temasın ne zaman, kimler tarafından gerçekleştirildiğini bir güzel dökmüş ortaya. Aynen alıyorum:

1) 1993. Özal'ın koordinatörlüğünde aracılar vasıtasıyla devlet Öcalan'la görüştü.

2) 1997-1998. 1998'de Öcalan'ın ateşkes ilanıyla tamamlanan görüşmelerde 28 Şubatçı, Ergenekoncu, Balyozcu paşalardan, Demirel'e, efsane emniyetçilere, darbe karşıtı paşalara kadar herkes trafiğin içindeydi.

3) Ve sıkı durun 1999. Öcalan'ın ayrıntılarıyla anlattığı İmralı'daki görüşmeler. Ergenekon sanığı Atilla Uğur'un ismini, bizzat Öcalan verdi. Dönemin komutanı da Hurşit Tolon'du.

Peki, bu görüşmeler olurken Başbakan yardımcısı kimdi? MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli.

İyi mi...

x x x

Kabul etmeliyiz ki, bu görüşme meselesi tam bir riyakârlık içinde yürüyüp gidiyor. Riyakârlık derken sadece siyasetçilerinkini kastetmiyorum. Toplum da bir o kadar riyakâr davranıyor bu konuda.

Birçok insan sırası gelince, "terör sorununu çözmek için icabında şeytanla bile anlaşma yapılabileceğini, ama bunun yoluna yordamına dikkat edilmesi gerektiğini, elbette hükümetin açıktan görüşmesinin düşünülemeyeceğini ama devletin kimi aktörlerinin devreye girmesinin iyi olacağını" söylüyor ya, bunun büyük bir riyakârlık olduğunu düşünmediniz mi hiç?

Herkes bilecek ki filanca kurum ya da filanca kişi, devlet adına PKK'yla gizlice görüşüyor. Ama "resmen" muhatap almadık diye avutacak kendini. MİT'in görüştüğü, generallerin görüştüğü ortaya çıktığında kimseden ses çıkmayacak ama hükümet görüştü söylentisi üzerine yer yerinden oynayacak.

Bu ikiyüzlülüğü neden savunuyoruz? Neden bir türlü açık olamıyoruz?

Terörü bitirmek için PKK'yla görüşmek ya doğrudur ya da yanlıştır.

Yanlışsa, ister birtakım aracı kurumlar görüşsün, ister hükümet resmen görüşsün, yanlış değişmez. Yapacağı tahribatı yapar.

Ama doğruysa, doğru olan bir işi böyle gizli kapaklı yapmanın sebebi ne?

Halktan duyulan korku mu?

O zaman gelin bunu konuşalım!

Her lafın başında halkın bu savaşın bitmesini istediğini söyleyip duruyoruz. Ama doğrusunu isterseniz ben, şu karşımızda duran Kürt meselesinin çözümünde en çetin engelin halk çoğunluğu -daha doğrusu halkın Türk olan kesiminin çoğunluğu-olduğunu düşünüyorum.

Tamam, halk barış istiyor. Peki, nasıl olacak bu barış? Çocuklarımız ölmesin demek kolay... Nasıl olup da ölmeyeceğini de bir zahmet söyleseler...

Bakın ne diyor okurlarımdan biri: "Eğer AK Parti ve BDP evet'te buluşursa biz evet demeyiz."

Hükümetin, bırakın PKK'yı BDP ile herhangi bir konuda bir arada görünmesine bile tahammül edemeyecek, her türlü iletişime karşı çıkacaksınız; yerel yönetimlere kısmi özerklik deyince yerinizden hoplayacaksınız; Kürtleri temsilen bir parti ortaya çıkıp da Kürt taleplerini dile getirdiği zaman etnik milliyetçilik yapıyorlar, diye kapatılmasını isteyeceksiniz; barajın düşürülmesine, koalisyonlarla iş olmaz diye soğuk bakacaksınız; yeşil sarı renklerini bir arada görünce kırmızı görmüş boğa gibi saldıracaksınız; hükümet PKK ile temasa geçmiş haberini duyunca "ihaneti gördüm" diye çığlıklar atacaksınız; Habur'dan giriş yapanlar zafer işareti yaptı diye koskoca bir demokratik açılım projesini rafa kaldırtacak kadar öfkeleneceksiniz...

Yani hiçbir konuda "hakim millet" statünüzden vazgeçmeyecek, onların taleplerini asla anlamaya çalışmayacak, Kürtler'in sadece sizin lütfedip önlerine fırlattığınız birkaç hak kırıntısıyla yetinmelerini bekleyeceksiniz; ondan sonra da lafa gelince "Çözüm istiyoruz" diyeceksiniz ve hükümetten kanı durdurmasını bekleyeceksiniz.

Boşuna beklersiniz.

Açık söylüyorum, eğer bu kamuoyu değişmezse, hiç kimse hiçbir hükümetten çözüm beklemesin. Evet, siyasi partiler cesaretli olmalı, icabında topluma önderlik etmeli vs... Ama hiçbir partinin kamuoyunun lanetini üstüne çekmek istememesini de anlamak gerek.

Eğer bugün Kürt meselesinde tabu haline gelmiş kimi tartışmaları açmak; kimi reformları yapmak bir parti için "siyasi intihar" anlamı taşıyorsa, o parti bunu neden yapsın ki?

Zaten o yüzden de yapamıyor. Erdoğan'ın aynı Meclis sıralarını paylaştığı meşru bir partinin başkanıyla uzun süre görüşme bile yapamaması, Habur tepkisi üzerine paniğe kapılıp derhal geri adım atması, yıllar önce Meclis'e getirdiği Yerel Yönetim Reformu'nun lafını bile edememesi ve bugün "AK Parti PKK'yla görüştü" söylentileri yüzünden kapıldığı panik, bütün o ayak sürümeler, bir ileri bir geri gidip gelmeler kamuoyundan duyduğu korkudan kaynaklanıyor.

Eğer "Kamuoyu da bir bütün değil siz sadece milliyetçi kamuoyundan söz ediyorsunuz" diyorsanız, o zaman diğer kamuoyunun da kendini ortaya koyması, meydanı sadece milliyetçi kamuoyuna bırakmaması lazım. Ben öyle aydın hareketinden filan bahsetmiyorum. Sıradan insanların, çocuklarını savaşa gönderen annelerin-babaların, bir iç savaştan korkan milyonların sesini duymak istiyoruz artık. Onların çözüm önerilerini işitmek istiyoruz.

Bu hükümetin bir şeyler yapmasını istiyorsanız, arkasında olduğunuzu ortaya koymak zorundasınız. 

 





Yazarın son yazıları






Yazının Yorumları (16 yorum)
kardeşim siz yazılardan nasıl böyle bir sonuç çıkardınız hayret ben açılımdan söz ediyorum her halukara açılım devam etmeli hainler ayrıştırılmalı terörle ilgisi olmayan kürt kardeşlerimizin devletin şefkat elini görmeli bu hainlerden söylem ve silahları ellerinden alınmalı
emin - 13:35 / 2010.08.25
ne yani sizce türkiye bölünüp kürdistanmı kurulsun .bunca verilen şehitler boşunamı verildi sizin görüşleriniz kızmayın ama fantaziden öteye gitmez
mustafa gündüz - 15:28 / 2010.08.24
bdp kürtleri temsil etmekten uzaktır pkk ise mrksist leninist taşaron bir örgüttür.bunu anlamamak için ahmak olmak lazım bunlara destek nerden geliyor silah para yiyecek içecek vs birileri bir karşılık karşılığında bunları veriyor kimse babasının hayrına kimseye metellik vermez. kürtler akıllı asil
EMİN - 14:57 / 2010.08.24
4-kürt aydınları samimi olarak kendi kürt kimliklerine sarılmalı marksist-ataist ve metaryalist düşünce ve akımdan kurtulmalı son olaylar gösteriyorki birileri kirli emelleri için kürtleride kullanıyor ve zihniyet her ölen bu hainlerin hanesinde artı olarak geçiyor.bu iş çözümsüz değil
EMİN - 14:52 / 2010.08.24
1-kürt kardeşlerim artık oyuna gelmemeli son gelişmeler bunu gösteriyor kürtlerde çözümden yana 2-geri kalmışlık eğitimsizlik ve bölge farklılıkları bizleri ikinci vatandaş olarakfarklılaştırmıştır. 3-kürtler kendi özlerine ilimlerine kültürlerine sosyolojisine şiir ve edebiyatlarına sarılmalı
EMİN - 14:46 / 2010.08.24
çok teşekkür ederim yazılarınız ve tespitleriniz için ben siirtten yazıyorum.malesef bu işin bitmesini istemeyen ve bundan bir şekilde nemalanan insanlar var.burada şunu çok iyi bilmek lazım bdp ,pkk, ve kürtler tamamıyle ayrı şeyler.meselenin çözümünü isteyen kürt kardeşlerimiz çoğunlukta.
EMİN - 14:37 / 2010.08.24
türker tebrikler, bu gerçekleri bakalarınında gördüğünğü farketmek insanı ümitlendiriyor.durumu gerçekten çok kısa ve doğru açıklamışsın
cefai - 13:08 / 2010.08.24
zaten pkk ile görüşmeye karşı değil tepkileri,terörün bir anda durması.öyle ya nasıl yaygara koparcaklar şehit cenazeleri olmazsa,bu mhp nin sonu demektir.
türker - 14:35 / 2010.08.23
çok güzel bir tahlil yapmışsınız. çocuklarını askere gönderenler-siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları bu konu ile ilgili çözüm önerileri geliştirmelidir. aksi taktirde bu kör dövüşü ve hamaset edebiyatı devam eder, olan gariban halka, beyaz badanalı evlerde oturan sade vatandaşa olur.
zagor - 14:04 / 2010.08.23
işte bu be mükemmmel bir yazı ama bide çocukça fikirlerle ortaya çıkanlar var onlar milletin kafasını karıştırmaya devam ediyor
ahmet - 13:23 / 2010.08.23
halka güvenmemiz gerekiyordu hani gülay hanım? sizin belirttiğiniz riyakarlık herkeste var. halkın sağduyusuna güveneceğiz ama işimize gelirse. kimse bu halkın sorunlarından biri işsizlikse diğeri eğitimdir önce bunu çözümleyelim demiyor. bir kör dövüşüdür gidiyor, ne için? güç elde etmek için.
ÇOMAK - 12:38 / 2010.08.23
tesbitleriniz doğru gibi görünüyor."velev ki görüşülsün"vs gibi, devlet şunuda yapsın bunu da yapsın diye diye bakmışsınız,pkk terörünün isyediği çizgiye gelmiş. kürtlerin temel insan hakları dışında istekleri olmamalı. herkes 1,sınıf vatandaş. peki gülay hanım, bu iş sizce nasıl bitirilmeli.
ceritoğlu - 12:06 / 2010.08.23
yorumlariniza katiliyorum,ak parti mensuplarinin da kürt meselesinde ki tutumlari siradan sagci ,milliyetcilerinkinden pek farkli degil,toplumun cogunlugunun tutumu degismedikce sorunun cözümü mümkün görünmüyor,sadece sivri uclara davetiye cikartip daha cetrefil hale getirir.selamlar
osman erinc - 11:23 / 2010.08.23
işte çözüm;türkiye,azerbaycan,ermenistan,kuzey ırak avrupa birliği gibi birleşecek avrasya birleşik devleti adıyla yeni bir yapılanmaya gideceğiz...ne kürt-türk,ne ermeni-türk,ne ermeni-azeri kavgası kalır.birliktende güç ve zenginlik doğar...
özgecan - 10:54 / 2010.08.23
çok güzel bir tahlil, size katılıyorum. sivil toplum örgütlerinin öncülük etmesi gerek.
iyiadam - 09:40 / 2010.08.23
muhalefetin ortaya koyduğu söylemlere akıl fikir ermiyor. bu kadar da olmaz denecek sözler. bir türlü sadede gelmiyorlar. etrafına toplanan partilileri de kendi tutarsızlarına angeje ediyorlar. ben asıl onlar için üzülüyorum. sokakta karşılaştığım taraftarı aynı onun söylediğini söylüyor. vay ülkem
İŞİN ASLI - 09:21 / 2010.08.23



  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

İşte hainliğin sonu: Elinde patladı

18 yaşındaki gencin polise atmak için hazırladığı bomba elinde...

Başbakan Erdoğan taburcu oldu

Cuma akşamı daha önce geçirdiği operasyonun tamamlama safhası için...

1'i MİT elemanı 5 kişi tutuklandı

Türkiye'ye sığınan Suriyeli komutanları Esed'e satanlar tutuklandı.

Terör örgütüne bir darbe daha

Ağrı merkezde terör örgütü KCK'ya yönelik düzenlenen operasyonlarda...

Tarsus'ta korkutan yangın

Mersin’in Tarsus İlçesindeki Organize Sanayi Bölgesindeki yangın...

Arama çalışması yeniden başladı

6 mürettebat için arama çalışması yeniden başladı

Fethullah Gülen'den Erdoğan'a mesaj

Fethullah Gülen, ikinci kez ameliyat geçiren Başbakan Recep Tayyip...

PKK'nın iki kampı dağıtıldı

Genelkurmay Başkanlığı, terör örgütü PKK kamplarına hava harekatı...

Taklit mafyası gözünü karartmış

Ünlü spor ayakkabıların taklitlerini üreten çete, hakim ve savcıları...

12 Eylül yargısının Çatlı engeli

7 TİP'liyi öldürdüğü gerekçesiyle hakkında tutuklama kararı olan...

Emniyette 3 yeni atama

Görevden alınan emniyet müdürlerinin yeni yerleri belli oldu.

Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.