25 Ağustos 2010 Çarşamba
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt
Gülay GÖKTÜRK
Gülay GÖKTÜRK
gokturkgulay@yahoo.com
Facebook ile paylaş Twitter ile paylaş Arkadaşına gönder Yazdır

PKK'yı boşverin, Kürtler'e bakın

Hâlâ anlayamadılar.

Bu hükümete, bu devlete, bu halka tehdit ile hiçbir şey yaptıramazlar.

Şimdi Demirtaş kalkmış; "Başbakan'ın 3 Eylül'de Diyarbakır'da yapacağı konuşmayı bekliyoruz. O konuşmada şunları şunları söylerse, biz de boykot kararımızı yeniden değerlendireceğiz" diyor.

Erdoğan'ın Diyarbakır konuşmasında o noktalara değinmemesini sağlamanın daha garantili bir yolu olabilir mi? Siz bir ülkenin başbakanına "Ya şunları söylersin ya da biz boykota devam ederiz" diye talimat vereceksiniz, o da kalkıp istediğiniz yerde, istediğiniz şeyleri söyleyecek!

Aslında "hâlâ anlayamadılar" demek de aşırı iyimserlik oluyor, farkındayım. Tam tersine her şeyi gayet iyi anladıklarını, asıl amaçlarının olmayacak şeyler isteyerek süreci tıkamak ve silahlara geri dönüşü sağlamak olduğunu düşünmek için çok sebebimiz var.

Mesela, Başbakan'ın Taraf'tan Rasim Ozan Kütahyalı'ya yaptığı o çok önemli açıklamada verdiği "seçim ertesinde yepyeni bir anayasa" sözünden de epey rahatsız olduklarını tahmin etmek zor değil.

Öyle ya... Bu söz, Kürtler arasındaki evet oylarını artırmaz da ne yapar? Sağduyulu her Kürt, yeni ve demokratik bir anayasaya kavuşmak için 12 Eylül'deki aşamanın başarıyla geçilmesi gerektiğini düşünmez mi? Bu durumda PKK ve BDP'nin yaptıkları boykot çağrısıyla bölgede tecrit oldukları ortaya çıkarsa Kürtler'i temsil etme iddiaları da, "Öcalan'ı muhatap olarak dayatma" politikası da hepten iflas etmez mi?

Bu arada, kulaklarını İmralı ve Kandil'den gelen açıklamalara dikmiş; bu açıklamalara haddinden fazla anlam atfeden kesimler de bir kez daha hayal kırıklığına uğramıştır sanırım: Çünkü Apo yine ağız değiştirmiş. Avukatlarıyla yaptığı son görüşmeden gelen haberlere bakılırsa referandumda halkı serbest bırakma gibi yorumlanan bir önceki tavrı değişmiş. Diyarbakır'da referanduma "evet" diyeceklerini açıklayan sivil toplum örgütlerine de ateş püskürmüş. "Devletle anlaşmışlar. Tabi biz buna engel oluyoruz. Onların planları tutmuyor" demiş.

Tabii böylece, kurulması hedeflenen "demokratik toplum"un ne kadar demokratik olacağını da bir güzel ortaya koymuş. Daha şimdiden referandumda farklı tavır takınanlara hain, satılmış diye saldıranların "özerk bölge" yönetimini ele geçirdiklerinde neler yapacaklarını düşünebiliyor musunuz?

X x x

Yaşanan her şey PKK'nın ve onun dümen suyundan giden BDP'nin bölgede güç kaybedişinin, tecride doğru gidişinin işaretini veriyor. Bu çizgi hem demokrat Kürt aydınlarının hem demokrat Türk aydınlarının desteğini kaybedip yalnızlaşıyor. Bölge insanı, demokratik kitle örgütleri ve kanaat önderleriyle birlikte barış şansını denemek istiyor. Şiddetin çıkmaz yol olduğunu gördüğü kadar demokratik mücadeleyle alınabilecek yolu da görüyor ve bunu bütün zaaflarına rağmen AK Parti'nin yarattığı değişim umuduna borçluyuz.

Başından beri dediğim gibi, bugün geldiğimiz noktada artık kabak tadı veren muhatap tartışmalarını bir yana bırakıp, demokratik reformlara asılmak zorundayız. Defalarca yazdım, bir kez daha tekrarlamak istiyorum: Demokratik Kürt açılımı PKK'dan tamamen bağımsız, onun ne yaptığına hiç aldırmadan yürütülen tek taraflı bir süreç olmalıdır. BDP'nin çizdiği zigzaglardan, PKK'nın terör eylemlerini yavaşlatıp yükseltmesinden; ateşkes ilan edip kaldırmasından hiçbir şekilde etkilenmeden istikrarlı bir biçimde devam etmelidir. Çünkü bu açılımla siz hükümet -ya da devlet- olarak bir grup vatandaşınızın zaten hak ettiği ve sizin daha baştan tanımanız gereken temel haklarını nihayet veriyorsunuz; yani geçmişte yaptığınız bir hatayı telafi ediyorsunuz. Böyle bir reformun gidişatı teröristin davranışına endekslendiğinde, bundan zımnen de olsa bu demokratik hakların terör örgütüne taviz olarak verildiği anlamı çıkabilir. Demokratikleşme süreci gerçekten de teröristin ne yaptığından bağımsız bir şekilde tek taraflı bir süreç olarak ilerlemezse, yaptığınız reformların terörizmi güçlendirmesi kaçınılmaz hale gelir. Basit bir mantık yürütmesiyle, eğer demokratik açılımı terör olaylarının artışı ile birlikte hızlandırırsanız, "işte terör sonuç alıyor" derler; eğer yavaşlatırsanız, bu defa da "teröre taviz vermemek için yavaşlatıyor" derler... Yani her halükarda sizin demokratik açılımınız terör örgütüne yönelik bir politika olarak algılanır. Bu kısır döngüden kurtulmanın tek yolu, demokratik reform paketinizin terör olaylarından hiçbir şartta etkilenmesine izin vermemektir. İster yaprak kıpırdamasın, isterse kan gövdeyi götürsün, sizin hükümet olarak, devlet olarak yapmanız gereken şeyleri sürekli ve istikrarlı bir şekilde gerçekleştirmenizdir.

Bu konuda AK Parti'nin önündeki en büyük engel, muhalefet partilerinin şoven milliyetçiliği ya da Ergenekon-derin PKK ortaklığı tarafından tezgâhlanacak provokasyonlar değildir. Asıl büyük zorluk dün de, bugün de hâlâ Türkiye'nin geniş milliyetçi-muhafazakâr kitlelerinin açılımın gerekliliğine ikna edilmesidir. AK Parti bu kitleden korkmak yerine onunla daha çok diyaloğa geçmeli, ikna için daha fazla çaba harcamalıdır. Geniş kitleler hiçbir zaman küçük gruplar gibi "takıntılı" olmazlar. Yeteri hüner ve sabır gösterilirse sağduyu galip gelecektir.





Yazarın son yazıları






Yazının Yorumları (5 yorum)
gülay hanim yazi icin tskler.baski sindirme doğuda bdp tarafindan yapiliyor ama bu sindirme sadece bir mezhebe yapiliyor.bakin oylar nasil cıkacak tskler
gerçekler - 18:50 / 2010.08.26
ne zamandır bu anları bekledim. sağ duyulu kürt aydınlarının hareketini. çok şükür ses vermeye başladılar ve göreceksiniz çığ gibi büyüyecekler.allah doğruların galibiyeti için düğmeye bastı inşallah. çok iyi bir işaret.
mustafa - 14:35 / 2010.08.26
pkk, aklı başındaki kürtler arasında irtifa kaybetti.şimdi akılları sıra zevahiri kurtarma peşindeler.onlarda biliyorlarki kürtler evet oyu verecek.ve pkk yere çakılacak.
türkistanlı - 20:09 / 2010.08.25
işte âkil insan,aklı selim sahibi kişi durumu böyle değerlendirir.teşhisini ve tedavisini de bu kadar doğru yapar.gülay hanım, her zamanki gibi mükemmel bir yazı.ancak tv'lerde de açıklama yapmaya ve görüş bildirmeye biraz daha ağırlık vermenizi istiyoruz.saygılarımla,
araç - 15:38 / 2010.08.25
gülay hanım bence çok fazla iyiniyetlisiniz.bdp nin desteklemediği bir planın bölgede tutamayacağını defalarca gördükl sanırım bunuda beraber görürüz
sanmam - 15:07 / 2010.08.25



  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

Askeri araç devrildi

Askeri araç devrildi, kazada yaralılar var...

Mersin'de bomba gelişme

Mersin'de el yapımı 27 bomba ele geçirildi.

Sıcaklıklar 9 derece düşecek

Balkanlar'dan gelen soğuk havanın etkisi altına girecek Marmara'da...

Arınç'tan MİT açıklaması

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, MİT kriziyle ilgili açıklama...

30 ilde KCK operasyonu

30 ilde düzenlenen KCK operasyonunda 109 kişi gözaltına alındı...

Dink davasında bir beraat daha

Dink davasında tutuksuz sanık Coşkun İğci'nin beraatına karar...

Başsavcılıktan MİT açıklaması

Başsavcı vekili Seçen yaptığı açıklamada, 'Bazı devlet görevlilerinin...

Sadece Türkler'e has ölümler

Biz Türk insanları ölümümüzle bile dünyada fark oluşturmayı...

İstanbul'da olaylı gece

Park halindeki 2 araç kimliği belirsiz kişilerce kundaklandı...

MİT krizinde Ergenekon hesabı

MİT’çilerin ifade krizini devlet krizine dönüştürmek isteyen...

İşte BUGÜN'e damga vuran manşet

Hangi gazete hangi haberi nasıl gördü?..

Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.