Size bugün onları anlatmak istiyordum. Ülkemizde o kadar çok ki... Hadi açık sözlülere 'eyvallah...' Hiç olmazsa hadlerini biliyorlar. "Recep Tayyip Erdoğan daha çok güçlenmesin, sevilmesin, güzel işler yapmasın" diyenler. Peki, "Neden Recep Tayyip Erdoğan?" Yemin ederim bunu da bilmiyorlar. Gülben Ergen'in laf olsun diye söylediği gibi 'endişesi varmış.' Bu endişe nedir, ne olabilir? Bilen lütfen söylesin. Kadınların da sünnet edilmesinden mi korkuyorsunuz, mini etek yasaklanacak mı sanıyorsunuz? Saçlar açıkta boyalı olamayacak mı diyorsunuz? Yoksa her erkek dört kadın alacak mı diye korkuyorsunuz? Var bir hesap ama anlayamadım. Kaç kere söyledim. Seçim diye bir şey var. Zamanı gelince 'oyunu' başka partiye atarsın, iş biter. Ama gaye ülkenin kalkınmasını engellemek, ortalığı karıştırmak, ekonomiyi yıkmak...
İnsanlar hak ettikleri kadar yönetilirmiş. Önce kendini düzeltmeyi, aşmayı düşünsene. Önce birey olarak çağdaş olsana... Daha çok okuyup, öğrensene ve çalışsana... Ama kısa yoldan, çalışmadan köşeyi dönmeyi ilke haline getirmişsen... Yani kendini uyanık sanıyorsan... Tabii ki rejimden, sistemden, yöneticilerden korkarsın. Oysa hepsi insana bağlıdır.
Sen birilerine sempatik görünmek için 20 yıllık eşinin başını kapatırsan, örtünmeyen eşini boşamaya kalkarsan, içkiyi bırakmış yalanları ile çevreni aldatırsan, sırf şov olsun diye kutsal yerleri ziyarete kalkarsan, ibadeti, hayır işlerini gösteriş olarak kullanırsan, cuma namazlarında kimin yanında namaz kılacağının hesabını yaparsan ve bunun gibi pek çok konu... İşte bu, Fazlı Say'ın karşı çıktığı arabesktir. Ne kadar kötü ki bunu yapanlar sonra kalkıp "Türkiye, İran'a mı dönüyor" diye soruyor, mahalle baskısı var diyorlar. Kardeşim mahalle değil senin kişiliksiz baskın var. Sen ülkeyi bozuyorsun.
Durun daha bitmedi...
"Opera İstanbul'da sokaklara indi" gibi muhteşem bir organizasyondan sonra Dünya Basketbol Şampiyonası'nı Müslüm Gürses ile açtıran operacılar arabesktir. "Aaa Fazlı Say, arabesk şarkıcılara laf etti" diye muhabirleri Orhan Gencebay'ın üzerine salan 'gazete ve TV haber müdürleri' ve 'magazin müdürleri' arabesktir. Sezen Aksu'ya kıyak yapmak için çırpınan veya boykot edenlerdir arabesk...
Şahan Gökbakar, Cem Yılmaz, Şafak Sezer gibileri reklam yıldızı yaparak teknoloji satan Avrupai kurumlar-reklam ajanslarıdır arabesk. Gazetedeki köşesinde New York gökdeleninde içtiği pahalı kırmızı şarabı yazan gazeteciler arabesktir. Gençlerin bestelerini sahiplenen büyük starlar arabesktir. Şu fakir ülkede evleri ve arabaları ile halka gösteriş yapan sonradan görme insanlar arabesktir. TV stüdyosunda görevli kızlara 'reklam arasında' zorla tecavüz eden 55 yaşındaki starlardır arabesk. Barlarda 18 yaşında kızların peşinde koşan 60 yaşındaki ünlü sanatçılar veya 75 yaşındaki gazeteciler...
O kadar arabesk yaşayan ve düşünen var ki... Fazıl Say'a her gün daha çok hak veriyorum...
Fatih Terim'in güzel kızı kendisine yöneltilen kilolu eleştirilerine...