28 Ağustos 2010 Cumartesi
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt
Gülay GÖKTÜRK
Gülay GÖKTÜRK
gokturkgulay@yahoo.com
Facebook ile paylaş Twitter ile paylaş Arkadaşına gönder Yazdır

İki karı kime yetmez ki!

Bunca yıl sonra, hani şu "anneannelerimizin başörtüsü" çözümünün yeni bir buluş gibi tekrar piyasaya sürülmesi inanılmaz bir şey gerçekten.
CHP bu "çözüm"e ulaşmak için bilim komisyonları kurmuş, koskoca profesörler kafa patlatmış, sonunda da bula bula böyle bir "uzlaşma" noktası bulmuşlar ya, helal olsun!

Yalnız karıştırdıkları bir şey var: Hani uzlaşma noktası diyorlar ya; uzlaşma dediğiniz şeyde iki taraf da birtakım tavizler verir ve ortada bir yerde buluşulur. Türbanlılardan istenen tavizi anladık, örtülerini çene altından bağlayacak ve mutlaka bir tutam saçlarını da dışarıda bırakacaklar. (Artık o tutamın miktarı için ayrıca alt komisyonlar kurulup detaylı çalışma yaptırırlar herhalde.) Peki Sencer Ayata takımının verdiği taviz ne? Onlar da lütfedip buna razı olacaklar!

Ne ala bir uzlaşma anlayışı değil mi? Sen taviz vereceksin, ben de razı olacağım. Böylelikle uzlaşmış olacağız.

Oysa mademki bir uzlaşma aranıyor; tıpkı türbanlılar gibi başı açıkların da bir adım atması ve bütün Türkiye'deki kadınların çene altı modelinde birleşmesi gerekmez mi?

Tabii eğer bu formül tutarsa, bundan sonra iki farklı yaşam tarzı arasında gerginlik yaratan bütün sorunları bu yöntemle çözeriz.

Mesela badem bıyıkla pos bıyığın ortalamasını alır, bıyık bırakan bütün erkeklerin kaytan bıyıklı olmasına karar veririz.

Çember sakalla sinekkaydı tıraşın ortalamasından da pis sakal çıkar herhalde; bütün erkeklere pis sakal bırakma zorunluluğu getiririz. Mini etekle uzun eteğin ortalamasını alır, bütün kadınların etek boylarını diz altında eşitleriz. Haşemalılarla bikinililerin uzlaştıkları nokta da hani şu 1920'lerde erkeklerin giydiği üst kısmı atlet, altı da paçalı don gibi olan tek parça mayo modeli olur herhalde.

İçkiye ağız dokundurmayanlarla akşamcıların uzlaşacakları nokta ne olur acaba? Yarı yarıya sulandırılmış içki içme zorunluluğu mu?

x x x

Bir de şu din adamlarına sorma meselesi var... Sencer Hoca konuyu din alimlerine de soracaklarını, İslam'da hakikaten örtünme var mı yok mu araştıracaklarını söyledi ya (çeyrek yüzyıldır bir türlü araştıramamışlar) Başbakan Erdoğan da cevaben Diyanet'i işaret etti. Doğru adresin, tek adresin Diyanet olduğunu, bu konunun sorulacaksa Diyanet'e sorulması gerektiğini savundu.

Bu durumda Ayata, Başbakan'dan daha "sivil" bir pozisyona konuşlanmış görünüyor, kabul edelim.

Lakin, kim olacak bu karar verici din alimleri? Laikçilerin alimleri mi? Sünnilerin alimleri mi? Alevilerin alimleri mi? Cumhurbaşkanının alimleri mi? Genelkurmay'ın alimleri mi? Yoksa TÜSİAD'ın ya da TESEV'in alimleri mi?

Bu işin içinden çıkamazlar; o zaman da mecburen Başbakan'ın dediğine gelirler: Diyanet...

Tabii o zaman, Diyanet Başkanlığı'na üye seçiminin nasıl olacağı Anayasa Mahkemesi üye seçimi kadar kritik bir önem kazanır. Belki bu konuda da referanduma gideriz. Bana kalırsa bu konudaki en demokratik formül, Diyanet'in seçimle belirlenmesidir!

Ne güzel olur; "Bir tutama özgürlük" taraftarları kendi din alimlerini seçtirip kendi formüllerini kabul ettirmek için; türbanlılar da kendi modellerini "resmi model" haline getirmek için var güçleriyle kampanya yürütürler. Modacılara posterler hazırlatıp bütün ülkenin duvarlarını süslerler. Ama bu arada, iki grubun çatışması arasından, üçüncü bir grup sürpriz bir sıyrılmayla Diyanet'i ele geçirir ve İslam'ın aslında burkayı zorunlu tuttuğunu söylerse vay halimize...

Bu durumda uzlaşma kurulu yeniden devreye girip yarı şeffaf burkada karar kılabilir mesela. İlginç de olur doğrusu. Belki de açılıp saçılmakla kaybettiğimiz gizemli çekiciliği yeniden elde ederiz bu sayede...

Ayrıca, uzlaşma konseptini giyim kuşamla sınırlamak niye? Bu dahiyane buluşu hayatımızın diğer alanlarına da uygulayabiliriz. Mesela Ayasofya'yı müzeyle cami arası bir şey yapsak diyorum, duvarlarındaki İsa freskleri önünde namaza durup secdeye varmak, iki minaresinden ezan okunurken ikisinde can çalmak gibi... Namaz kılanlarla kılmayanlar günde iki vakit namazda anlaşabilirler; Ramazan'da hafif bir öğle yemeği noktasında (iki zeytin, iki hurma, kibrit kutusu kadar peynir ve az şekerli bir bardak çay) konsensüs sağlamak da iyi fikir.

Tabii bir de -fazla dillendirilmese de- bir kesim için çok hayati bir konu olan şu çok eşlilik meselesi var.

Ben diyorum ki, tek eşlilikle dört karılılık arasında bir noktada anlaşmak pekâlâ mümkün.

İki karı kime yetmez ki!





Yazarın son yazıları






Yazının Yorumları (33 yorum)
süper bir yazı olmuş tebrik ederim gülay hanım.gerçekten fevkalade bir üslup ve zekavetle yazılmış, ama anlayana tabii....
naci - 02:27 / 2010.08.29
chp nin yapmak istediği çalışma,laikliğede,insan haklarına da,din ve inanç özgürlüğünede aykırı bence,hem onlar kendini ne sanıyor,bir kişi bir başkasının giyim kuşamına müdahale etme hakkını nerden alır,çözüm diyede bu kepazeliği sunar.uyanık olalım chp damardan girip kafa karıştırmaya çalışıyor,
murat - 01:40 / 2010.08.29
hangi kadın,üzerine ikinci bir kadını ister?
serdar - 00:22 / 2010.08.29
gülay hanım türbanlı bir hanım olarak sizin ğibi baş örtüsü takmadan bizi anladığiniz için size cooook teşekkür ederim iyiki varsınız sizi seviyorum televizyonda dinlemekten mutlu oluyorum
dilek şen - 00:18 / 2010.08.29
süper yazı
burcu - 23:12 / 2010.08.28
harika harika
zeyndepduygu - 23:11 / 2010.08.28
sizi her okuduğdmda zekanıza kişiliğinize yürekliliğinize bir daha hayran oluyorm.iyiki varsınız.
ahmet altunok - 21:59 / 2010.08.28
yazınız tek kelimeyle mükemmel,teşekkürler gülay hanım....
tonya01 - 21:19 / 2010.08.28
yazınız çok güzel. ama bu çözümü üretenlerin bunu anlayabileceğini hiç sanmıyorum.
hulya - 18:57 / 2010.08.28
gülay hanım.. çok manyak bir yazı olmuş gerçekten.. chp nin entellektüel derinlik düzeyi bundan daha mükemmel anlatılamazdı
Mirza - 18:50 / 2010.08.28
ne kadar güzel yazı.ancak gülay göktürk gibi bir usta yazabilir. eline diline sağlık gülay hanım.
mom - 18:32 / 2010.08.28
gülay hanım yazınız mükemmel.şu kocakoca adamların sığ düşüncelerine bakın. mesele türban değil,mesele inaç özgürlüğü, düşünce özgürlüğü,eğitim özgürlüğü.niye şu toplumun zamanını çalıyorsunuz. bu halkı yıllardır kandırıyorsunuz.ne kadarda boş çözümlere vakitleri var,allahım.vuvuzelacılardan bıktık.
fatih ünlü - 15:30 / 2010.08.28
teşekkürler.bu ülkede sizin gibi demokrat aydınların artması dileğiyle..vatandaşını keriz yerine koyan chp,sosyal demokrat bir parti değil: antisosyal antidemokrat bir parti görünümünde..kınıyorum...
DOKTOR - 15:28 / 2010.08.28
mukemmel çok höş varolun...
TUNCER - 15:19 / 2010.08.28
o kadar güzel yazmışsınız ki ben mest oldum.ancak bu sizin bu yazdığınızı birilerinin anlamaları için akıl ve mantıkları olması lazım
AhmetYILDIZ - 15:05 / 2010.08.28
tebrikler.tek kelime ile'harikasınız'gülay hanım.
misafir - 14:33 / 2010.08.28
süperrrr...
icelion - 14:00 / 2010.08.28
iki karıda az geliir:) 3 olsun.:)
gökhan - 13:34 / 2010.08.28
tek kelimeyle helal olsun
Fatih Taşdemir - 13:04 / 2010.08.28
harika :) çok güzel örneklerle süslemişsiniz teşekkürler
erkon - 12:53 / 2010.08.28
gülay hanım; bir konu, bu kadar güzel anlatılır; ellerinize sağlık.
misafir - 12:22 / 2010.08.28
olaylara bu kadar objektif bakarak yorum yapabilmenize hayranım çok güzel bi yazı olmuş hele diyaneti anayasa mahkemesine benzetmeniz çok hoş olmuş
adnan - 11:46 / 2010.08.28
harika güzel bir yazı ellerinize sağlık
dilşen - 10:09 / 2010.08.28
abla ağzına sağlık başörtüsü ile uğraşanları öyle tiye almışsın ki bundan daha iyisini düşünemezdim. böyle güzel yazılarının devamını bekliyorum
misafir - 10:05 / 2010.08.28
olağanüstü bir bakış açısı ve yorum teşekkürler gülay göktürk
monalisasmile - 09:48 / 2010.08.28
eline kalemine saglık.o kadar net o kadar güzel anlatmışsınız.hem dalga geçmişsiniz.
ali candan - 09:13 / 2010.08.28
şu cehape hiç adam gibi proje üretemezmi bunların konuştukları ve yaptıklarıyla inanın komedi dizisi yapılır birezilya dizileri biter kendilerini entel okumuş elit kültür-lü? vs.vs.diye tanınımlayıp hepten komik oluyorlar komik cehape
BİRİSİ - 09:05 / 2010.08.28
allah sizden razı olsun gülay hanım. her yazınızı beğeniyle okuyoruz. ayrıca taaddüt-ü zevcat müessesesine karşı kemalist bakışın müslümanlarda meydana getirdiği mağduriyete cesur yazarlarımızın artık temas ediyor olması sevindirici. misafir
Talha - 06:30 / 2010.08.28
sayın göktürk; mükemmel bir yazı.anlayana...
çiçeron - 06:20 / 2010.08.28
cok guldurdunuz beni gulay hanim.
Murat - 06:06 / 2010.08.28
ağzınıza sağlık, aynen katılıyorum. hatırlatmak istediği bir konu var: herkesin islam dinine veya başka bir dine girme mecburiyeti yok. ancak girdiyseniz, öğretisini tümüyle kabul etmek zorundasınız. kurallarını ucundan kıyısından değiştirmeye kalkarsanız o size özel olur. bilmem anlatabildim mi?
Zaferce - 04:53 / 2010.08.28
chp"lilerin akılları tutulmuş ,zırvalıyorlar. zırvaya ancak böyle cevap verilebilir.allah akıl fikir versin.prof.ları en akıllıları bu herhalde.
GÖZLEYİCİ - 03:03 / 2010.08.28
chp bu kadar da ti-ye alinmaz ki :)
t-ler - 02:33 / 2010.08.28



  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

Sadece Türkler'e has ölümler

Biz Türk insanları ölümümüzle bile dünyada fark oluşturmayı...

İşte hainliğin sonu: Elinde patladı

18 yaşındaki gencin polise atmak için hazırladığı bomba elinde...

Başbakan Erdoğan taburcu oldu

Cuma akşamı daha önce geçirdiği operasyonun tamamlama safhası için...

1'i MİT elemanı 5 kişi tutuklandı

Türkiye'ye sığınan Suriyeli komutanları Esed'e satanlar tutuklandı.

Terör örgütüne bir darbe daha

Ağrı merkezde terör örgütü KCK'ya yönelik düzenlenen operasyonlarda...

Tarsus'ta korkutan yangın

Mersin’in Tarsus İlçesindeki Organize Sanayi Bölgesindeki yangın...

Arama çalışması yeniden başladı

6 mürettebat için arama çalışması yeniden başladı

Fethullah Gülen'den Erdoğan'a mesaj

Fethullah Gülen, ikinci kez ameliyat geçiren Başbakan Recep Tayyip...

PKK'nın iki kampı dağıtıldı

Genelkurmay Başkanlığı, terör örgütü PKK kamplarına hava harekatı...

Taklit mafyası gözünü karartmış

Ünlü spor ayakkabıların taklitlerini üreten çete, hakim ve savcıları...

12 Eylül yargısının Çatlı engeli

7 TİP'liyi öldürdüğü gerekçesiyle hakkında tutuklama kararı olan...

Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.