Lady Gaga aslında yaptıkları "viral" olarak yayılan bir pazarlamacı. Şimdi sıkı durun. Lady Gaga YouTube izlemesi 1 milyara ulaşan ilk sanatçı. İki yılda da sattığı toplam albüm sayısı 11,5 milyon adet.
Dijital medyada da lider Lady Gaga. İndirilen toplam şarkı sayısı 2009 için 15 milyon adet. Bu sonuçlara baktığımızda diyebiliriz ki marka yöneticilerinin Lady Gaga'dan öğrenecekleri çok şey var çünkü Lady Gaga gerçekten çok başarılı bir "portre" çiziyor.
Vivaki Newcast ekibi oturmuş Lady Gaga'nın markalama öyküsünü video olayı haline getirmiş. İşte bu videodan beş adet Lady Gaga markalamasının ipucu:
Tutarlı bir öykü söyle: Bir karakter ve vizyon tanımla. Stratejik takımınız bu vizyonu çok net olarak bilsin ve desteklesin.
Hayranlarınla angaje ol onlarla konuş (degajene gelsinler!): Kışkırt, dinle, reaksiyon göster ama asla kaliteden taviz verme. Hayranlar kaliteyi takdir etsinler.
İçeriği birbirine bağla: Tüm medyada öykün tutarlı ve tek olsun. Medyadaki içerik sağlayıcılara "persona"nı takdir edecekleri ilişkileri kur. Keşfetmek ilişki memnuniyetinin en önemli kuralı. Kişiliğinizin çok yönü olmalı, ışığın döndüğü yerler parlamalı.
Balık balığın olduğu yerdedir: Bedava içerik yayılır. Nerede "bedava" içeriğin sağlanacağını iyi planla. Bunun için çalış ve bedava içeriğin bulaşıcı olduğunu unutma. Kullanıcıların seni saklamalarına, hakkında yorum yapmalarına ve paylaşmalarına olanak sağla. (Bu kuralı bilen çok ama uygulayan yok!)
İşini yeniden yarat: Uzun dönemli gelir getirecek etkinlikleri unutma. Sürekli işini yeniden yarat. Örneğin Gaga sürekli konser turunda, promosyon malzemelerinden ve reklam gelirlerinden kazanıyor. MAC rujları Lady Gaga'nın, kulaklık mikrofonları Dre tarafından tasarlanıyor ve Polaroid'in yaratıcı direktörü. Gaga'nın internet üzerinden çalıştırdığı online mağazası 24 saat bağış için çalışıyor. Gaga elektronik promosyon malzemelerinin geliri %100 Haiti'ye gidiyor ve Gaga bu bağış etkinliğini twitter'dan yayıyor.
Tarkan Lady Gaga karşılaştırması
Yukarıdaki beş maddeye bakarak son çıkardığı albüm satışları 500 bine ulaşan Tarkan'ı hemen analiz edelim.
1) Tarkan'ın stratejisi göz önünde olmaya değil, saklanmaya ve özletmeye odaklanmış durumda. .Şu anda göz önünde ise bunun nedeni gündemdeki albüm. Albümün başarısı için Tarkan konserler veriyor, ortalıkta görünüyor, konser öncesi radyoların yöneticileri ile bir araya geliyor. (Daha doğrusu DMC onu zorla bir araya getiriyor!)
2) Tarkan'ın tanımlanmış bir vizyonu olduğu ve bu vizyonunu sürekli paylaştığını söylemek zor. Çünkü uzun süredir konuşmuyor bile. Tarkan'ın bu anlamda bir stratejik takımı yok. Yani ekibi çok zayıf. Doğru dürüst pazarlama uzmanları ile çalışacağı yerde işi tamamen yaparak öğrenmiş, yaptığının doğru ya da yanlış olduğunu yaparak ve sonuçlarını görerek öğrenen, dolayısıyla da hata yapma olasılığı yüksek yarı profesyonellerle çalışıyor.
3) Tarkan yaptığı işlerde kaliteden ödün vermemeye çalışıyor. Örneğin son albümde Sezen Aksu'dan bile altı çalışma alıp sadece birine albümünde yer verdiğini biliyoruz. Hayranlarını yeni saç stili, giyimi, kuşamı, dekoltesi ve konuşma tarzı, jest ve mimikleri ile kışkırtması çok başarılı ancak hayranlarını dinlediğine dair pek bir belirti yok.
4) Tarkan'ın medya içeriğini birbirine bağlamayı bırakın medyaya sürekli bilgi akışı yok. İlişkileri de iyi değil. Tarkan bu ilişkileri yönetemediği için de albüm çıkış dönemleri dışında kaçmayı, göz önünde olmamayı tercih ediyor.
5) Tarkan'ın viral pazarlama kısmı tamamen saldım çayıra Mevlam kayıra modunda ilerliyor. Tabi ki internete bilinçli düşürülen, paylaştırılan bilgiler ve videolar var ama çok plansız, çok amatörce ve de interaktif değil. Dinleyip takan da yok.
6) Tarkan Pepsi sponsorluğu "uyuşturucu" olayına karışması nedeniyle Pepsi tarafından haklı olarak iptal edildi. Tarkan "uyuşturucu olayındaki süreci" de avukatlarına havale ederek büyük bir iletişim hatası yaptı. Şu anda Tarkan yoluna sponsorsuz devam ediyor. İnternet sitesi de normal klasik bir site, promosyon malzemesi satışı falan yapılmıyor. Tarkan'ın herhangi bir sosyal sorumluluk projesi yok.
Özetlersek Tarkan bu kadar hata yapmasına, çağdaş pazarlama ve markalama araçlarını kullanmamasına rağmen Allah vergisi sesi ve fiziği, karizması, albümlerinin kalitesi ile sürekliliğini sağlıyor. Ancak Lady Gaga kadar iyi pazarlama yapılsa hem albüm satışları 2 milyonu aşar hem daha fazla para kazanır, sponsorlarını çeşitlendirir, para kazandırır hem de marka olarak yaşam süresini uzatır.
Reklametre (21-28 Ağustos)
TV Reklam En İyi İlk Beş
1. 2022 Gülse Bilsel (Turkcell)
2. El Feneri (Duracell)
3. Paraşüt (THY)
4. Kronoloji (Kent)
5. Haladan Borç (Yapı Kredi)
Gazete Reklam En İyi İlk Beş
1. Satılık Daire (Garanti)
2. Kan İhtiyacı (Kızılay)
3. Uçmayanı Uçururuz (Tatil Sepeti)
4. Bozuk Paralar (Maksimum)
5. Kahve Tarihi (Kuru Kahveci Mehmet Efendi)
İnternet En İyi İlk Beş
1) Lipton-Hadi Kaynatalım (www.hadikaynatalim.com)
2) Ülker Metro-Enerjini Göster (www.enerjinigoster.com)
3) Yapı Kredi Play Card-Bisiklete Kamyon Yazıları (Facebook uygulaması)
4) Banvit-Saatli Tarif Takvimi (www.saatlitariftakvimi.com)
5) Eti Browni-Kadınları Anlamak Zor Diyorlar (www.kadinlarianlamakzordiyorlar.com)
İnternet'ten Özgürce
Facebook meydanı mitingleri
Referandum yaklaştıkça partilerin sosyal medya üzerindeki çalışmaları da hız kazandı. Çok değil son geçirdiğimiz yerel seçimlerden önceki yazımda partilerin ve adayların internet mecrasını kullanmakta yeterli eforu sarf etmediklerini yazmıştım. Fakat şu andaki durum gösteriyor ki özellikle CHP ve AK Parti aradan geçen zamanı çok iyi değerlendirmişler.
Şu anda özellikle Facebook'a girdiğinizde ortamın Çağlayan meydanından farkı kalmadığını görebilirsiniz. Etraf bayrak gibi EVET-HAYIR mesajları ve videoları ile dolu. Hatta konu ile ilgili kurulmuş birçok Fan Page (Hayran Sayfası) de mevcut. Bunlardan ilk göze çarpanlar "BendeEVETdiyorum" ve "Hayırda Hayır Var."
Bu oluşumların yanı sıra parti liderleri de boş durmuyor. Kendi profillerini çoktan hem Facebook hem de Twitter üzerinde yarattılar bile ve ciddi takipçi kitlelerine de ulaşmaya başladılar. Aslına bakarsanız Yüksek Seçim Kurulu bir yolunu bulsa oylamayı Twitter'dan veya Facebook üzerinden rahatlıkla yapabiliriz. Kimsenin itiraz edeceğini sanmıyorum.
Aklıma gelmişken bu evet hayır savaşı bana hep şu fıkrayı hatırlatıyor;
Küçük çocuk abisinin her gece farklı bir kızla arabaya binip gittiğini ama hep yalnız döndüğünü fark eder. Bu durum onu çok meraklandırır. Bir gün arabanın bagajına saklanıp beklemeye başlar. Abisi yine bir kızla arabaya biner ve kasabanın manzara tepesi diye bilinen yerine giderler. Abi arabayı durdurup yanındaki kıza sorar. evet mi hayir mı? Kız hayır der. O zaman in aşağı sen yürüyerek döneceksin ben arabayla döneceğim deyip kızı arabadan çıkarır.
Bu durum ufaklığı çok şaşırtır ve birkaç kez daha arabaya gizlenerek aynı duruma şahit olur. Sonunda dayanamaz bir gün alır küçük bisikletini, arkasına da mahalleden yaşıtı bir kız arkadaşını alır ve aynı tepeye çıkar. Bisikleti durdurup kıza der ki; evet mi hayır mı? Kız anlamaz ne soruduğunu ama evet der. Bu cevabın sonucunu hiç bilmeyen çocuk kızın suratına bakarak der ki: O zaman sen bisikletle döneceksin ben yürüyerek...
Yılın ilk ayında köprü ve otoyollardan 60 milyon 113 bin lira gelir...
THY, sosyal paylaşım sitelerinde duyurusunu yaptığı ve yolcularının...
Bursalı tekstilci Saydam'ın ürettiği ipek kumaşlar dünya starlarına...