30 Ağustos 2010 Pazartesi
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt
Gülay GÖKTÜRK
Gülay GÖKTÜRK
gokturkgulay@yahoo.com
Facebook ile paylaş Twitter ile paylaş Arkadaşına gönder Yazdır

Siyasetin en çirkin yüzü

Seçim kampanyalarını sevmiyorum.

Siyasetin en çirkinleştiği; siyasetçilerin zıvanadan çıktığı, o zamana kadar savundukları bütün ilkeleri rafa kaldırıp her türlü oportünistliği yapmayı meşru gördükleri bu dönemlerden; bu dönemlerdeki siyasi polemiklerden nefret ediyorum.

Siyasi çizgisine karşı olduğum ya da önemsemediğim siyasetçiler bunu yaptıkları zaman fazla da etkilenmiyorum da önem verdiğim siyasetçiler yapınca sarsıcı oluyor.

Böyle zamanlarda hep aynı soru dolaşıyor kafamda: Hangisi gerçek? Siyasette sular sakin akarken hesaplı-kitaplı söylenen sözlerin sahibi olan siyasetçi mi gerçek; yoksa şu anda seçim kazanma arzusuyla gözü dönmüş, canını dişine takmış çalışan ve bunu yaparken de etrafta kırılmadık pot, çiğnenmedik ilke bırakmayan siyasetçi mi gerçek? Siyasetçinin seçim kampanyasındaki hali, her türlü kontrolün devre dışı kalıp gerçek kişiliğin ortaya çıktığı an mı, yoksa geçici bir metamorfoz mu yaşanıyor bu kampanya günlerinde?

Bana kalırsa bir insan, ölüm cezasına gerçekten karşıysa, bir insanın devlet tarafından soğukkanlı bir şekilde katledilmesini insanlık durumuna aykırı görüyorsa sırf rakibine oy kaybettirmek için "Apo'yu siz asamadınız" polemiğine girmez, giremez, buna dili varmaz.

Ayrıca, MHP lideri Bahçeli siyasi hayatının en hayırlı işlerini sözü edilen koalisyon döneminde yaptı. Avrupa Birliği üyeliği perspektifinin önüne dikilmek yerine, zaman zaman kendi parti programından da fedakârlık ederek yanında yer aldı; uzlaşmacı, sorumlu bir politika izledi. İdam kararının kaldırılmasına verdiği destek, bu sorumlu politikanın en saygıdeğer örneklerinden biridir.

Hal böyleyken, kendisi de AB üyeliği için çalışan bir politikacının, sırf milliyetçi oyları kendi tarafına çekmek için, rakibini bu kadar yanlış ve haksız bir noktadan sıkıştırmaya çalışması etik midir? Başbakan, Bahçeli'nin o günlerde katır gibi direnmesini, Öcalan'ı astırmasını, AB yolunu kapatmasını, o dönemde yapılan bütün diğer reformların da yapılmamasını mı tercih ederdi?

Hadi bu geçmişte kalmış bir mesele...

Peki ya Erdoğan'ın üç-beş oy uğruna, af gibi kritik bir meselede, gelecekte kendi elini kolunu da bağlayacak olan bu saldırgan milliyetçi tutumuna ne demeli?

Bir siyasi parti, genel af konusunun bugün gündeme getirilmesinin yanlış olduğunu düşünebilir ki ben de böyle düşünüyorum. Çünkü genel af, her şeyden önce siyasetçilerin değil toplumun karar vereceği bir meseledir. Çünkü suç, devlete ya da hükümete karşı değil bütün halka karşı işlenmiştir. Dolayısıyla, affın gündeme gelebilmesi için halkın geçmişte olan bitenleri affetme noktasına gelmiş olması, acı ve öfkenin yerini merhamet duygularının almış olması; toplumun çoğunluğunda, artık eski acı günlerin üzerine bir sünger çekip yeni bir döneme adım atma isteğinin ağır basması gerekir.

O günler ne zaman gelecek bilmiyoruz. Ama biraz ileri görüşlü her siyasetçi görüyor ki bu günler bir gün mutlaka gelecek. Türkiye yarın ya da öbür gün, affı konuşmak zorunda kalacak. Silahların susup iki halkın kucaklaşmasının, şiddetin yerini siyasetin almasının ayrılmaz bir parçası olarak gündeme gelecek af... Şekli, şemali, kapsamı elbette çok tartışılacak ama sonuçta bir af olacak...

O yüzden de özellikle Kürt meselesini çözme konusunda iddialı bir partinin lideri, halkın duygularının öfke ve intikamdan merhamet ve affetmeye doğru dönüşmesine yol açacak, kamuoyunun oluşmasına katkıda bulunabilecek her girişimi, her çıkışı olumlu karşılaması -ses etmese de- memnum kalması gerekir.

Ama Erdoğan bunu yapmıyor. Kılıçdaroğlu'nun Tunceli açıklamasını halkın öfke ve intikam duygularını körüklemek için bulunmaz bir fırsat olarak değerlendiriyor ve üstüne atlıyor. Referandumda kazanmak öylesine "tek hedef" halini almış ki yarın öbür gün bu dosyanın kendi önüne de geleceğini; belki bizzat kendisinin halka "affedin artık" çağrıları yapmak zorunda kalacağını düşünmüyor.

"Kim bu genel aftan bahseden cüretkâr... Karşında yüzde 65'imizde kaya gibi biz dikiliriz... Genel af kimsenin haddi değildir... Bayrak kırmızısı, şehit kanı..." Artık Allah ne verdiyse verip veriştiriyor.

Ve tabii bütün bu sözler yarın karşısına çıkarılmak ve ayağına pranga yapılmak üzere tarihe not ediliyor.





Yazarın son yazıları






Yazının Yorumları (12 yorum)
gulay hanım gercektencok onemli noktaya deginmişsin basbakanın bu idam etrtin etmedin veya genel af konusunda kılcdarogluna yuklenmesi gercekten cirkin . buyuk devlet adamı katagorisinde gordugum tayyib erdogana bu tur kucuk siyasi rant elde etme fırsatcılıkları uymuyor uysa uysa denizbayklala uyar
buyuk turkiye - 18:56 / 2010.08.30
vatandaş 8:30 bakan ve müsteşar dünde vardı bugünde var. ama bir farkla artık müsteşar veya bakan kurul çalışmalarını kilitleyemeyecek. ama derdiniz başka sizlerin. kadrolaşmayı yaptınız ve buraları kale gördünüz. ama artık game over.
sevgili vatandaş - 16:26 / 2010.08.30
hangi siyasetçi gerçeği yansıtıyor demişsiniz sanki siyasetin ne olduğunu bilimyor gibi çömezce bir soru bu. her ikiside aynı siyasetçi seçim dönemi halkı coşturan normal zamanlarda ise politikası neyi gerektiriyorsa onu yapandır siyasi.kılıçdaroğlu samimi ise ki değil o samimi olana dek beklenmeli
asena - 14:56 / 2010.08.30
tebrikler gülay hanım.başbakanın açmazlarını iyi ortaya koymuşsunuz.bir türk olarak,kürt'lerle barışıp kaynaşmanın en önemli yolunun genel aftan geçtiğine inanıyorum.önce biz türk'ler, kürtlere yaptıklarımızdan özür dileyip onların temel insani haklarını vereceğiz ve sonra da olarak iki taraflı af.
adaletli - 12:34 / 2010.08.30
diğer yerler harabe içinde bu ilçede devlet yok belli guruplar herşeyi ele almış diledikleri gibi at oynatıyorlar.kaymakamı bayramdan bayrama görüyoruz,belediye başkanı su sorunu,pazar yeri sorunu,kaldırım sorunu,trafik sorunu,altyapı sorunu,cadde ve sokaklarda bozuk satıh sorunu, var iken 3 günde
Nurettin Gökkaya - 12:26 / 2010.08.30
malesef halkımızın algı seviyesi siyasetcinin hitab çıtasını belirliyor. onun için siyasetci ilkeliliği ve dürüstlüğü oranında bu çıta seviyesini ayarlamağa çalışıyor. erdal inönü'nün bu meydanı çabuk terketmesini bu bağlamda düşünmek gerekiyor.
Halil Köksal - 12:18 / 2010.08.30
devlet kendisine karşı işlenen suçları genel menfaata uygunsa affedebilir.bireysel suçları affedeme meli.genel affa da referandumla karar verilmeli.
ceritoğlu - 12:14 / 2010.08.30
siyasetçi duruma göre hareket eden adamdır bu yüzden toplumlar onlara yalancı muamelesi yapar erdoğan ilk yıllarında doğru bildiklerini yapıyordu şimdi oda siyasetçi oluyor galiba ve kendisinede milletin geleceğinede yazık ediyor sadece gerçekten doğru olduğunu düşündüklerini yapsa daha doğru olur
muhammet fidan - 12:06 / 2010.08.30
sayın gülay hanım yazınızdan dolayı size çok teşekkür ediyorum çünkü siyasetçilerin bazı konularda ne kadar da yanar döner insanlar olduğunu bir kez daha bu yazınızda türk kamuoyuna sundunuz.bilinen bir gerçekti! satygılar!!
HATAYLI - 09:33 / 2010.08.30
ne diyeyim aklımdan geçenleri yazmış gülay hanım,kalemine,beynine,yüreğine sağlık.milan kundera geliyor aklıma,dayanılmaz hafiflik
Şevki - 09:19 / 2010.08.30
sn.yazar,"mhp lideri bahceli siyasi hayatinin en hayirli islerini sözü edilen koalisyon döneminde yapti"diyorsunuz ama,ayni bahceli,sandiga gömüldügü secim arifelerindeki miting alanlarinda erdogan'i,apoyu asmadigi icin veryansin ediyordu."ip'mi bulamiyorsun? al sana ip"diye havalara ip atiyordu.
dogrular - 09:18 / 2010.08.30
sevgili gülay göktürk,bazen bu yazınızda olduğu gibi gerçekleri tüm açıklığı ile görüyorsunuz.cesur olduğunuz için de yazabiliyorsunuz.hsyk undaki adalet bakınının kurul başkanı adı altında hükümetin ,yürütmenin bir üyesi olarak yargının kalbinde yer almasına neden sessiz kalıyorsunuz ?...
VATANDAŞ - 09:09 / 2010.08.30



  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

İstanbul'da KCK operasyonu

Düzenlenen operasyonda ilk bilgilere göre 10 kişi gözaltına alındı...

MİT krizinde Ergenekon hesabı

MİT’çilerin ifade krizini devlet krizine dönüştürmek isteyen...

Sadece Türkler'e has ölümler

Biz Türk insanları ölümümüzle bile dünyada fark oluşturmayı...

İşte hainliğin sonu: Elinde patladı

18 yaşındaki gencin polise atmak için hazırladığı bomba elinde...

Başbakan Erdoğan taburcu oldu

Cuma akşamı daha önce geçirdiği operasyonun tamamlama safhası için...

1'i MİT elemanı 5 kişi tutuklandı

Türkiye'ye sığınan Suriyeli komutanları Esed'e satanlar tutuklandı.

Terör örgütüne bir darbe daha

Ağrı merkezde terör örgütü KCK'ya yönelik düzenlenen operasyonlarda...

Tarsus'ta korkutan yangın

Mersin’in Tarsus İlçesindeki Organize Sanayi Bölgesindeki yangın...

Arama çalışması yeniden başladı

6 mürettebat için arama çalışması yeniden başladı

Fethullah Gülen'den Erdoğan'a mesaj

Fethullah Gülen, ikinci kez ameliyat geçiren Başbakan Recep Tayyip...

PKK'nın iki kampı dağıtıldı

Genelkurmay Başkanlığı, terör örgütü PKK kamplarına hava harekatı...

Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.