Olay siyasiler tarafından "seçim" havasına sokuldu. Olmaması gerekirdi. Muhalefet sanki referandumdan "hayır" çıkarsa hükümet düşecek havası yarattı. Hayır cephesi bu havaya büründü. Eğer "hayır"cılar, "evet"çileri geçerse "Bak hükümet desteğini kaybetti hemen istifa etmeli ve erken seçime gidilmeli" yaygarası kopartacak. Hükümet ise "evet" oylarının üstün geleceği bir sonuçla "İktidarımıza güven var biz yolumuza devam ederiz" tablosunu çizecek. İki düşünce de bize göre yanlış. Keşke böyle bir yarışa girilmeseydi. Keşke meydanlarda kitleler "evet" veya "hayır" yarışına sokulmasaydı. Aslında bu yarışı muhalefet başlattı. Bu nedenle sandıktan "evet" çıkarsa ki bize göre sonuç bu olur, muhalefet büyük bir hüsran yaşar.
Konunun siyasi odaktan ekonomik platforma yansımasında ise tablo bize göre şöyle okunur. Evet, çıkması yeni bir moral ve işlerin yolunda olduğunun göstergesi olur. Yeni uygulamaların devreye alınmasına vesile olur. Gerçi 2011 genel seçimi düşünülerek bütçe disiplini başta olmak üzere, kur uygulaması, yatırımlar, teşvik sisteminin gözden geçirilmesi anlamında macro yaptırımlar tıpkı Mali Kural'da olduğu gibi ertelenir ama örneğin esnaf ve tüccara uygulanacak kredi desteğinden vergi kolaylıklarına kadar bir mikro iyileştirmeler devreye girer. Bu adımlar ekonomiye doping olur. Hareket yaratır ayrıca işsizliğe dönük yeni uygulamalar da hayata geçer.
Referandumdan "hayır" çıkması halinde ise olayların akışı ve beklentilerde radikal değişimler olur. Öncelikle hayır cephesi "seçim" kazanmış bir havaya girer. Piyasada bu süreç negatif etki yaratır. Tedirginlik başta döviz ve borsa piyasasını vurur. Ekonomide bir sabun köpüğü panik yaratılır. Ne oluyor ve ne olacak soruları ekonomide eksen kaymasına yol açar. Bütçe dengesi yapay değişime uğrar. Bu seyir, fiyat artışları, cari dengenin şişmesi, dış kredi akışının yavaşlaması, faiz yükselsin baskısı, kredilerde duraklama, bütçe disiplininin bozulması ve en önemlisi de işsizliğin daha da büyümesi gibi sıkıntılara yol açar. Yani ekonomide erozyon dönemi başlar. Bu sürecin 2011 seçimine kadar sürmesi için muhalefetin baskısı artar. Bir anlama "ekonomik kaos" yaşanmasının kapısı açılır. Hayır cephesinin beklediği de budur.
Ancak şu anda uygulanan ekonomik politikalar saydığım olumsuz beklentilere göğüs gerecek durumdadır. Sadece muhalefet platformunda her gün yapılacak negatif tarifler nedeniyle piyasalarda dalgalanma olur. Bu sıçrayışlar da 2011 seçim havasıyla iktidarın elindeki kozları kullanmasına yol açar. Piyasaya para enjekte etmek, faizlerde piyasalara moral verecek değişimler yaratmak, yeni kadrolarla işsizliğe doping sağlamak gibi uygulamalarla püskürtülebilir. Sonrası ise 2011 seçiminden sonra gelecek iktidara kalır.
Memurun yeni maaşı ne olur
Referandum arifesinde 2,5 milyon kamu görevlisi 2011 yılının ücretinin pazarlığına dikkat kesilmiş durumda. Hükümet 3+3 ve seyyanen 70 lira önerdi. Her yıl olduğu gibi bu öneri memur sendikalarını yine ikiye böldü. Ama eninde sonunda yine hükümetin dediği olur. Bunu unutmayalım.
Tahminen, hükümet ve sendikalar son sözlerini söyledi. Şimdi sıra uzlaşma komisyonuna gitmeye kaldı. Sonrada en çok 4+4'lük zam ve seyyanen yapılacak 80-100 TL'lik destek rakamla ve özellikle düşük maaşlılara daha fazla ücret artışı anlayışıyla iş bağlanır.
Bu konuda Memur-Sen, Kamu-Sen ve diğer önerilerin dışında farklı bir öneri de DES'ten (Demokrat Eğitimciler Sendikası) geldi.
DES Genel Başkanı Gürkan Avcı, 2011 yılında memura yüzdeli artış ile aile yardımı ödeneği zammının kamudaki adaletsizliği ve ücretler arasındaki uçurumu gideremeyeceğini söyledi. Ve yüzdeli destek yerine piyasa değerleri dikkate alınarak her yıl 300-500-700 TL gibi somut destek yapılmasını önerdi.
Günün sözü: (Referanduma boykot uygulayacaklar için) "Ya bir yol bul ya bir yol aç ya da yoldan çekil." M. Sekman
Yılın ilk ayında köprü ve otoyollardan 60 milyon 113 bin lira gelir...
THY, sosyal paylaşım sitelerinde duyurusunu yaptığı ve yolcularının...
Bursalı tekstilci Saydam'ın ürettiği ipek kumaşlar dünya starlarına...