Boşlukta dolaşır gibisin. Bu yüzden politikaya bulaşmak istemiyorum...
Ancaaaak... İlkokul mezunu köylü-işçi kardeşimin yaptığı mantıklı yorumları dinleyince ve sorduğu soruya yanıt veremeyince açıkçası çaresiz ve mahcup kalınca...
Gazete ve TV'lerde hatta üniversitelerde köşeleri tutmuş birçok insandan resmen nefret ediyorum. "Ekmek kavgası yaparken inanılmaz yorulan, akşam başını koyduğu yastığı fark edemeyen iyi niyetli benim güzel insanım-vatandaşım böyle hassas düşünürken isminin önünde çeşitli sıfatlar bulunan adamlar nelerle uğraşıyor, nerelerde dolaşıyor ve okuruna neleri öneriyor" diye isyan ediyorum.
Biliyorum, gerçekler İstanbul'daki holding merkezlerinde hele hele 'yönetim kurulu' toplantılarında konuşulduğu gibi değil. Medyanın 'yönetim katında' düşünüldüğü gibi hiç değil. Ankara'da siyasi parti genel merkezlerinde 'genel başkanlara' sunulan raporlar ise baştan aşağı eksik... O kamuoyu araştırmaları o meydanlarda toplanan kalabalıklar palavra.
Sokaklarda, otobüste hele hele benim gibi köy kahvelerinde muhabbetlere kulak kabartırsan... Beyaz-mavi gömlekli, kravatlı, şapkalı, ötekiler, bizimkiler, yandaş-yoldaş kavramlarını çok değişmiş görürsünüz. Son günlerde kaymak tabaka ile ötekiler fena halde saf değiştirdi. Bunu ancak uyanıklar fark edebiliyor. Siyasi partilerin beyin takımları göremiyorsa ben ne yapayım?
Her gün köy meydanındaki kahvede değişik işler yapan kişiler ile konuşuyorum. Kimi Trakyalı ormancı, kimi Tokatlı inşaat işçisi. Babalarının doğup büyüdükleri kentler hakkındaki yorum ve tahminlerini, eminim AK Parti, CHP ve MHP'nin beyin takımı yapamaz. Miting meydanlarındaki kalabalıkların nasıl toplandığını (Hangi fabrikadan işçiler zorla götürüldüğünü) biliyorlar. İç Anadolu'da kent merkezlerinde ve kırsal alanda 'evet' mi 'hayır' mı çıkacağını çok net söylüyorlar. Aleviler, Kürtler kimi destekliyor iddiaya giriyorlar. Trakya'da köy köy liste veriyorlar. Ki bu adamlar gazete asla okumuyor TV'de politika izlemiyor. Ama her şeyi biliyorlar. Tabii kim nereden para buldu da köşeyi döndü bunu da... İstanbul'dan Anadolu'yu adım adım izlemek...
İşin en üzücü yanı, 'yeni çağdaş-sivil anayasa' filan umurlarında değil. Kusura bakmasınlar AK Partili yöneticiler halka ulaşamamış. Olayın ne olduğunu anlatamamışlar. Hatta ülke için neler yaptıklarını bile. Karşı grup seçim gibi tavır koymuş, AK Parti oltaya takılmış. Muhalefet ve destekleyen köylüler özelleştirilen fabrikaları, işsiz kalan akrabalarını düşünüyor, inşaat sektöründen eve ekmek götürenlerin TOKİ yüzünden artık aç olduğunu söylüyor. Kürtler'e dağıtılan ihaleleri anlatıyorlar. Kürtler'e yapılan ayrıcalık şehir efsanesi gibi... Eskiden Karadenizli'nin bildiği tek iş inşaat idi. Şimdi her yerde inşaat Kürtler'in eline geçmiş. BDP, yerel yönetimlerde ülke genelinde söz sahibi olmak için uğraşıyor. Acaba İstanbul'daki belediyeleri kimse görmüyor mu? Türkiye'nin dört bir yanındaki yollar Kürtler'in emrinde. İstanbul'da belediyelere Kürt olmayan girebilir mi? Ve bunları iş dünyasında bilmeyen var mı?
Gerçek idealist insanlar, lütfen biraz sesinizi çıkarın. Bir gün mutlaka Çetin Altan'ın dediği gibi "Değerli insanlar da önemli insan olacak..."
Fatih Terim'in güzel kızı kendisine yöneltilen kilolu eleştirilerine...