Soruyu tüm iyimserliğimle yanıtlarken; bunun salt tahmin değil; "temenni" ve "umudum" olduğunu da belirttim.
Bu arada; böylesine iyimserliğimin; AK Parti'nin söylemlerine de çok uygun olduğunu gördüğümden "bu işin şerefinin salt AK Parti'ye ait olmadığını ve tüm cumhuriyet hükümetlerimizin bununla övünmeye hakları olduğunu" özellikle vurguladım. Gerçekten (bence) AK Parti hükümetleri; belirli konularda çok başarılı olmakla birlikte ciddi eksikleri de oldu. Aynen AK Parti öncesi hükümetler gibi. Ve bu nedenle uzunca bir süreci değerlendirirken; bunun onurunu ya da tam tersine kusurunu tek bir partiye bağlamamak gerekir.
X x x
Öğrencilerime de sık sık anımsattığım üzere; biz toplumsal bilimlerin farklı alanlarında çalışanlar da; doğal bilimcilerin iddialarının aksine "bilim yaparız."
Doğal bilimciler; toplumsal bilimleri (iktisat, işletme, sosyoloji, hukuk, siyaset bilimi vs.) bilim saymazken bizim laborantlarımız olmadığı ve bu nedenle bilimsel açıklamanın temeli olan "sınama" ve "denemeyi" yapamayacağımızı ileri sürerler.
Biz toplumsal bilimcilerin doğal bilimlerde olduğu üzere laboratuvarımızın olmadığı açıktır. Ancak biz bizatihi toplumu laboratuvar olarak kullanırız ve toplumun nabzını elimizde tutarak değişimi anlamaya çalışır ve eğer bunu doğru teşhis edebilirsek; "gidişatın" neye doğru olacağını tahmin edebiliriz.
Kimi toplumsal bilimciler Türk Devrimi'ni ya da Cumhuriyet Devrimi'ni bir "modernleşme projesi" olarak isimlendirirler ki; ben de bu görüşe katlıyorum. Hatta biraz geliştirerek şöyle söylüyorum: "Türk Devrimi eğitim kanalıyla başarıya ulaşmayı hedefleyen bir modernleşme projesidir."
1920'lerin, 1930'ların Türkiye'si; gerçekten perişan bir durumdaydı.
Düşünün ki; "10. Yıl Marşı'nda", "On Yılda on beş milyon genç yarattık her yaştan" denirken; 1920'lerin Türkiye'sinin nüfusu hakkında da bir fikir vermekteydi.
"Türkiye istatistikleri"ni incelediğimiz zaman; o günlerin Türkiye'sinin her bakımdan "gelişmeye muhtaç" olduğunu net bir biçimde görebiliriz.
X x x
Günümüz Türkiye'sinin eleştirilecek çok yanı var. Bunların başında "istihdam" yani "işsizlik" geliyor. Şu anda; biraz da mevsimin etkisiyle yüzde 11'e düşmüş gibi görünen işsiz oranı gerçekten çok yüksek.
Tabii bunun bir açıklaması da var. "Eğer enflasyona zemin hazırlamak istemiyorsanız işsizlik sorununa katlanmak zorundasınız" denilebilir. Fakat enflasyonun bizden çok daha düşük olduğu bazı ülkelerde böyle bir sorun yok. Bu bakımdan istihdamla ilgili sorunumuzun en kısa bir zamanda çözümlenmesi gerekiyor.
Ayrıca işin bir başka boyutu daha var. Türkiye'de işsizlerimizin önemli bir bölümü; "dar gelirli" diyebileceğimiz kesimin çocukları.
Hali vakti yerinde olan ailelerin çocukları işsiz olsa; problem biraz daha kolay katlanılabilir olur. Fakat fukara ailelerin çocuklarının işsizliği; sorunu içinden çıkılmaz bir hale sokuyor.
X x x
İstihdam dışında Türkiye'nin şu andaki durumu kötü görünmüyor. Her ne kadar kimi yerli ve yabancı toplumbilimcilerin abartılı bir biçimde dile getirdikleri gibi; "21. Yüzyıl Türkiye yüzyılı olacak" demiyorsam da; Türkiye'nin 21. Yüzyıl'da ağırlığını bugünkünden daha fazla hissettireceğine inanıyorum.
Bugün Türkiye 70 küsur milyonluk nüfusuyla bölgenin dev bir ülkesidir. Şimdiye dek binlerce kez yazdığım ve dile getirdiğim bir görüşümü yinelemek isterim: Bu bölgede Türkiye'nin onayı olmayan hiçbir planın değeri yoktur. (ABD'de neoconların Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'in; "Ortadoğu haritalarını yeniden çizme" konusundaki hayalinin sonunu biliyorsunuz.)
Günümüz Türkiye'sinde 2001 buhranının etkisiyle alınan önlemler; ekonomik yaşama ciddi bir ivme kazandırmıştır. Bugün Türkiye'de; faizler yüzde 10'un altındadır. Yıllarca yüzde 50'lerde, yüzde 60'larda faiz haddiyle yaşayan Türkiye'de; bu faiz oranı ( bence) mükemmeldir. Bunun sonucu olarak devlet bütçesinden faize ödenen para miktarı ciddi bir biçimde azalmıştır. Kimi ülkelerdeki daha düşük faiz hadleri ileri sürülerek; bu faiz de eleştirilebilir ama ben gecelik faizin yüzde binlerin üzerine sıçradığı günleri anımsadığım için; bu türden iddiaları dikkate almıyorum.
Benzer bir durum enflasyon oranı için de söz konusudur. Yüzde 10'un altındaki bir enflasyonu eleştirmenin ne tür bir mantığı olabileceğini anlamıyorum.
X x x
Bir telefon tahsisi için inanılmaz torpiller arayan Türk halkı; bugün kendisine telefon satmak için kapısını aşındıran görevlileri görünce acaba ne düşünmektedir? Bundan 15-20 yıl önce; Türkiye'de kimi kentlerde manyetolu telefon kullanılırdı. Köşe başındaki ankesörlü telefondan dünyanın her yerini arayabileceğinizi düşünemezdiniz...
Aynı şey televizyon yayınları için de söz konusuydu; çift yönlü karayolları için de; inanılmaz bir gelişme gösteren havayolu ulaşımı için de.
Neden karamsar olalım?..
18 yaşındaki gencin polise atmak için hazırladığı bomba elinde...
Türkiye'ye sığınan Suriyeli komutanları Esed'e satanlar tutuklandı.
Ağrı merkezde terör örgütü KCK'ya yönelik düzenlenen operasyonlarda...
Fethullah Gülen, ikinci kez ameliyat geçiren Başbakan Recep Tayyip...
Ünlü spor ayakkabıların taklitlerini üreten çete, hakim ve savcıları...
7 TİP'liyi öldürdüğü gerekçesiyle hakkında tutuklama kararı olan...