04 Eylül 2010 Cumartesi
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt
Toktamış ATEŞ
Toktamış ATEŞ
tokta@bugun.com.tr
Facebook ile paylaş Twitter ile paylaş Arkadaşına gönder Yazdır

Batı'nın çifte standardı

Fransa'da son zamanlarda "Romanlar"a karşı girişilen baskılar; Batı'nın çifte standardının net bir örneğini oluşturdu.
Dünyaya akılları sıra insanlık dersi veren ya da en azından bu iddiada olan Fransa'nın; Fransa'da yaşamakta olan Romanyalı birkaç yüz Roman'a karşı gösterdiği tahammülsüzlük; gerçekten altı çizilmeye değer bir örnek.

Ancak bu ibretlik olayın ayrıntılarına girmeden önce şu "Roman" sözcüğü üzerinde durmak istiyorum. Avrupa'nın hemen her ülkesinde; kendi anlayış, gelenek ve kılık-kıyafetleriyle yaşayan bu "sevimli" ve "şenlikli" insanlar; Türkçe'mizde yaygın bir biçimde "Çingene" olarak isimlendirilir. Bu insanlara daha eskilerde "Kıpti" adı da verilirdi.

Fakat Türkçe'mizde Çingene sözcüğü; aynı zamanda kötü bir anlamda kullanıldığından ve "görgüsüz, başkalarının mal ve değerlerinde gözü olan vs." anlamlara geldiğinden; bu vatandaşlarımız "Çingene" sözcüğünden hoşlanmamakta ve kendilerine "Roman" demektedirler.

Madem onlar da öylesinden hoşlanıyorlar; bizim de onlara Roman dememizin hiçbir sakıncası olmasa gerek...

X x x

Romanlar İstanbul yaşamının vazgeçilmez bir unsuru, güzel bir rengidir. Çocukluğumda mahallemizden geçen seyyar satıcıların bir bölümünün Roman olması bir yana; özellikle "kalaycılar" biz çocuklar için bayağı bir "temaşa zevki" oluştururdu. Şimdi tümüyle işyeri ve otel olan ve elbette asfalt Mesih Paşa Caddesi; o zamanlar toprak bir caddeydi. Kadınlı erkekli ve elbette çocuklarıyla "kalaycılar" geldikleri zaman müthiş bir şenlik başlardı.

Önce içine ateş yakılan ve ilginç bir körükle sürekli canlı tutulan bir ateş yakılır ve daha sonra ev ev dolaşılarak kalaylanacak kap kacak toplanırdı. Kadınlar tencere vb. gibi mutfak eşyalarını verir ama "çalınacak" korkusuyla pencerelerden ya da başlarından ayrılmazlardı.

Biz çocuklar da bu marifetli ve neşeli insanların kap kacak kalaylamalarını zevkle seyrederdik. Şimdi artık Roman kalaycı kalmadı galiba. Zaten kalaycı da pek kalmadı gibi. Alüminyum mutfak eşyalar kalaylanmıyor. Tek tük kalaycılar da müthiş pahalı bir biçimde çalışıyorlar. Bizim okulun yakınlarında Kemeraltı'nda bir kalaycı var.

Merak edenler gelip izleyebilir...

Bugün Romanlar kendilerine pek yakışan bir biçimde; çiçek satarak, müzikle uğraşarak yaşamlarını sürdürüyorlar ve tüm sıkıntılarına karşın neşelerinden de bir şey yitirmemiş gibi görünüyorlar. Bir zamanlar; sigara karaborsasıyla epey palazlanmışlardı ama şimdi o kapı kapandı. Galiba başka türden kaçakçılıklardan ekmeklerini çıkarıyorlar...

X x x

Romanlar dünyanın her yerinde birbirine benziyorlar. Bundan yıllarca önceydi. Trenle Stockholm'den Hamburg'a gidiyorum. Bir baktım bizim Sulukule'den görmeye aşına olduğumuz renkler ve "tiplerle" bir grup Roman...

İnanın; kadınlarını Taksim'deki çiçek sergilerine oturtun kimse bizden olmadıklarını anlayamazdı. Erkekleri için de aynı şey söz konusuydu. Hele gürültücü çocuklar bizim Roman çocuklarının aynısıydı. Doğrusu Balkan ülkelerindeki Romanlar'ı daha önce görmüş ve aralarındaki benzerliklere çok şaşırmıştım ama; binlerce kilometre ötedeki aynı görüntüler benim açımdan daha çok şaşırtıcı olmuştu.

X x x

Fransa'daki Roman buhranı; özellikle Gronoble kentinde ortaya çıktı.

İlk aşamada alınan sert önlemleri protesto etmek üzere gösteri düzenleyen Romanlar'a bu gösteri sırasında da sert davranılınca; çıkan hadiseleri bahane eden Fransa ilk aşamada 600 Roman'ı sınır

dışı ederek Romanya'ya gönderdi. Oysaki bu insanlar Avrupa Birliği'nin üyesi olan Romanya'nın pasaportunu taşıyorlardı ve Fransa'da yaşamaya hakları vardı.

İçişleri Bakanı'yken göçmen çocuklara karşı uyguladığı sert politikayla "parlayan" (!) ve belki de bu başarısıyla (!) devlet başkanlığı seçimlerini kazanan Sarkozy; aldığı sert önlemlerle ilk önceleri büyük "takdir" (!) gördü. Bir tür savaş açan ve ülkesinin huzurunu bozan bu unsurlara göz yumulmayacağını ilan eden Sarkozy'ye verilen destek; kısa bir süre sonra azalmaya başladı. Zira Fransa Sarkozy'yi seçen bir çoğunluğa sahipti ama gene de özgürlüğün ciddi kalelerinden biriydi.

Fakat Sarkozy bu kez bir başka şantaja girişti. Fransa Başbakanı Francois Fillon; AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso'ya bir mektup göndererek; Romanya üzerine baskı yapılması ve bu türden olaylara engel olmalarını sağlamasını istedi. Zira AB Romanya'ya bu Roman nüfusu entegre etmesi için milyonlarca euro kaynak aktarmaktaydı.

Eğer Romanya bunu sağlayamazsa Schengen'e katılmasını engelleyeceğini ima etti. Romanya yıllardan beri Schengen kapsamına girmek için uğraşmaktaydı.

X x x

Bu işin ayrıntılarına girmek istemiyorum ancak başka ülkeler söz konusu olduğu zaman; mangalda kül bırakmayan Fransa'nın birkaç yüz Roman'la başa çıkamaması ve bunu diplomatik bir sorun haline sokması gerçekten anlamlı...

"Mal dolaşımı" üzerindeki her türlü sınırlamanın kaldırılmasını öngören AB'nin "insan dolaşımını" engellemesi acaba neyle açıklanabilir?





Yazarın son yazıları






Yazının Yorumları (1 yorum)
begendım,çok güzel..
veli koyuncu - 11:51 / 2010.09.04



  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

İstanbul'da KCK operasyonu

Düzenlenen operasyonda ilk bilgilere göre 10 kişi gözaltına alındı...

Erdoğan'dan Fransa'ya sert mesaj

Azerbaycan televizyonuna konuşan Başnakan Erdoğan, 'Minsk üçlüsü...

MİT krizinde Ergenekon hesabı

MİT’çilerin ifade krizini devlet krizine dönüştürmek isteyen...

Sadece Türkler'e has ölümler

Biz Türk insanları ölümümüzle bile dünyada fark oluşturmayı...

İşte hainliğin sonu: Elinde patladı

18 yaşındaki gencin polise atmak için hazırladığı bomba elinde...

Başbakan Erdoğan taburcu oldu

Cuma akşamı daha önce geçirdiği operasyonun tamamlama safhası için...

1'i MİT elemanı 5 kişi tutuklandı

Türkiye'ye sığınan Suriyeli komutanları Esed'e satanlar tutuklandı.

Terör örgütüne bir darbe daha

Ağrı merkezde terör örgütü KCK'ya yönelik düzenlenen operasyonlarda...

Tarsus'ta korkutan yangın

Mersin’in Tarsus İlçesindeki Organize Sanayi Bölgesindeki yangın...

Arama çalışması yeniden başladı

6 mürettebat için arama çalışması yeniden başladı

Fethullah Gülen'den Erdoğan'a mesaj

Fethullah Gülen, ikinci kez ameliyat geçiren Başbakan Recep Tayyip...

Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.