Bu bayramı IMF'siz geçirme imkânı kalmadı...
Son iki buçuk yıldır ayrı yaşadığımızdan IMF'yi unutmuşuz. Dün Washington'dan gelen açıklama, içimizi ürpertti. IMF dedi ki; "Mali Kural'ın gecikmesi halinde, oluşan fırsat penceresi, yaklaşan genel seçimler öncesinde kapanacak ve hükümetin mali disipline bağlılığına olan güvenin zedelenme riski ortaya çıkacaktır." Sert değil mi? Peki ya şu ikinci tehdit ifadesi; "Piyasalar Mali Kural'ın gecikmesine şu ana kadar tepki vermedi!"
Ne demek istiyor?
IMF şunu demek istiyor: "Mali Kural uygulanmazsa bir; Türkiye yatırım yapılabilir ülke olma avantajını kaybedecek. Dolayısıyla dış kaynak girişi azalacak, sermaye çıkışı başlayacak. İki; seçimlerin de etkisiyle mali disiplinin bozulma ihtimali artacak. Bu durumda da ülke notu düşecek, faizler yükselecek. Enflasyon artacak. Yüksek maliyetle borçlanmak zorunda kalacak Türkiye'nin bütçe ve cari açığı riskli bölgelere tırmanacak."
IMF, Türkiye'nin önümüzdeki üç yıl içerisinde ekonomide izleyeceği yolu gösteren orta vadeli programı önemsemediğini açıkça dile getirdi. Varsa da yoksa da "Mali Kural" dedi. Peki Türkiye, IMF'nin sözünü ettiği dönemde mali kuralı uygulayacak mı? Hayır! Başbakan Erdoğan dün mali kuralın kaderini belirledi. Artık bu sistemin mevcut haliyle uygulanma ihtimali çok zayıf. Kuralın bütçeyi sıkan, ki bazı ekonomistlerce geniş bulunan, oranları artık yeniden dizayn edilmek durumunda. Başbakan, mali kurala ve ekonominin yönetim modeline bakışını şu sözlerle netleştirdi:
İçimizdeki IMF!
"Mali Kural'daki oranlar noktasında bir sıkıntı var. IMF'den sıyrılmışken bizim kendi içimizde IMF oluşturmamızın bir anlamı yok. Mali Kural yasalarla niye dayatılsın? Erteleyelim ama bunu daha sonra gündemimize alalım. Tam böyle sıçramayı yapacağımız bir dönemde bizi bunlarla bağlamayalım. Türkiye'nin yatırımlarla ayağa kalkması lazım. Yatırımlarda kısıtlamaya gidersek ülkemizin kalkınma sürecini, büyümeyi hızlandıramayız."
IMF ve Başbakan Erdoğan'ın açıklamalarının bayram sürecine denk gelmesi büyük şans! Kritik tartışma piyasalarda yansı bulmayacak. Olası dalgalanmalar olmayacak. Piyasalar açıldığında da zaten herkes referandum sonuçlarına odaklanmış olacak.
IMF'nin uyarıları bir yana, mali kuralın Türkiye ekonomisine ciddi katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Bu sistemle içimizde IMF oluşacağı tespiti çok doğrudur. Ancak bu IMF, Türkiye lehine çalışan, anlayışlı, üstelik de yeri geldiğinde kuralları değiştirilebilir bir IMF olacak. Bizim yönettiğimiz, bize göre işleyen, yıkıcı olmayan bir IMF! Kriz veya zorluk dönemlerinde ipleri gevşetip ekonomiyi canlandıran; bolluk ve bereket dönemlerinde har vurup harman savrulmasına izin vermeden tasarruf üreten bir mekanizma!
Başbakan her ne kadar yatırımlara engel olmaması için mali kurala şimdilik izin vermediğini söylese de, hem içeriden hem dışarıdan, "seçim yatırımlarına izin vermiyor" diye karşı çıkıldığı ifade edilecek. Ülke yararına yapılacak her harcama, iç ve dış tepkilerle zarara dönüşebilecek. Babacan ve ekibinin Türkiye şartlarını dikkate alarak ürettiği mali kuralı denemekte büyük fayda var.
İyi bayramlar!
Yılın ilk ayında köprü ve otoyollardan 60 milyon 113 bin lira gelir...
THY, sosyal paylaşım sitelerinde duyurusunu yaptığı ve yolcularının...
Bursalı tekstilci Saydam'ın ürettiği ipek kumaşlar dünya starlarına...