Aydın'la birlikte sunduğu 'Sabah Şekeri' programıyla da şöhretine şöhret kattı.
Armatör Sinan Serter'le evlenene kadar işine devam etti.
Nikâh masasına oturduktan sonra da evinin kadını oldu.
Her genç kıza nasip olmayacak güzellikte bir evlilikti onunki...
Severek evlendi.
Üstelik kısa bir süre içinde de 'Demir' adını verdikleri bir oğlu dünyaya geldi.
Tam, tekrar çalışmaya karar verdiğinde ise magazin basınının pençesine düştü.
XXXXX
Kızcağız 4 yıllık aranın ardından, yeniden sunuculuk yapmak için eşinden zorlukla izin almıştı.
Hamile kalan Çağla Şıkel'in yerine sunucu olarak işe başladı.
Alişan'la birlikte her sabah Show TV'de ekrana çıkıyordu...
Ancak magazin basını rahat durmadı; 'Çağla gelecek, özlem gidecek' haberleri yaptılar...
Sonunda kızcağız işinden oldu...
'Her şey iyi gidiyor' diye düşünürken, programın yapımcısı tekrar Çağla Şıkel'le devam kararı aldı ve ona kapıyı gösterdi.
O da, tek taraflı fesih kararı üzerine yapımcıya 100 bin TL'lik dava açtı.
Haklı olduğunu, ekmeğiyle oynandığını düşünüyordu.
Dahası gururu incinmişti.
"Özlem kovuldu, Çağla işe döndü" muamelesi görmek onu çok üzdü.
XXXXXXXX
Geçen gün Özlem'e yine benzer bir haksızlık yapıldı.
TV8'le anlaştı ama başlamadan ağır eleştiriye uğradı.
Bu sefer deniliyor ki; "Özlem Yıldız, Ebru Şallı'nın yerine nöbetçi sunucu oldu."
Doğum için programına ara veren Ebru Şallı'ya vekaleten program yapacağı yazılıyor...
Meğerse aslı astarı yokmuş.
Özlem diyor ki; "Ben Ebru Şallı'nın yerine program filan sunmayacağım. Evet o kanalda tek başıma bir program sunacağım ama ben yapımcımla çok daha öncesinde anlaştım. Programımın adı 'Aklımıza Takıldı...' Bambaşka bir program yani. Öğle kuşağında yayınlanacaktı.
Ancak Ebru Şallı'nın 1 ay gecikmeli başlayacak olması nedeniyle, genel müdürümüz kendi programımı 1 ay sabah kuşağında sunmamı rica etti. Bütün olay budur..."
XXXXXXXX
Görüyorsunuz değil mi, ne kadar kolay birini karalamak?
Bir türlü anlamıyorum, bu camiada ahlaklı, düzgün yaşantısı olan insanlar neden bu kadar çabuk harcanmak isteniyor?
Doğrusunu öğrenmeden, muhatapla konuşmadan haber yapmak marifet mi?
Yazık değil mi Özlem'e?
Özlem Yıldız stepne vazifesi görecek bir sunucu mu?
Kaldı ki kız, 15 yıldır bu işi yapıyor.
Hanım hanımcık, oturaklı ve edepli.
Açıkçası ben bu duruma çok kızdım.
Sadece işini yapmak isteyen, dürüst, çalışkan, halka örnek olabilecek kapasitedeki hanımları desteklemek gerekir.
Ekranlarda, abuk sabuk yaşantısı olan tipleri göreceğimize Özlem Yıldız'lar televizyonlarda iş yapsın, kötü mü yani?
Mehmet Aslantuğ'un yazdığı şiir!
Mehmet Aslantuğ bugüne kadar gördüğüm en efendi, en saygılı ve en sakin aktör...
Kendisiyle geçen hafta gazetemde yayınlanan röportaj vasıtasıyla tanıştım.
Mehmet Bey'i tanımak, dinlemek ve dostlar arasına katmak, doğrusu bana büyük mutluluk verdi.
Ünlü oyuncunun hayatta sevdiği ve asla vazgeçemeyeceği üç şey var.
Ailesi, sinema ve deniz tutkusu...
Açık denizlere yelken basmaya bayılıyor.
En büyük hobisi bu...
Özgürlüğü, kabaran dalgalarla kucakladığını söylüyor.
O ruh halini anlatan bir de şiir yazmış.
O şiiri bana okudu ancak sayfada yer kalmadığı için geçtiğimiz pazar günü röportajla birlikte yayınlayamadık.
Mehmet Aslantuğ şiirinde duygularını çok net ve açık ifade etmiş.
Bu çok beğendiğim şiiri sizinle paylaşmak istedim.
XXXXXXX
'Ki bazen
Yunus tadında bir omuz ararken yaslanacak
Öfkeyi yelkenime dolamış, canımı acıtan
Ya da bazen
Damıtılmış matara kıvamına gelmiş bir kabadayıyken, aniden
Hem de kavgalar ararken, nedeni anlaşılır
Çocuk saçlarımı okşayan
Ve yeni ninniler bağışlayan senden
Hiç şikâyet ettim mi ben.'
Mavi Oyun/Mehmet Aslantuğ/Mayıs-2002
Memleketimizin güzide insanlarının en çok kullandığı yalanlardan...
Boşanma kararından sonra hızla kilo veren Burcu Kara bir ayda dört...
Uyuşturucu ticareti yaptığı gerekçesiyle hapis cezasına çarptırılan...