03 Ocak 2011 Pazartesi
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt
Gülay GÖKTÜRK
Gülay GÖKTÜRK
gokturkgulay@yahoo.com
Facebook ile paylaş Twitter ile paylaş Arkadaşına gönder Yazdır

Geciken adalet ve İstinaf Mahkemeleri

İşte sonunda beklenen oldu.

Tutukluluk süresini 3 yıla indiren Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 102. maddesi 2011 başı itibarıyla uygulamaya girince, Yargıtay'da temyiz bekleyen mahkûmlar ile adam öldürme, uyuşturucu, tecavüz ve sahtecilik gibi ağır suçlardan yargılamaları 5 yıldır sürenler cezaevlerinden tahliye olmaya başladı.

Şimdi kimileri isyan ediyor: "Vay, beş adam öldürmüş, hakkında yerel mahkemenin mahkûmiyet kararı olan bir cani salıverilir mi" diye...

Elbette salınır. Eğer siz devlet olarak, en önemli görevinizi, asli işinizi doğru dürüst becerememiş, yani bir davayı üç yıl içinde nihai karara bağlayamamış, bir insanın suçlu olup olmadığına üç yılın sonunda hâlâ karar verememişseniz, bir "tedbir" olarak onu içeride tutma hakkını da kaybedersiniz. Çünkü artık tutukluluk tedbir olmayı çoktan aşmış, resmen cezaya dönüşmüştür. Beş kişi öldürdüğü iddia edilen o adam da dahil, herkesin masum olma ihtimali vardır ve "tedbir almak" adına masumları mağdur etmenin de bir sınırı olması gerekir.

Biliyorsunuz, bizim devlet suç türleri arasında ayrımlar yapmaya, farklı suç türlerine farklı uygulamalar yapmaya pek yatkındır. Kah, devlete karşı işlenen suçlar-bireye karşı işlenen suçlar ayırımı yapar, kah terör suçlarını ayırır, kah yüz kızartıcı suçlar- yüz kızartıcı olmayan suçlar (ne demekse) ayrımı yapar. Bu ayrımlara göre farklı mahkemeler kurar, farklı gözaltı süreleri farklı yargılama usulleri koyar, farklı aflar çıkarır.

Bu defa da aynı şeyi yapıyor ve CMK'daki bu değişikliği örgütlü suçları dışarıda bırakacak şekilde düzenliyor ve örgütlü suçlarda tutukluluk tavanını 10 yıl olarak belirliyor.

Peki bunun mantığı nedir? Öne sürülen gerekçe, çok sanıklı örgüt davalarında mahkemelerin daha fazla zamana ihtiyacı olacağı... Ne var ki bu gerekçe, örgütlü (başkalarıyla birlikte) suç işleyen bir bireyi, tek başına suç işleyen bir bireyden daha fazla cezalandırmayı hiçbir şekilde makul gösteremez. Çünkü eğer örgüt davaları daha yavaş ilerliyorsa onu hızlandırmak yine devletin sorumluluğundadır. Devletin bu sorumluluğunu yerine getirmeyip, örgüt davalarından yargılananları tutuklu statüsünde 10 yıl içeride tutması, hukuk önünde eşitlik ilkesinin apaçık bir şekilde ihlal edilmesi demektir.

X x x

"Geciken adalet" tablosunun baş sebebinin Yargıtay'daki dosya yığılması olduğu yıllardır biliniyor. Bu tabloyu değiştirmek için alınacak ilk tedbirlerden birinin İstinaf Mahkemeleri kurmak olduğu da malum. İstinaf Mahkemeleri Yargıtay'ın yükünü azaltmak amacıyla kurulan, Yargıtay'la yerel mahkemeler arasında yer alan bir mahkeme türü. Bölge yargıtayları da diyebiliriz. Bu mahkemelere yerel mahkemeler tarafından verilen toplam 5 yıla kadar olan hapis cezaları, değeri 5 bin liraya kadar olan hukuk davaları, her türlü para cezasına ilişkin kararlar ve on yıla kadar hapis cezası gerektiren suçlara dair beraat kararları gidecek. Hukukçuların ifade ettiğine göre bu durumda Yargıtay'ın dosya yükü yüzde 60-70 oranında hafiflemiş ve davaların bu kadar uzaması engellenmiş olacak. Ayrıca yükü ciddi biçimde hafifleyen Yargıtay, bu sayede ağırlıklı olarak bir içtihat mahkemesine dönüşebilecek.

Türkiye, Avrupa Birliği'nin de dayatmasıyla, yıllardır bu konuda yasal ve maddi hazırlıklar yapılıyor. İstinaf Mahkemeleri kurulması hakkındaki kanun 2005 yılında çıkarıldı. Kanunda iki yıllık bir hazırlık süresi öngörülüyordu. Bu süre de 2007 yılının Haziran ayında doldu. Ama ortada hâlâ (dikilen bazı binalar dışında) hiçbir şey yok.

Peki bunu engelleyen ne?

Bundan birkaç yıl öncesine kadar Yargıtay, İstinaf Mahkemeleri'ne karşı çıkıyordu. Bugün Yargıtay'ın da fikir değiştirdiği, yani bu muhalefetin de ortadan kalktığı görülüyor. Şu anda "bu mahkemelerin üniter yapıya aykırı olduğuna, Türkiye'yi yargısal anlamda böleceğine" dair bazı safsatalar dışında hiçbir itiraz yok.

Özetle; yasa hazır, konsensüs var, tek eksiklik altyapı ve insan kaynağı... Bana kalırsa bu eksikliğin bir türlü giderilememesinin temel sebebi de devletin asli işleri ile tali işlerini bir türlü birbirinden ayırt edememesi.

Eğer devleti yönetenler adaleti sağlamaktan daha önemli bir görevleri olmadığını kavrasalardı; devletin bir zaafı yüzünden tek bir kişinin özgürlüğünün bir gün bile gaspedilmesinin çağdaş bir devlet için affedilmez bir suç olduğunun bilincinde olsalardı; yakında "dünyanın en büyük on ekonomisi" içine girmesi beklenen bir ülkede İstinaf Mahkemeleri'nin kurulması için para bulmak sorun olmazdı.

Ama öyle düşünmüyorlar, öyle hissetmiyorlar. On yıldır tutuklu yargılanan ve davası hâlâ bitmeyen insanlar karşısında ezilmiyor, hiçbir suçluluk duymuyorlar.

Hissettiklerini ama söyleyemediklerini biz söyleyeyim: "Hepsi de hırsız uğursuz takımı... Beklesinler içeride birkaç yıl daha, çatladılar mı!"





Yazarın son yazıları






Yazının Yorumları (13 yorum)
gülay hanımelinize sağlık güzel yazı
köylü - 19:18 / 2011.01.04
adeta ödül niteliğinde olan ve buyurun suç işlemeye devam edin diyen bu yasayla suçluların serbest bırakılmasına sebep olan hiçbir devlet yetkilisine kulluk haklarımı helal etmiyorum . yazıklar olsun. ecevitin kemikleri sızlıyordur herhalde ben bile bu kadarını başaramadım diye.
Nönemi var ki - 11:47 / 2011.01.04
bunun tek çaresi şeriat mahkemelri...
şari.. - 01:18 / 2011.01.04
türkiyede adalet mı var nerde sahtekar varsa savcı hakım yapmışlar.turkıyede hukuk adamlarımı var nerde yalan dolan varsa nerde hırsz sapık adam varsa gıder ona ınanırlar.mahkemeye çağırlırlar aylarca mahkemeler surer ama mahkemeyı kımse kazanamaz sana yıllar once yaşadıklarını sorarlar.
haklı - 00:07 / 2011.01.04
anlamadığım devlet büyüklerimiz.bu kadar hukuk mezunu varken neden yargıtayın daire sayısını artırmadı bugüne kadar,istinaf'ı neden kurmadı.bir izahı olmalı.bir de 5 silah alınıp 2sini yanında taşıma tasarısı vardı seçimde tepki alır diye mi çektiler..bu tasarıyı izah edecek bir devlet büyüğü var mı
çeresiz - 21:27 / 2011.01.03
sayın göktürk istinaf mahkemelerine karşı çıkanlarında,taraf olanların da asıl amacı adaletin hızlanmasıolmayıp,bir kısım yetki ve etkinliğin kaybı yada kazanımı idi. son yasal değişiklikler bu dengeleri terse döndürünce,tavırlar terse döndü. bu nedenle istinaf işi daha çok ötelenir.
yayucel47@gmail.com - 20:48 / 2011.01.03
meğer adalet gecikecekmiş biz bunu bilemedik...
Filiz - 19:27 / 2011.01.03
meğer silah satışları 5 ruhsat birden verilmek istenmesi bu yüzdenmiş...
Filiz - 19:26 / 2011.01.03
devletimi ve yüksek adaletimi yüksek müsadenizle kutluyorum.hırsızları soyulmak katilleri öldürülmek tecavüzcüleri tecavüz edilmek için bekliyoruz.saygılarımızla.yaşasın türk adaleti...
Filiz - 19:19 / 2011.01.03
mevzuat hazretleri var.örnek:türk parasını koruma kanunu nedeni ile, raflar dosya dolu.kanun kalktı dosya bitti.özal pratiği.hakimler gökten inmedi.kontsüz güç. performansı nedir.bir günde 18 dosya yutanı var.çok hızlı.buna dağ olsa dayanmaz.partilerle yarışanlar tırapzon çökertmesi oynarlar.
Hasan Yıldız - 18:01 / 2011.01.03
yargıyı hızlandırmak için neden yargıtayın ceza ve hukuk daireleri sayısı 5 katına çıkarmılmıyor da eski bir yöntem olan ve kaldırılan istinaf mahkemeleri yeniden kurulmaya çalışılıyor,bunca hakim,savcı,personel,bina araç ve gereç nasıl temin edilecek, yoksa efendilermi istemiyor.
avcı akrep - 10:36 / 2011.01.03
yargıtay'daki dosya yükünü istinaf mahkemeleri hafiflettiniz;(varsayalım)peki,hukuka karşı türlü oyunlar oynayan,sahte raporlar ile (1)bir gün bile hapis yatmayan ve kaçan haberal'ı ve eşfdeğeri diğer komutanları nasıl mahkemeye ve hakim önüne çıkarmayı düşünüyorsunuz acaba?saygılar!
ADİL YARGI - 09:06 / 2011.01.03
istinaf mahkemelerinini kurulması için ,yargıtaydaki daire sayısının artırmak için belki anayasa değişikliği bekleniyordu. olamaz mı.bu arada adalet biraz gecikmiş ne çıkar bundan.edişelenmeyin hepsi olur gülay hanım.
vatandaş - 02:29 / 2011.01.03



  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

Türkiye'ye yazık ediliyor

BUGÜN Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erhan Başyurt hukuk tanımaz...

Manşetlerde 27 Mayıs Darbesi

27 Mayıs Darbesi, 27 Mayıs 1960 tarihinde yapılan ve Türkiye...

Kamer Genç'ten zehir gibi açıklama

"Kavgaysa kavga, silahlı mücadeleyse silahlı mücadele, kana kan...

Pınarbaşı saldırısında şok detay

Pınarbaşı Emniyet Müdürlüğü'ne yönelik intihar saldırısında...

Türkiye-Suriye sınırında çatışma

SURİYE ordusu ile muhalifler arasında Türkiye sınırına 10 kilometre...

"Her kürtaj bir Uludere"

Başbakan Erdoğan, AK Parti Kadın Kolları Kongresi'nde konuştu...

Başakşehir'den anlamlı sergi

Başakşehir Belediyesi’nin eğitim merkezli hizmet anlayışına güzel bir...

Hain saldırının asıl hedefi

Kayseri'de düzenlenen hain saldırının asıl hedefi neresiydi?

Ümit Kocasakal suç işledi

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan soruşturma...

Silvan yolunda 70 kg bomba

Silvan'da yapımı devam eden Silvan Barajı'nda güvenlik önlemi alan...

Bakın nerde ortaya çıktı?

Fransa'ya sığınan Cem Uzan'ın, tek umudu Galatasaray'ın bir Fransız...

Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.