28 Şubat 2011 Pazartesi
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt
Gülay GÖKTÜRK
Gülay GÖKTÜRK
gokturkgulay@yahoo.com
Facebook ile paylaş Twitter ile paylaş Arkadaşına gönder Yazdır

Erbakan'ın misyonu

Türkiye, siyasette kalıcı izler bırakmış bir dava adamını kaybetti.

Yarın Erbakan Hoca'yı minnetle öbür dünyaya uğurlayacağız. Başta Fazilet camiası olmak üzere bütün sevenlerinin başı sağ olsun.

Hemen söylemeliyiz ki, Erbakan herhangi bir siyasetçi değil, bir misyon adamıydı. Bugün bu misyonun esas olarak tamamlanmış ve dolayısıyla Erbakan'ın da siyaseten miadını doldurmuş olması, onun yerine getirdiği görevin tarihi önemini hiçbir şekilde azaltmıyor.

Neydi bu misyon; Erbakan Türk siyasetinde neyin öncüsüydü?

Erbakan, 70'li yılların başında politikaya atıldığı andan itibaren, Türkiye'de İslami duyarlılığa sahip olan, rejimin yaptığı laiklik tanımından şikâyetçi olan, İslami yaşam tarzının toplumsal hayatta görünmez hale getirilmesine ve siyasette "gayrimeşru" görülmesine itirazı olan kitlelerin temsilciliğini yaptı. Bu kitlelerin talep ve hatta isyanlarını vesayetçi rejimin bütün engellemelerine rağmen siyaset alanına taşımaya, parlamentoda temsilini sağlamaya çalıştı. Bu yüzden de yarım asırlık siyaset hayatı uzun ve zorlu bir engelli koşu oldu. Partisinin defalarca kapatılmasına, uğradığı sayısız soruşturmaya, bitmek tükenmek bilmeyen davalara, çarptırıldığı hapis cezalarına, siyaset yasaklarına rağmen bu misyonundan vazgeçmedi. Ve doğrusunu isterseniz, partisini koalisyon ortağı haline getirerek, kendisi bakan ve hatta başbakan koltuğuna oturarak, o geniş dindar-muhafazakâr kitlede "bu düzen içinde çarenin tükenmediği" inancını canlı tutmayı başardı. Dindarların da siyaset yapmaya hakkı olduğunu, dindar bir partinin de bu düzende meşru bir biçimde yer alabileceğini ispatlamak için tam elli yılını verdi.

Kim bilir belki de onun 70'li yıllardan bu yana parlamenter sistem içinde kalmak için sürdürdüğü bu inatçı mücadele, açık tuttuğu bu "umut kapısı" olmasaydı, Türkiye'de radikal İslam çok daha güçlü olabilir, bugün yaşadığımız vesayetçi rejimle hesaplaşma süreci çok daha sert yaşanabilir ve sonuç da çok daha farklı olabilirdi.

Benim kanımca, Erbakan (ya da Milli Görüş Hareketi) bu misyonu 28 Şubat sürecine kadar taşıdı. 28 Şubat süreci ertesinde Fazilet Partisi içinde ortaya çıkan "yeni oluşum"la birlikte, artık misyonun bayrağını AK Parti hareketi alacak ve bugünlere kadar getirecekti.

Diyebiliriz ki, Milli Görüş 1970'lerin dışa kapalı Türkiye'sine ait bir siyasi fenomense, AK Parti de aynı misyonun globalleşme çağındaki yeni formudur.

Globalleşme süreci, 1980'lerdeki dışa açılmayla birlikte güçlenen Anadolu sermayesini, dünya kapitalizmi ile entegre olmadan bir adım bile atmanın mümkün olmadığını kendi pratiğiyle anlama noktasına getirdi. Açlık ve yoksulluk içinde kıvranmayı kader saymayan hiçbir toplum, etrafına kalın duvarlar örüp kendi yağı ile kavrulma hayalleri kuramazdı. Zenginlik, refah ve mutluluğun yolu, dünya ekonomisiyle bütünleşmekten geçiyordu. Bu bütünleşme de sadece ekonomide değil, her alanda özgürlükçü bir bakış gerektiriyordu. İşte 30 yıllık devletçi, korumacı, ithal ikameci, faizi haram sayan Milli Görüş Hareketi içinden serbest piyasa ekonomisine ve özgürlüklere sahip çıkan bir siyasi akımın doğması, bu bilinç sayesinde oldu. Milli Görüş içinden çıkan ama o gömleği çıkararak dünyayla uygun adım yürümeyi hedefleyen yeni hareket, çağın ruhuna uygun olarak inanç ve ibaret özgürlüğünü insan hakları çerçevesinde ele alıyor; bireyi devletin önüne koyuyor: laikliği herhangi bir liberal-demokrat partinin tarif edeceği gibi ediyor; dış politikaya, AB'yle ve ABD'yle ilişkilere Üçüncü Dünyacı bakış açısından farklı bir bakış açısıyla bakıyordu.

Yeni hareket, sadece politikalarını değil, otuz yıldır gelenekselleşen siyaset yapma biçimini de dönüştürdü. Bu gelenekte destekleme değil biat, sorgulama değil itaat, muhalefet değil sadakat esastı. Asiltürk'ün bir zamanlar ki deyişiyle, tenkitin o kültürde yeri yoktu. Bu gelenekte göreve talip olmak ayıptı. Görev istenmez verilirdi. Bu gelenek yüzündendir ki, bu siyasi çizgi otuz yıldır bir tek kere bile iki adaylı bir kongre yapmamış, üstelik bununla övünmüştü.

Taa ki, 2000 yılında Abdullah Gül ve Recai Kutan'ın başkanlık için yarıştığı Fazilet Kongresi'ne kadar...

Bu tarih, "babaların oğulları aştığı", yeni bir kuşağın eski kuşağı hürmetle kenara çekip kendine yol açtığı, geleneğin kendi içinden yeni bir filiz verdiği, Erbakan'ın temsil ettiği misyonun, bu misyonu dünyanın ve Türkiye'nin yeni şartlarına uygun bir biçimde yeniden yorumlayan yeni bir kuşağa devrolduğu tarihtir.

Unutmayalım ki, toplumsal ve siyasal gelişmeler kesintisizdir. Farklı dönemler birbirlerinin içinde doğar, içinde filizlenir ve eskiye galebe çalarak esas haline gelirler. Eğer 1970'in Milli Nizam Partisi olmasaydı, bugün AK Parti de HAS Parti de olmazdı. Erbakan olmasaydı, Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül, Bülent Arınç, Numan Kurtulmuş da olmazdı. Nice çileler çekilen o geçmiş olmasaydı, bugün umutla beklediğimiz güzel gelecek de olmazdı.

Ben yarın bütün Türkiye'nin Erbakan Hoca'yı böyle bir bilinç ve minnet duygusuyla uğurlayacağından eminim.





Yazarın son yazıları






Yazının Yorumları (22 yorum)
chp ve chp'liler gayet güzel anlamıştır derin tefekkür.her fırsatta onlar;biat ederler diyen kıskanç başarısız beceriksiz ve bozguncu chp ve chp'lilere dir sözüm.
Filiz - 17:25 / 2011.03.03
filiz rumuzu ile yorum yazan kardeşim.ben sizin birinci yorumunuzu üç dört defa okudum ama ne demek istediğinizi bir türlü anlayamadım.bende yorum yapmış olayım diyemi yazdınız acaba yazdığınız yazıda ne demek istediğinizi af buyurun ben anlamadım.
Derin tefekkür - 22:57 / 2011.03.01
erbakan hocaya allahtan rahmet dilerken ülkeye ve ülke insanına verdiği önemden dolayı teşekkür ediyoruz.nur içinde yatsın.
Filiz - 22:00 / 2011.03.01
çok sesli korolar birlik beraberlik ve uyumu biat zannedebilirler...aynı partide olupta her kafadan farklı sesler çıkarmayı demokrasi zannedebilirler...kendileri bozguncu oldukları için yapıcı insanlara tahammül edemeyebilirler...bu bozgunculuk ve aymazlıkla ikdidar olacaklarını zannedebilirler...
Filiz - 21:58 / 2011.03.01
bu gelenekte dün olduğu gibi bugün de; “biat” “itaat”“sadakat” esastır. bunu ak-parti bizatihi uygulamaktadır. ama her nedense siz farklı görmeye ve göstermeye çalışıyorsunuz. eğer böyle olmasaydı diğer partilerden farkı kazmazdı.bundan rahatsız olanlar ak-parti ile beraberliklerini devam ettiremez
Farklı bakış - 15:59 / 2011.03.01
gülay hanım başarılar
köylü - 20:49 / 2011.02.28
ülkesini ve insanlığı düşünen o dahi artık aramızda yok.onu anlamak bu kadarmı zordu.ne istediğini çok iyi bilen dünya lideri olmamız gerekiyor dediğinde birilerinin bıyık altından gülmesine ve ona engel olma çabalarına dur diyebilmek bu kadarmı zordu.o herşeyiyle inancına sahipçıktı.rabbine kavuştu
azize demirel - 20:34 / 2011.02.28
darbeciler refah-fazilet partisini kapadılar, yani milli görüşü budadılar ama milli görüş bugün 4 filiz verdi. engüçlüsü akp tabi ama yanında saadet, hasparti, türkiye partiside diğerleri. hey gidi sabih kanadoğlu hey. erbakanın en büyük başarısı milli görüşü 4 partiyle temsil ettirmesidir.
28 şubatçılar kaybetti - 17:04 / 2011.02.28
80 ihtilali öncesi sağcı solcu gençler provakasyonlarla birbirlerine girerken o milli görüş gençliğini bunların dışında tuttu. o önce türkiye sonra tüm islam coğrafyasını düşündü mazlumların inananların umuduydu.mekanı cennet olsun
izci - 13:12 / 2011.02.28
vatanları ve insanlık için çalışanların kıymetlerinin bilindiğini gördükçe, umutlu olmaya devam edebileceğiz.bn.göktürk'ün yazısını kutluyoruz.dr.osman akkaya
OSMAN AKKAYA - 12:56 / 2011.02.28
allah rahmet eylesin. bir generalin karısı protokol esnasında hocayı aşağılamak için ona çantasıyla vurmuş, sonrada bu yaptığıyla yakın çevresinde övünmüş durmuştu. yarın o da allah'ın huzuruna varacak. gerçek hak adalet divanında hesap görülecek. orada cihaner, yarsav yargıçlık edemeyecek.
Başak - 11:54 / 2011.02.28
rahmetli dua etmesini biliyordu. demokraside istisnanın olmadığını, müminlerinde sakıncasız piyade olabileceğini söylerken,ön tedbirleri almadı.bedduası masumdu ,savunmada yer alamayacağı test edidi.horoz ne zaman ve nerede öteceğini bilmiyordu. karagucak güreşti.diz çökmemesi bir mirastır
Hasan Yıldız - 10:20 / 2011.02.28
o sadece türk insanını değil bütün dünya insanlarını düşünürdü. teşkilatçılığı ve dünya görüşü sıradışı bir görünüm arzetse de uygulandığında sonuç alınıyordu. arkasında görüş ve düşüncelerini uygulayacak yüzlerce talebe bıraktı. onlar şimdi bayrağı yere indirmeden taşıyacaklar inşallah...
İŞİN ASLI - 09:52 / 2011.02.28
hülasa sy.erbakan türk insanını iyi okuyan bir liderdi. onların sıkıntılarını yüzlerinden okurdu. onların yüzyıllardır özümsediği inanç ve geleneklerini bir çırpıda çöpe atıp yeni yöntemlere itibar etmediklerini gördü. onların anlıyacağı dilden ve onlara göre bir idare sistemi vadetti ama olmadı...
İŞİN ASLI - 09:47 / 2011.02.28
necmettin erbakanı 28 şubatta bitirdiklerini zannedenler aslında milletimizin ali menfaatlerini ve sonuçta kendilerini bitirdiler. milletimiz 28 şubat hırsızlarının isimlerini hatırlamazken erbakan'ın talebelerinden bir tanesi şu anda cumhurbaşkanı,bir tanesi meclis başkanı diğeri ise başbakandır.
Ali Taş - 08:58 / 2011.02.28
işbirlikcileri vardı.şimdi kimse kalkıpda onu arkasından ölümünden üzüntü duyduk diye mesajlar kamuoyuna açıklayıp riyakarlık yapmasın.türk milletinin zekası erbakan hocayı kimin sevip sevmediğini ayırt edecek kapasitede allah'a şükür.
Derin tefekkür - 08:28 / 2011.02.28
erbakan hocamıza allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun.o aynı zamanda bir mütefekkir idi.ama ne yazıkki toplumumuzda bir çok insan onu anlayamadı.düşüncelerine saygı göstermedi.hatta icraatlarının önü kesildi.tabii bunda kendisinin de söylediği gibi dış devletlerin oyunları vardı.onların yerli
Derin tefekkür - 08:24 / 2011.02.28
saadet camiası olacak fazilet camiası değil
ups - 04:10 / 2011.02.28
gideceğini düşünmesem de
muhammet fidan - 03:22 / 2011.02.28
yarısı kadar yaşarsak çok yaşamış sayalım kendimizi erbakan hoca umarım cennetin en güzel kısmında ağırlanır. yirmi sekiz şubatta meşhur deniz kuvvetleri komutanı vardı erbakan hocaya rakı içirmeye çalışan umarım yaratan onunla hesaplaşması için ortam oluşturur var yok erbakan hocanın onun olduğu
muhammet fidan - 03:21 / 2011.02.28
olmaz mı hocanın verdiği cevap inanılmaz diyor ki bizim yaptığımız cıhattır sen şimdi bana diyorsun ki gençler namaz kılıyor bırak kılsınlar sen kılma böyle şey olur mu ölene kadar bu uğurda mücadele edeceğim bizler gibi emekli olalım bir kenara çekilelim diye düşünen insanlar hakıkaten erbakanın
muhammet fidan - 03:16 / 2011.02.28
evet gülay hanım sanki hiç ölmeyecek gibiydi erbakan hoca ama sonunda oda öldü keşke hepimiz onun yarısı kadar yaşaya bilseydik dolu dolu geçen bir ömür bugün radyoda onunla yapılan bir röpörtajı dinledim gazeteci diyor ki hocam artık yaşlandınız kenera çekilerek gençlere yol gösterseniz daha iyi
muhammet fidan - 03:12 / 2011.02.28



  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

Türkiye'ye yazık ediliyor

BUGÜN Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erhan Başyurt hukuk tanımaz...

Manşetlerde 27 Mayıs Darbesi

27 Mayıs Darbesi, 27 Mayıs 1960 tarihinde yapılan ve Türkiye...

Kamer Genç'ten zehir gibi açıklama

"Kavgaysa kavga, silahlı mücadeleyse silahlı mücadele, kana kan...

Pınarbaşı saldırısında şok detay

Pınarbaşı Emniyet Müdürlüğü'ne yönelik intihar saldırısında...

Türkiye-Suriye sınırında çatışma

SURİYE ordusu ile muhalifler arasında Türkiye sınırına 10 kilometre...

"Her kürtaj bir Uludere"

Başbakan Erdoğan, AK Parti Kadın Kolları Kongresi'nde konuştu...

Başakşehir'den anlamlı sergi

Başakşehir Belediyesi’nin eğitim merkezli hizmet anlayışına güzel bir...

Hain saldırının asıl hedefi

Kayseri'de düzenlenen hain saldırının asıl hedefi neresiydi?

Ümit Kocasakal suç işledi

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan soruşturma...

Silvan yolunda 70 kg bomba

Silvan'da yapımı devam eden Silvan Barajı'nda güvenlik önlemi alan...

Bakın nerde ortaya çıktı?

Fransa'ya sığınan Cem Uzan'ın, tek umudu Galatasaray'ın bir Fransız...

Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.