Çağdaş Türkiye'nin kırılma noktasıdır. Cumhuriyetin 100. yıl kutlaması, bu mesaj ve projelerle taçlanacaktır.
Bu nedenle, nasıl ki 1950-1960 arası "Adnan Menderes", 1970-1980 arası "Süleyman Demirel", 1985-1995 arası "Turgut Özal" dönemi olarak tarihe kazınmışsa 2003-2023 arası ki belki de daha ötesi "Tayyip Erdoğan" dönemi olarak tarihe geçer diye düşünmekteyiz. Zira kim ne derse desin açıklanan hedefler her anlamda gelecek nesillere daha güzel bir Türkiye bırakacak niteliktedir. İnsana ve demokrasiye dönük bir anayasa, hukuk ve ekonomide mega projeler "Büyük Türkiye" hedeflerini işaret etmektedir.
İstanbul için doğu ve batıda kurulacak iki yeni kent oluşum projesi son çeyrek asrın heyecanı olacaktır. İçinden kamyonların geçebileceği büyüklükte alt yapısıyla, 300 metrelik bulvarlarıyla, kentlerin en ücra köşesine kadar uzanan metro ağlarıyla çağdaş kentlere örnek olacak bir projedir. 10 bin km'lik hızlı tren yatırımı ise bir rüyanın gerçekleşmesidir. Bu vizyonu, siyasi kıskançlığı bırakıp, salt karşı çıkma egosunu unutup, böyle okumamız gerekir.
Ayrıca yıllardır hemen hemen her alanda neden dünyaya muhtacız diye yakınmıyor muyuz? İşte 2023 hedeflerine baktığımızda bu yakınmaların da artık geride kalacağını görmekteyiz. Her yıl savunma sanayimize milyar dolarlar harcamaktayız. Artık ilk kez tank üretilmeye başlanmıştır. İnsansız hava aracı denemelerine başlanmıştır. Türkiye F-16 modernizasyon merkezi olmuştur. Değişik ülkelerden gelen F-15 modernizasyonu ülkemizde yapılmaktadır. Yerli üretim ve teknolojisini yüzde 50'ye çıkaran ülkemiz 2023'te uydularını, savaş tüfeğini, topunu üreten bir ülke olacaktır. Milli tankımızı, savaş helikopterimizi üretmiş olacağız. Hatta ihracata bile başlayacağız. Böylelikle dışa bağımlılığımız azalacaktır. Bunun ekonomik tanımı şudur. İthalata daha az harcamak, ihracattan daha fazla kazanmaktır. Böylelikle bütçemiz rahatlayacaktır. Memura, işçiye, emekliye daha çok ücret verilebilecektir. Vergi reformlarıyla özel kesimin yatırım heyecanı artacaktır. İstihdam yaratılacaktır. Yine esnafımız, tüccarımız, tarım kesimimiz daha iyi sektörler olacak. Sıkıntıları için kalıcı çözümler üretilebilecektir. Fert başı gelirin 25 bin dolara çıkması sağlanacaktır.
Özetle, seçimi AK Parti'nin kazanacağını görmekteyiz ama bu açıklama sonucun teminatı olmuştur.
Okullar demokrasi istiyor
2023 vizyonunu alkışlarken bunu daha da heyecanlı hale getirecek güncel sorunların çözümü de önem kazanıyor. Bu sıkıntılar özellikle eğitim sektöründe yaşanıyor. Milli Eğitim Bakanlığı'nın Yönetici Atama Sistemi'nin karmaşa ve mağduriyet yarattığı gözleniyor. Haksızlıklar nedeniyle öğretmenlerin moral ve motivasyonları düşmüş durumda. Başta okullarda olmak üzere tüm eğitim kurumlarında görevde yükselme, terfi ve yönetici atama sisteminin demokratik olması gerekiyor. Öğretmeniyle, öğrencisiyle ve velisiyle tüm eğitim kulvarında, hür düşünceye, özgür iradeye saygılı bir sistem amaçlanıyor. Seçim öncesi bu beklentiler önem taşıyor. Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, "Mevcut yönetici atama sistemi hantallığı ve adaletsizliği beraberinde getirmektedir. Biz eğitimde demokrasi istiyoruz. Demokratik bir okul yönetimi istiyoruz" diyor. 2023 vizyonunda bu ayrıntılar gözükmüyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bu konuda çok acil çözüm getirmeli diye düşünmekteyiz.
GÜNÜNSÖZÜ: Bir kapı kapandığında diğeri açılır. Ancak kapanan kapıya uzun bakarsan senin için açılmış yeni kapıyı göremezsin. Helen Keller
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yüksek zam isteyen memurlara Yunanistan...
Asgari ücretliye 2012'nin ilk altı ayı için yüzde 5.91, ikinci altı...
Yürürlüğe girdiğinden bu yana tartışılan Türk Ticaret Kanunu’nda...