Ortaya 5 ana hedef ve 27 eylem planı çıktı. Hedefler arasında kendi markamız olacak otomobil de bulunuyor. Belge ayrıca, 'vergi sürprizi' de yaptı. Taslakta yer alan genel vergi düzenlemesiyle ilgili madde Maliye Bakanlığı'nın ısrarıyla son anda belgeden çıkarıldı. Böylelikle daha ucuz otomobil sahibi olma hayalleri bir başka bahara uzadı. Aslında ÖTV'nin kaldırılması için ortam müsait değil. Bütçe açığı henüz yeni yeni azalmaya başlamış durumda. ÖTV'nin yerini alacak ve bütçeye katkı sağlayacak yeni bir argüman bulunmuş değil. En önemli kaynak kayıt dışının ortadan kalkması olur. Yaklaşık 20 milyar dolarlık bir artı değer yaratılabilir ama yaptırım yok. Aksine azalacağına artış gözleniyor. Bu bakımdan Otomotivde ÖTV daha uzun süre kalkmaz.
Belgenin makro görüntüsüne baktığımızda da doğrusu tatmin edici bir açılım bulamadık. Zamana bırakılmış tespitler var. Çözüm önerileri yok. Örneğin ihracat artışı bu hedeflerden birisi. Otomotiv sektöründe de ithalat artarken ihracat düşüyor. Sektör, ihracatçı olma özelliğini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalmaya süratle gidiyor. 2008 yılında 5 milyar dolar, 2009'da 3.5 milyar dolar dış ticaret fazlası veren sektör, 2010'da 373 milyon dolar fazlaya indi. Bu bir risk, bir tehdittir. Görmezden gelinemez.
Otomotiv sektörünün sadece montaj yapan kimliğinden sıyrılıp, dünyanın değişik yerlerindeki değişik müşteri ihtiyaçlarına cevap üretebilen tasarımlar geliştirmesi gerekiyor. Dünya markası yaratma çalışmalarımız var ama sektördeki (buna diğer sektörler de dahil) Ar-Ge çalışmalarımız çok zayıf. İşin ciddiyetini kavramış değiliz. Otomotivde dünya markası olan ülkelere baktığımızda günümüzde öne çıkmış markaları için Ar-Ge çalışmalarının 70-80 yıl öncesinden başladığını görüyoruz. ABD, Japonya ve AB ülkelerini bırakıp bizimle rekabet yaratacak ülke olan Kore ve Çin ise, bizden 20-30 yıl öne yola zaten çıkmış durumdalar. Bu nedenle, bugün için geçerli olan içten yanmalı motor teknolojisinde sona yaklaşıldığını görmemiz gerekir. Bizim markamız sadece bize moral kazandıracaktır. Bu süreçte hibrit araçlar, elektrikli araçlar, hidrojen yakıtlı araçlar, hatta belki etanol ve bor yakıtlı araçların üretimine geçiş gerekir. Bu yarışa bütün ülkeler hemen hemen aynı noktadan başlıyor. Bu konuda enerjimizi kullanmanız lazımdır. Bize göre strateji belgesinin en önemli hedefi ve uygulaması bu olmalıdır.
Yeni Demirel Partisi (YDP) senaryosu
Siyaset her saniye yeni bir kulis üretir. Bu pazar günü bunlardan birisini paylaşacağım. Dedikodu iki dönem milletvekili olmuş politikacı Tevfik Diker'den geldi. Senaryoya göre, CHP ve MHP'nin aday listelerinde yer alan 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e yakın veya geçmişte yakın çalışmış olan bazı isimler 12 Haziran'da Milletvekili seçildikten sonra partilerinden istifa edecekler ve yeni bir partide bir araya geleceklermiş. Bu parti Yeni Demokrat (Demirel) Partisi (YDP) olacakmış. Parti,12 Haziran seçiminden sonra TBMM'de grup kuracak ve Cumhurbaşkanlığı seçiminden önce yaşama geçecekmiş. Bu partinin muhtemel iki cumhurbaşkanı adayı olacakmış. Birisi Demirel diğeri de Haberal. YDP'de yer alacak muhtemel isimler arasında Sinan Aygün, Turhan Tayan, Aytun Çıray MHP'de ise Sümer Oral, Celal Adan, Cemal Özbilen isimleri sayılıyormuş. Yani, "Mış-muş." Rüyası bile mümkün değil ama siyasi dedikodusu yapılıyor. Olsa olsa pazar gününüzün yüzünüzü güldürecek bir kulvarı olabilir.
Günün sözü: "İnsanlar, dünyada çabuk yükselen şeylere değer verirler ama hiçbir şey toz ve tüy kadar çabuk yükselmez." Horace Mann
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yüksek zam isteyen memurlara Yunanistan...
Asgari ücretliye 2012'nin ilk altı ayı için yüzde 5.91, ikinci altı...
Yürürlüğe girdiğinden bu yana tartışılan Türk Ticaret Kanunu’nda...