Çalışmada son 20 yıl içerisinde tarım politikaları genel olarak "makroekonomik" açıdan incelenirken son 10 yıldaki gelişmelere de detaylı şekilde yer verildi.
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker'e 29 Nisan günü takdim edilen "OECD Türkiye Tarım İnceleme ve Değerlendirme Raporu"nda yer alan tespitler şöyle belirlenmiş;
- Türkiye ekonomisi dünyanın 20 büyük ekonomisinden birisidir.
- Türkiye küresel krizi olağanüstü uygulamayla başarılı şekilde atlatmıştır.
- Türkiye dünyanın 7'nci büyük ve önemli tarım üreticilerinden birisidir.
- Tarımın istihdam payı yüzde 50'den 25'e düşmesine rağmen üretim değeri, son 7 yılda gelişmiş ülkeler düzeyinde sonuçlanmıştır.
- Tarım sektörünün politika reformları 2000 yılından sonra hızla artmıştır.
Çiftlik boyutları küçük olmasına rağmen yine de Türkiye dünyanın büyük tarım ihracatçısı ülkelerinden biri olma başarısını sağlamıştır.
- Tarım politikalarında AB normlarına uyum konusunda gerekli önlemleri hızla aldığı görülmektedir.
- Tarımsal üretim süratle büyümektedir. Özellikle tarla bitkileri yüzde 75, meyve sebze ise yüzde 44 oranında büyüme değeriyle tarımın "lokomotifi" görevini üstlenmektedir.
- Tarımsal alanların yüzde 55'i ekilebilir olup yüzde 38'i mera ve otlak, yüzde 8'i de yıllık bitkilere ayrılmıştır. Bu nedenle Türkiye gıda ürünlerinde kendine yeterli bir ülke niteliğini korumaktadır.
- Türkiye, fındık, kayısı ve kiraz üretiminde dünya lideridir. İncir, kestane, fıstık, salatalık ve karpuz üretiminde ikinci büyük, elma, bezelye, soğan, zeytin ve koyun sütü üretiminde üçüncü büyük, taze sebze, üzüm, tütün ve çay üretiminde ise dördüncü büyük ülke konumundadır.
Çalışmada, bunların yanı sıra tarım üreticisinin desteklemesinde OECD ülkeleri ortalamasının üzerine çıkıldığına dikkat çekilirken, tarımsal işgücünde önemli yer alan aile içi istihdamdaki kadınların yüzde 50'sinin yeterli gelir ve eğitim düzeyleri açısından da OECD ortalamasının altında kalındığı tespitine yer verilmektedir.
Petrol, kur artışı ve zam sinyalleri
Ham petrol fiyat artışı sürüyor. Libya ve Suriye olayları ile ABD ekonomisinin belirsizliği ham petrol fiyatlarını 115 dolara çıkardı. Artışın devam edeceği ve fiyatın 120-125 dolara ulaşacağı telaffuz ediliyor. Buna paralel olarak, bizde ayrıca, kur artışı da yaşanıyor. Bu gelişmeler akaryakıt ürünlerinde ve ithal girdilerde fiyat yükselişlerine yol açıp enflasyonu tetikliyor. Bu nedenle MB'nin yeni patronu Erdem Başçı ilk kararıyla 2011 enflasyon beklentisinde değişime gitti. Ocak başında 5,9 olan hedefi bir puan artırıp 6.9'a çıkardı. Bu değişim yeni zamların habercisi olmaktadır.
Hem ham petrol fiyatlarındaki artış hem de kurlardaki yukarı hareket yakında yeni fiyat artışlarının sinyali olmaktadır. Ne var ki,12 Haziran'da yapılacak seçim nedeniyle zam uygulaması dizginlenebilir. Ancak seçim sonrası fırtına yaşanacaktır. Buna hazırlıklı olalım.
GÜNÜN SÖZÜ: Bir anne oğlunu adam etmek için yirmi yıl uğraşır, bir başka kadın yirmi dakikada adamın aklını başından alır. Anonim.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yüksek zam isteyen memurlara Yunanistan...
Asgari ücretliye 2012'nin ilk altı ayı için yüzde 5.91, ikinci altı...
Yürürlüğe girdiğinden bu yana tartışılan Türk Ticaret Kanunu’nda...