Liderlik eğitimi alan-veren, liderlik çalışan herkesin bu ses kayıtlarını dinlemesi gerekir. Koşaner belli ki üst rütbeli subaylara bir motivasyon konuşması yapıyor. Konuşmasının konseptini de "utandırma" üzerine kurmuş. Bu nedenle de "Halimiz kepazelik" gibi laflara da takılmamak gerek.
Seçilen sözcükler bir liderin motive edici konuşma duygusuna kapılıp seçtiği sözcükler. Aksine böylesine güçlü bir motivasyon konuşması yapabildiği için Koşaner'i kutlamak isterim.
Ancak konuşmanın içeriği çok güvendiğimiz TSK'nın (kendi deyimleriyle) "sevk ve idaresi" ile ilgili ağzımızı açık bırakacak bilgiler içeriyor. İşte üzerinde ciddi olarak durulması gereken konular:
· İlker Başbuğ dönemindeki şeffaflık çabalarını "örgüt hazır olmadan şeffaflaşırsanız çok dayak yersiniz" diye eleştirmiştim. Konuşmalarından öyle anlaşılıyor ki, Koşaner TSK'yı hazır bulmadığı için Başbuğ'un şeffaflık stratejisine son vermiş ve içeriye çeki düzen vermeye çalışmış. TSK'nın dış iletişim stratejisine yeni bir yön vermesi şart. Ve de şu akreditasyon denen ucubeye son vermesi.
· TSK'nın 20 yıl önce döşediği mayınların yerini bilmiyor oluşu ve kendi askerlerini kendi kazdığı kuyuya düşürüyor oluşu tam bir yönetim zafiyeti. Geriye giderek bu sorumsuzluğun sorumlularının bulunması şart. Acaba TSK içinde bu durum soruşturuldu mu?
· Çatışmaya giren askerin eğitiminde sorunlar olduğu ve PKK'ya karşı yapılan savunmada bu eğitim eksikliğinin göğüs göğüse çarpışılan yerlerde cesareti azalttığı ve asker kayıplarını artırdığı ortada. Acaba Koşaner'in konuşmasından bu yana nasıl bir eğitim değişikliğine gidildi? Son iki saldırı 24 şehit pek de bir şeyin değişmediğini göstermiyor mu?
· En önemlisi İHA'dan gelen görüntülerin üst düzey komutanlar tarafından strateji geliştirme konusunda kullanılmadığı... Hatta komutanların bu görüntülere bakmadığı... Bu çok büyük bir savaş oyunu zafiyeti. Bu zafiyet terfilerde savaş stratejisi geliştirme konusunda yetersiz komutanların terfi ettirildiğinin kanıtı olabilir mi? Eğer öyleyse bu konuda TSK'nın geleceğe yönelik bir planı var mı?
· Koşaner belli ki bazı komutanlarının siyasi havadan etkilenip artık PKK'nın peşini bıraktıklarından şikayetçi ve bu nedenle de lider olarak onları gaza getirmeye, PKK'yla mücadelede rehavete kapılmasınlar diye özendirmeye çalışıyor. Ancak orada kullandığı bir cümle var ki kabul edilemez. Bu cümle şu: "Bize kimse operasyonları durdurun diyemez." Bu cümle artık zamanın ruhunu yansıtmıyor. Yansıtmamalı da... Halkın yetkilendirdiği Meclis'in üzerinde, onun yetkilendirdiği siyasi kadronun üzerinde hiçbir güç olamaz. Dolayısıyla halk isterse TSK durur.
· 2002'den bu yana yaşananlar, artık hiçbir şeyin gizli kalmıyor oluşu "yandaş medyanın, liboşların" görevini yapıp hatalı olanı uyarması, TSK üzerinde olumlu etkiler yapmış ve görevini yapmayanların, rehavete kapılanların kendilerine çeki düzen vermelerine yol açmış.
O halde "yandaş medyayı, liboşları" yerin dibine batırırken yiğidi öldürüp hakkını da vermek gerekmez mi? "Peki o zaman siz neredeydiniz kardeşim, size kalsa hâlâ askerlerimizin bazıları kendi kurşunlarıyla alınlarından vurulacaktı" diye de "candaş medyayı, laikçileri " eleştirmek gerekmez mi?
Gerekir. Bazılarının yatacak yeri yok. Onlar kendilerini bilirler.
Çekirgelik
Ümit, fitili yanan sabırdır. TERTULLIANUS
"Kavgaysa kavga, silahlı mücadeleyse silahlı mücadele, kana kan...
SURİYE ordusu ile muhalifler arasında Türkiye sınırına 10 kilometre...
Başakşehir Belediyesi’nin eğitim merkezli hizmet anlayışına güzel bir...