12 Ocak 2012 Perşembe
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt
Ahmet KONANÇ
Ahmet KONANÇ
akonanc@bugun.com.tr
Facebook ile paylaş Twitter ile paylaş Arkadaşına gönder Yazdır

TURKCELL SÜPER LİG NİYE BİTTİ?

Bu sloganı hatırlarsınız. Tabi bu haliyle değil. "Turkcell Süper Lig hiç bitmesiiiiin" olanıyla..
Geçen sezon başı itibariyle bu güçlü GSM operatörünün lige desteği bitti. Hem ligin isim sponsorluğundan hem de birçok kulübün formasından çekildi.
Devreye Spor Toto girdi de, ligimiz isimsiz kalmadı. Ardından Bakan Suat Kılıç'ın ilgisiyle, forma reklamı gelirinden yoksun kalan kulüplere de Spor Toto sahip çıktı.
O günlerde herkes çok şaşırmıştı. 6 yılı aşan futbol sponsorluğu ne diye bitmişti? Olayı sadece şuna bağlayanlar oldu; Digitürk yayın ihalesiyle birlikte isim hakkı pazarlamasını da 321 milyon dolarlık paketin içinde yeniden alınca, 2010-11 sezonunun isim hakkını yeniden pazarlamak istedi. Turkcell ise aynı rakamlarla, 1 yıllık opsiyonunu kullanmak istedi. Anlaşmazlık çıktı. İpler koptu.
Halbu ki tek sebep bu değildi. Kulüp boyutu da vardı.
Örneğin Bursaspor; şampiyon olduktan hemen sonra Turkcell'e "Bizi rakip GSM'ciler arıyor. İki hatta üç katını veren var" dediler. İlk duygusal 'kırılma' anı gerçekleşti. Yine de etkilenmediler. Ertesi gün yapılan büyük kutlamada kullanılan üçtü açık otobüsü Turkcell getirdi.
Ancak bu ısrar sürdü. Yılların iş ilişkisinin göz ardı edildiğini düşünen Turkcell için profesyonel 'kırılma' anı da gerçekleşti. Dönem dönem diğer kulüplerin, örneğin Fenerbahçe'nin, "Benim sponsorum değil" diyerek milli takım çekimlerine kendi futbolcularını göndermediği de olmuştu. Tüm bunlar masaya yatırıldı ve çekilme gerçekleşti.
Turkcellsiz o sezon, şike skandalı patladı. Şampiyon takım Bursaspor, forma reklamı bulamadı. Yani ilginç bir yıl oldu.
Halbu ki 10 kulüp Turkcell'den göğüs reklamı karşılığı 600 bin dolar alıyordu. O sezon hatırlıyorum, bu rakamdan yoksun kalan Anadolu kulüpleri isyan etmişti. Rakamı aşağılara çeklmişler ancak çogu sponsor bulamamıştı.
Turkcell, 10 Anadolu kulübünü sponsorluk ücreti dışında da destekliyordu. Süper Lig şampiyonuna 500 bin dolar veriyordu. 2'nciye 250 bin dolar, 3'üncüye veya Avrupa Ligi'ne katılan kulübe ise 150 bin dolar ek destek sağlıyordu.  Avrupa Ligi'nde grup maçlarından sonra son 32'ye kalan takıma ve Şampiyonlar Ligi gruplarına kalan takıma da 100'er bin dolar prim ödüyordu. En çok gol atan ve milli takıma oyuncu gönderen takımlara da 100'er bin dolar ek destek sağlıyordu. Fair-play Ligi'nhdeki paralar da cabasıydı.
Ancak 'Geleceği Koşanlar Projesi'yle spordan kopmadılar. Bireysel sporlara destek verip, ülke sporuna hizmeti sürdürüyorlar.
Tüm bunların önemi ne?
Çok açık, bugün yaşadığımız hiçbir şey tesadüf değil. O gün, sponrsor ilişkilerinde kurumsal değil amatör davranan idarciler nedeniyle, bugün sporun lokomotifi futbol dibe vuruyor.
Plansız transfer harcamaları nedeniyle kulüpler batmak üzere.
Futbol, şike belasından bir türlü kurtulmayı beceremeyen, talimatları uygulamayan idareciler nedeniyle UEFA'nın tehdidi altında.
Bu gidiş hayra alamet değil.
Umarım futbol hiç bitmeeeeez!!!

RFİK OLİSİ!

Polis, özelliklede İstanbul polisi müthiş bir değişim yaşadı. Her yerde pırıl pırıl memurlar. Asayişinden trafik ekibine; saygılı, konuşmayı bilen, çoğu da gencecik. Sadece personel boyutu değil, teçhizat boyutuyla da daha prestijli bir görünüm var artık. Örneğin o yeni otomobiller; benim polisim en iyisine binmeli, en sağlamıyla güvenlik içinde görev yapabilmeli.
Ne var ki, bunca güzelliğin içinde, hem de epeyce 'görüntü hataları' var. Halen bakımsız görünümlü araçlar görmekle beraber, en çok da yazısal eksikliklere üzülüyorum.
Birisine daha dün sabah Hadımköy gişeleri girişinde şahit oldum. Trafik otosunun üstünde 'RFİK OLİSİ' yazıyor. Bunca teknolojik değişimin içinde acaba polis 'P' harfini mi bulamadı diye düşünmedim değil. Aklıma asıl akıl takılan, o memur arkadaşların bu aracı niye kullandıkları? Sürücülere acil-acil olmayan her türlü eksikleriyle ilgili ceza kesme yetkisine haklı olarak sahip olan memurların, 'RFİK OLİSİ' yazılı aracı nasıl açıklayacaklarını merak ediyorum.. Acaba İstanbul merkeze uzak diye bu araçlar buraya mı yönlendiriliyor?
Efendim?
Niye mi sormadım?
Maalesef, orada soramadım.
Zaten orada başka bir merakımdan ötürü fırçayı yediğimden, bir de bunu sorduğumda başıma gelebilecek daha ötesi kelimeden çekindim doğrusu..




Yazarın son yazıları






Yazının Yorumları (0 yorum)



  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

Terim'den Mourinho'ya teklif

Real Madrid’in dünyaca ünlü teknik direktörünün Türkiye’de estirdiği...

Şenes Erzik, Ali Koç'a cevap verdi

Şenes Erzik, Ali Koç'un sözlerine Gazeteniz BUGÜN aracılığıyla cevap...

Finlandiya Türkiye maçında 5 gol

2014 Dünya Kupası elemelerine Avusturya'da hazırlanan A Milli Takım...

Fenerbahçe'den yılın transferi

Sarı-lacivertli kulüp, Mehmet Topal transferini bitirdi...

Fenerbahçe'de şok istifa

Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımı Koordinatörü Aydın Örs, görevinden...

Şenol Güneş takımda kalıyor

Bordo-mavili kulübün Asbaşkanı Şakar, Şenol Güneş'in takımda...

Ünal Aysal'dan çarpıcı açıklama

Galatasaray Başkanı Ünal Aysal, Fatih Terim’in 'Bana kalsa Beşiktaş...

Kabe'de bile F.Bahçe!

Fenerbahçe taraftarının fanatikliğini gözler önüne seren olay Kabe'de...

Beşiktaş'ın dudak uçuklatan borcu

Siyah-beyazlı kulübün toplam borcunun 482 milyon 295 bin lira olduğu...

Hakem Özlkalfa'nın acı günü

FIFA kokartlı hakemlerden Tolga Özkalfa'nın babası hayatını...

BJK menajerlere 19 milyon ödedi

Beşiktaş eski yöneticisi Sinan Vardar, yanlış transferler nedeniyle...

Spor Toto Super Lig Bank Asya 1. Lig
İngiltere Premier Lig Almanya Bundesliga İspanya La Liga İtalya Serie A Rusya Premier Lig Fransa Ligi
Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.