Little Fockers filminde bir sahne var.
Serinin üçüncü filmi.
2000 yılındaki Meet the Parents çok tutulunca 2004'te Meet the Fockers çekilmişti.
2010 yapımı Little Fockers'ta yine Robert De Niro ve Ben Stiller, uzlaşmaz ve inanılmaz şüpheci kayınpeder-damat rolünde döktürüyorlar.
De Niro'nun oynadığı burnundan kıl aldırmayan kayınpeder Jack Byrnes eski bir ajan.
İlk filmlerde gerek damadı gerekse merak ettiği herkes hakkında eski teşkilatından istihbarat desteği alıyor.
Benzer biçimde son filmde de biriyle ilgili destek isteyince telefonun öbür ucundaki ajan, aynen şöyle diyor:
"İzinleriniz 12 yıldır faal değil."
Emekli ajanımız bu duruma çok bozuluyor:
"Dinle beni, delikanlı. Sen bezle dolaşırken ben mikrofon yerleştiriyordum. Başlatma şimdi!"
Telefondaki genç ajan, bakın nasıl yol gösteriyor:
"Efendim, elim kolum bağlı. Google'dan bakarsanız istediklerinizi öğrenebilirsiniz."
Jack Byrnes öyle yapıyor ve Google'dan topladığı bilgilerle yoluna devam ediyor. Öyle ki, Google teşkilata gerek bırakmıyor. İstediği her türlü bilgiye ulaşıyor.
Açık istihbarat
Ankara'da geçen üniversite yıllarında şöyle bir bilgi kaldı kulağımda: İstihbaratın yüzde 85'i açık istihbarat. Yani, süreli-süresiz yayınlar, halka açık toplantılar-etkinlikler.
25 yıl öncesinden bahsediyorum.
Bugün sanırım bu oran yüzde yüze yaklaştı.
Nitekim, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın son basın brifinginde de bu bizzat Müsteşar Hakan Fidan'ın ağzından şöyle teyit edildi:
"Özellikle dış istihbarat bünyesinde, açık kaynaklara çok özen gösteriyoruz. Yani haber akışına, televizyon yayınlarına... Dünya genelindeki 1000 televizyon kanalı ilgili başkanlıklar ve personel tarafından izleniyor."
Çok açık belirtelim, birine ve bir şeye kafayı taktıysanız... Açık kaynaklardan her adımını izlersiniz. Devlet de elinizdeyse, geriye doğru tüm hareketlerinin dökümünü alabilirsiniz.
Sırada çocuk bezi var!
Geçen hafta Google yeni bir uygulama başlattı.
Öyle ki, dünyanın bir numaralı arama motoru, artık sadece içeriklere göre sonuca ulaşmayacak aynı zamanda kullanıcıyı ve ilişkilerini de anlayacak seviyeye ulaştı.
Şöyle ki... Örneğin Hawaii'ye gitmek isteyen bir kişi, Google'da otel aradığında sadece o bölgedeki otellerin isim ve adresleri ya da internet siteleri gelmeyecek, aynı zamanda bir zamanlar orada bulunmuş arkadaşlarınızın fotoğrafları ve görüşleri de karşınıza çıkacak.
Zeki Müren de bizi görecek mi, sorusundan böyle bir noktaya geldik... Ama böyle yani.
Geriye yalnızca, çocuk bezini tarihe gömecek bir buluş yapmak kaldı, o da Google'ın meselesi değil.
istihbaratımız dinliyor yüzlerce yayını da karşı hamle olarak ne yapıyor?dışarıdakilerden ziyade içerdeki dışarıyı izlesinler ve önlem alsınlar. hüsnü mahalli diyor bugünlerde binlerce site binlerce radyo binlerce televizyon kanalında sosyal medyada özellikle alevi sünnikavgası hakaretleri yapılyr.