Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkanı Birol Aydemir'e göre; kahvehane köşelerinde görüp de işsiz zannettiğimiz büyük yığınlar gerçekte işsiz değil.
Açıklanan resmi enflasyonun vatandaşın yaşadığı gerçek hayat pahalılığını yansıtmadığını düşünenler de fena halde yanılıyor.
Birol Aydemir, doğru bildiğini çekinmeden söyleyen ve uygulayabilen "sıra dışı" daha çok da "cesur" kimliğiyle bilinen bir bürokrattır. Teknik kapasitesi ve analiz yeteneği ekonomi bürokrasisinde istisnasız kabul edilir. Siyasi otoriteye kolay kolay boyun eğmeyen yapısı nedeniyle; hemen her dönem vatandaşın gözünde itibar ve güven sıkıntısı yaşamış TÜİK'e kredibilite katkısı sağlayacağı ifade edilir. Aydemir daha önce DPT müsteşar yardımcılığı, SGK Başkanlığı ve Çalışma Bakanlığı müsteşarlığı yapmış deneyimli bir isimdir.
Yukarıdaki açıklamayı "övgü" olsun diye değil, birazdan ayrıntılarını okuyacağınız sıra dışı sözlerin "içi boş bir bürokrat"tan duymadığımızı ifade etmek için yapmak zorundayım. Zira bu köşeyi takip edenler, buradan herhangi bir kişinin övüldüğüne herhalde şahit olmamışlardır.
Aydemir, TÜİK'in kamuoyu nezdinde yanlış anlaşıldığını düşünüyor ve bunu düzeltmek için büyük bir çaba içerisine girmiş durumda. Dün bir grup gazeteciye TÜİK'in yayınladığı istatistiki verilerin bilimsel ve uluslararası kurallara uygun, objektif esaslarla hazırlanıp yayınlandığını anlattı. "İstatistikler konusunda siyasiler dahil hiç kimseden emir almayız, hiç kimseye de önceden istatistiki bilgiyi vermeyiz" dedi. "İnandırmak için ne yapabilirim? Beni tanıyan tanır" diyerek kendisini teminat da gösterdi. Ancak biz yine de sorduk; "Vatandaş sizin açıkladığınız işsizlik ve enflasyon rakamlarına yeterince inanmıyor. İşsizlik verileriniz ağzına kadar dolu kahvehaneleri; enflasyon rakamlarınız, vatandaşın çarşı-pazarda karşılaştığı hayat pahalılığını gerçekten yansıtıyor mu?" Aydemir, "bütün samimiyetimle söylüyorum ki" diye başladığı sözlerini şöyle sürdürdü:
Kahvehanede işsiz yok!
"TÜİK işsizliği düşük göstermiyor. Aksine Türkiye'deki gerçek işsizlik TÜİK'in açıkladığı rakamlardan çok daha düşük. Siz hiç kahvehanede oturanlara iş teklifi götürdünüz mü? Ben bunu Çalışma Bakanlığı'nda yaşadım. İş sunuyorsunuz, 'asgari ücretle çalışmam' diyor. Kahvehane köşelerinde oturanların yüzde 80-90'ı gerçek anlamda işsiz değil. İşsiz, çalışma arzusunda olan, iş arayan ancak bulamayan kişidir. Kahvehaneler işsizliği yansıtmıyor."
3 ay işçi aradı 3 kişiyi zor buldu
"Ankara'da bir işadamı tanıyorum. Tam 3 ay gazete ilanıyla fabrikasında çalıştırmak için işçi aradı. Öyle nitelikli eleman da değildi aradığı. Kimse çalışmak için gelmedi. Gitti cuma çıkışı cami önlerinde el ilanı dağıttı. Metro girişlerinde el ilanıyla işçi aradı. Bütün çabaları sonunda 3 işçiyi zor buldu."
Vatandaşın enflasyon hesabı doğru değil
"Vatandaştan bana sürekli mail geliyor. Bir vatandaş diyor ki, 'Ben çarşı pazardan aldığım yiyecek, giyeceklerdeki fiyat artışını oturdum hesapladım. Benim enflasyonum yüzde 30 çıktı. Siz yüzde 10 diye açıkladınız. Sizin enflasyon hikâye!' TÜİK'e dışarıdan gelmiş biri olarak ben de merak ettim, vatandaşın en çok tükettiği mal ve hizmetler bazında enflasyon araştırması yaptırdım. İnanın mevcut enflasyondan sadece 1 puan fazla çıktı. Vatandaş diyor ki, 'Gittim baktım ıspanağın fiyatı şu kadar arttı.' İyi de ıspanağın toplam harcama içindeki payı ne kadar? Yapılan bu enflasyon hesabı doğru değil. Yoksulun, zenginin enflasyonu diye ayrı ayrı enflasyon yayınlasak 74 milyon vatandaşın her biri için ayrı hesap yapmak zorunda kalırız."
Görünen o ki, TÜİK işsizliği kahvehanelerde araştırsa Türkiye'de işsizlik bitecek!