Aslında çok da fena olmadı.
Hani, her şerde bir hayır var misali...
14. Ağır Ceza'nın Hrant Dink cinayetini karara bağlarken "örgüt yok" demesi...
Her cepheden herkesi aynı amaç etrafında buluşturdu: Örgüt var!
Öyle ki...
Hiç ummadığımız isimler Ergenekon'u, Kafes Eylem Planı'nı zikretmeye başladı.
Bunu dinleyenler de eskiden olduğu gibi yüksek sesle itiraz etmedi.
Önceki gün on binler, cinayetin arkasındaki örgüt organizasyonunun ortaya çıkarılması için yürüdü.
Ahmet Kaya'nın eşi Gülten Kaya da oradaydı, Anayasa hukukçusu Osman Can da...
Ahmet Hakan, Balçiçek Pamir, Serdar Akinan, Fuat Uğur, Nevzat Çiçek, Ferhat Kentel, Erkam Tufan Aytav da yürüdü... Süleyman Sarılar, Murat Sabuncu, Hakan Çelik, Candaş Tolga Işık, Ceyda Karan, Bora Bayraktar, Vivet Kanetti de...
Asırlık çınar Vedat Türkali, tekerlekli iskemle ile katılmıştı.
Muhabirler haber takibi için değil karara tepki için oradaydı.
Haber müdürleri, bölüm direktörleri koşup gitmişti.
Yasal izin olmamasına karşın, ortalıkta görünür polis yoktu.
"Sessiz çığlık" için yola çıkılmıştı, slogan atmakta ısrar edenler olsa da...
"Sadece Hrant için değil oğlum için de Taksim'deyim" diyen Erhan Çelik, Suna Vidinli, Gökmen Karadağ kalabalığa karışanlar arasındaydı.
Gelemeyen Mehmet Emin Aktar, Diyarbakır'dan baro adına açıklama ile katıldı güruha...
"Dink suikastı ve benzer derin operasyonların aydınlatılması için yürüyüşe katılacağım" diyen Abdülhamit Bilici, Faruk Mercan da oradaydı, Aydın Engin, Ezgi Başaran, Lube Ayar da...
"Çok istiyordum, grip olup hasta yattığım için gidemedim" diyen Mustafa Akyol, uzaktan destek atıyordu.
Hıdır Geviş, Sevilay Yükselir, sanatçı Züleyha da herkes gibi fotoğraf çekip sosyal medyada paylaşıyordu.
"Kalabalık ve haklıydık, tüm hukuksuzluğa karşı aynı kararlılıkla mücadele dileğiyle" diyen Albay Dursun Çiçek'in kızı İrem Çiçek de yürüyordu. Banu Güven de...
Şu listeye bakıp, uyanış için umutlanmamak mümkün mü?
Elbette hayır!
albay dursun çiçek'in kızı irem çiçek de yürüyordu. neden acaba?(!)sakın ergenekon sullandırmak(!) için olmasın.