28 Ocak 2012 Cumartesi
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt
Nuh GÖNÜLTAŞ
Nuh GÖNÜLTAŞ
nuhgonultas@gmail.com
Facebook ile paylaş Twitter ile paylaş Arkadaşına gönder Yazdır

Mahkeme komployu çözer, manşetler değişir!

Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP'nin başına getiriliş şekli onu getirenler dışında hiç kimsenin içine sinmemişti.
Aslında "cinayet" çok netti ve fakat bir seçim arifesinde olunduğu için üzerinde pek durulamamıştı.
Deniz Baykal uygunsuz bir kasetle istifa ettirildi, yerine Kemal Kılıçdaroğlu "tayin" edildi.
Eğer Kılıçdaroğlu demokratik bir parti kongresi ile CHP'nin başına geçmiş olsaydı kimsenin söyleyecek bir sözü olmazdı.
Ama kazın ayağı öyle değil.
Baykal'ın devrilmesi ve yerine Kılıçdaroğlu'nun paraşütle indirilmesinde Kılıçdaroğlu'nun yalnız olduğunu söylemek akla ziyandır.
Onu bunu bilmem.
Bildiğim bir şey vardır.
Meydana gelen bir olayda en çok faydayı kim sağlıyorsa fail olarak ona yönelmek en tutarlı davranıştır.
Dolayısıyla...
Deniz Baykal'ın kaset komplosu ile devrilmesi işinde Kemal Kılıçdaroğlu'nun da dahli olduğunu ve örgüt izi aranmasını yanlış bulmam.
Deniz Baykal da söz konusu komplo sonrası istifa konuşmasında "CHP'yi yeniden dizayn etmek isteyenlere fırsat vermek için istifa ediyorum" demiş ve 'Komplonun çözümü' için ciddi bir ipucu vermişti:
"Bana yönelik bu komplonun Okyanus ötesi ile Pensilvanya ile alakalı olduğunu düşünmüyorum."
Yani?
"Bana komplo kuranlar öyle çok uzaklarda değil" imasında bulunup, komplonun "Okyanus ötesi"ne yıkılmaya çalışılacağını, böylelikle asıl komplocuların her zaman yapıldığı gibi gizlenip, hedef şaşırtılacağını ifade etmişti!
Seçim bitti, herkes boyunun ölçüsünü aldı.
Şimdi hesaplaşma zamanı...
CHP'yi yeniden dizayn etmek için piyasaya sürülen skandal kasetin arkasındaki dizaynır örgütün ortaya çıkarılmasının zamanı geldi.
Kılıçdaroğlu da hesaplaşmanın zamanının geldiğini anladığı için "Kaset komplosu olayı özel yetkili savcıya havale edildi, yakında CHP'ye büyük bir komplo var" açıklamasında bulundu.
Dün de Yeni Şafak bombayı patlattı:
"CHP'de kaset skandalının arkasındaki yapının ortaya çıkarılmaması için her şey yapılmış..."
İşte bu...
Ankara Cumhuriyet Savcılığı, Baykal'a yönelik komployu "örgüt işi" kapsamına aldı.
Neden örgüt işi?
Çünkü iki yıldır soruşturma var fakat hiçbir ilerleme sağlanamadı. Ve tabii ki, Kılıçdaroğlu'nun çevresindeki CHP'liler komplonun arkasındaki gerçeğin ortaya çıkmaması için gereken her şeyi yapmış!
Bir ülkenin ana muhalefet partisi başkanına yönelik bir komplo var fakat partinin avukatı bu olayın araştırılması için savcılığa başvurusunda "Özel hayatın gizliliğini ihlal" diyor.
Dolayısıyla, soruşturma yürümedi ve kaset internette yayınlandığı için CHP'de genel başkanı komplo ile devirme operasyonu "bilişim suçu" olarak kaldı. Davaya bakan savcı da YARSAV'a başkan oldu!
Açıklamalarından açığa çıkma korkusunun Kemal Kılıçdaroğlu'nu kuşattığı anlaşılıyor.
Siz hem "Hükümet bu komployu ortaya çıkarmak zorundadır" diyeceksiniz hem de olayın yargıda aldığı yeni şekli CHP'ye yönelik bir komplo olarak değerlendireceksiniz!
Soruşturmanın böyle bir şekil alacağı CHP'nin komplonun çözümü için yargı organlarına hiçbir şekilde yardımcı olmamasından belliydi!
O zamanki manşetleri hatırlayın.
Ergenekon yanlısı gazeteler "özel hayatın gizliliği kuralı"nı unutup Baykal'ın bir an önce istifa etmesini istemişlerdi.
Demokratik bir seçim olmadığı için Doğu toplumlarında kuraldır: "Kılıçla gelen kılıçla gider."
Bizim ülkemizde hasbelkader demokratik seçim var ama o seçime giren partilerde demokratik seçim yok!
O halde, kılıçla gelen nasıl kılıçla gidiyorsa, rahatlıkla "Komployla gelen komployla gider" diyebiliriz.
Ya da şekilde görüldüğü gibi ve Başbakan'ın Kılıçdaroğlu'nun geliş şekli için söylediği "Manşetle gelen manşetle gider" demek daha doğru olabilir.
O manşetleri şimdiden tahmin edebiliyorum!





Yazarın son yazıları






Yazının Yorumları (11 yorum)
halkın oy vermesi zor. nedeni: bu söylemleri söyliyen, söylemeye çalışan chp'nin (en azından içindeki bir grubun ) geçmişte olduğu gibi şimdi de insafsızca eleştirilmesi..bunu sizde biliyorsunuz...hele, din düşmanlığı söylemleri...
analiz, çok zor değil de - 21:28 / 2012.01.28
halka rağmen değil halk için çalışması lazım.sosyal faşizm değil sosyal asker değil gerçek bir demokrasiyi üzümsemiş bir halkçı parti olmalı adında değil üzünde halk olmalı.halkçılık gerekirse onuda biz yaparız söyleminden vaz geçmeli.halkların egemen olduğu bir parti olmalı.bu çokmu zor.
analiz - 14:08 / 2012.01.28
chp varlığını sürdürmek ve iktidar olmak istiyorsa yeni bir manifesto ile ortaya çıkmsı lazım.1924'den beri sürdürülen ve artık kargaların ezberlediği bu ülkenin esas sahibi biziz hezeyanlarından kurtulması lazım.işbankasını hazineye devredip vesayet rejimin bekçiliğni bırakması lazım.
analiz - 14:02 / 2012.01.28
baykal'ı taht'tan indirip,yerine kılıctaroglu bindirme olay'ı,öyle 3 güne sıgacak olay degil.bu calısmalara en az iki,üc ay zaman gerekmektedir.kaset olayı patlak verildiginde anında bayakal,hükümete ve basbakan erdogan'a yüklendi.ergenekon bir tasla iki kus vurarak,kasetle hükümet harcanmak istendi
OSMANLI -2 - 13:08 / 2012.01.28
genel baskan'lıga aday degilim diyen kılıctaroglu;nasıl olur da!üc gün icinde büyük bir organize calısmaları ile,sahane reklam kampanyası ile,muhtesem gösterileri ile,onur akın'nın kılıctarolu türküsü esliginde,yandas medya,basın tarafından sisirilip,sisirilip bir gandi ortaya cıkar?anlamak zor.>>>
OSMANLI -1 - 13:01 / 2012.01.28
ülkenin adeta tecrit edilmiş bir coğrafyasında olup bitenleri görmezlikten geldi, herhangi bir merak duymadı ve sustu? nasıl oldu da, sadece askerî rejimlerle yönetilen ülkelerde işlenmiş bu suçların benzeri olan birtakım suçlar, görünürde parlamenter demokratik sistemi olan, ab’yi talep eden ve sivil hükümetlerin yönettiği bir ülkede ve bu ölçüde mümkün olabildi? bu sorulara cevap bulmadan, ülke sathında artık haritalarla gösterilen toplu mezarlar gerçeğiyle yüzleşebilmek mümkün değildir.
basından - 11:40 / 2012.01.28
insanların sokak ortasında infaz edildiği bir türkiye gerçeği ile, ab’ye girmeyi önüne stratejik bir hedef olarak koymuş bir türkiye gerçeği yan yana duruyor.. o yıllarda halkın yüzde 70’i ab’ye girmekten yana.. partiler bu veriyi önemsiyor ve politikalarını buna göre oluşturuyor.. ab sürecine karşı olan parti yok gibi.. peki, aynı halk ve aynı partiler nasıl oldu da, ülkenin bir bölümünde yaşanan hakikatlere, oradan gelen ölüm haberlerine, oradan gelen yüz binlerce insanın per perişan halde gelip metropollere yerleşmesine ve bu şehirlerin varoşlarında hikâyeleriyle beraber kaybolup gitm
basından - 11:39 / 2012.01.28
bizde faili meçhul cinayetler, köylerin boşaltılması, gözaltında kayıplar gibi sistemli olarak işlenen suçlar ve gerçekleşen ihlaller, askerî diktatörlük altında değil, 1990’lı yıllarda meydana geldi. 12 eylül faşizminden sonra türkiye’de halk, liberal fikirleriyle tanınan özal’ı ve partisini, askerlerin tercihi bu olmamasına rağmen, ilk seçimlerde iktidar yapmıştı.. yani insanların infaz edilip toplu mezarlara gömüldüğü dönem bir askerî rejim döneminden görünürde çok farklı. serbest seçimler 1983’te yapılmış. parlamento açık. siyasi partiler faal. siyasetçiler ab’nin yolu diyarbakı
basından - 11:39 / 2012.01.28
diyarbakır’da iç kale’de çıkan insan kafatasları acaba bir halka yıllarca reva görülen bir zulmün hesabını sorabilmek için, yeni bir milat ve yıllardır adalet bekleyen, kaybedilene bir mezar hakkı isteyen mağdurlar için yeni bir umut olabilir mi? maalesef bu sorulara bugün için evet demek, kolay değil. arjantin’de şili’de benzer bir tarih, yani toplu infazlar, gözaltında kayıplar ve binlerle ifade edilen cinayetler, ancak askerî diktatörlük koşullarında mümkün olabildi. türkiye’de durum epey farklı görünüyor.
basından - 11:39 / 2012.01.28
yapabilecekken yapmadıklarının listesi çıkarıls ak ile kara belli olur. acaba hepsini daha kısa zamanda yaparsak bize ihtiyaç kalmaz dolayısıyla halk bizi artık seçmez demiyorlar mı ?? ne kadar oy iktidar o kadar sorun çözmek mi diyorlar??? şüphelerimiz var...
ak partini ya da erdoğan ın yapabilecekken yapmadk - 10:02 / 2012.01.28
skandal temeli üzerine otur(tul)an kılıçdaroğlu chp'ye lider olabiliyor demek ki.ancak sağlam bir iş değil bu.
misafir - 08:32 / 2012.01.28



  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

Türkiye'ye yazık ediliyor

BUGÜN Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erhan Başyurt hukuk tanımaz...

Manşetlerde 27 Mayıs Darbesi

27 Mayıs Darbesi, 27 Mayıs 1960 tarihinde yapılan ve Türkiye...

Kamer Genç'ten zehir gibi açıklama

"Kavgaysa kavga, silahlı mücadeleyse silahlı mücadele, kana kan...

Pınarbaşı saldırısında şok detay

Pınarbaşı Emniyet Müdürlüğü'ne yönelik intihar saldırısında...

Türkiye-Suriye sınırında çatışma

SURİYE ordusu ile muhalifler arasında Türkiye sınırına 10 kilometre...

"Her kürtaj bir Uludere"

Başbakan Erdoğan, AK Parti Kadın Kolları Kongresi'nde konuştu...

Başakşehir'den anlamlı sergi

Başakşehir Belediyesi’nin eğitim merkezli hizmet anlayışına güzel bir...

Hain saldırının asıl hedefi

Kayseri'de düzenlenen hain saldırının asıl hedefi neresiydi?

Ümit Kocasakal suç işledi

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan soruşturma...

Silvan yolunda 70 kg bomba

Silvan'da yapımı devam eden Silvan Barajı'nda güvenlik önlemi alan...

Bakın nerde ortaya çıktı?

Fransa'ya sığınan Cem Uzan'ın, tek umudu Galatasaray'ın bir Fransız...

Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.