Halkın sevdiği bir pop şarkıcısı, neden çok sevilen bir pop şarkıcısı ile kolay kolay evlenmez?
Hatta flört ettiğini gizler. Evlenirse de kısa zaman sonra boşanırlar. Aynı durum oyuncular için de geçerli. Genç yakışıklı bir aktör, genç ve güzel bir oyuncu kızla uzun süre mutlu olamaz. Bir iki yıl sonra mutlaka boşanırlar. Neden anlaşamazlar, neden kısa zaman sonra aşkları, sevgileri biter? Flört ederken birbirlerine verdikleri sözleri unuturlar? Hep "Aşkımızı tekrarlamaya başladık. Sevgimiz tükendi. Birbirimize saygımızı bitirmeden, evliliği bitirdik" gibi süslü ve romantik laflar ederler. Oysa gerçek çok başkadır. Kendilerinin bittiğini anlamışlardır.
Sakın bunları evlendikten 6 ay sonra boşanmaya karar veren Gökçe Bahadır-Ali Sunal çiftine bakıp da söylediğimi sanmayın. Ego savaşı yüzünden ayrılma veya aşkın bitmesi çok eski yıllarda da vardı. Türkan Şoray-Cihan Ünal çifti neden boşandı sanıyorsunuz? Cihan Ünal, Türkan Şoray'ı erkeklerden kıskandı diye mi? Hayır. Ama daha şöhretli olmasını, çok kişi tarafından sevilmesini kıskandı. Ve giderek Bay Şoray olma korkusunu hissettiği için.
Bir eve bir şöhret yetiyor. İki tane olunca evin içinde "Ben daha çok seviliyorum" kavgası başlıyor. Birbiriyle rekabet eden iki sanatçının yuvası olmuyor. "Hayatın iyi kötü yollarında ölene dek birlikte yürüyeceğiz" yemini sadece romantik bir yalan olarak kalıyor. Hele kısa zamanda çeşitli şekillerde 'başarısızlık' olursa.
Şarkıcılar için de bu durum geçerlidir. Albüm satışını, eşine bağlayan pek çok düşünme özürlü şarkıcımız var. Kötü albüm yaptığını kabul edene rastlamadım. Albüm beğenilmeyip, satılmayınca "Tabii evlendiğim için böyle oldu. Hayranlarım bana küstü" diye eşini suçlayanları tanıyorum. Bu konuda çok basit bir örnek vereyim. Gülben Ergen hayatı boyunca zaten bir şey olamamıştı. Ne şarkıcı, ne oyuncu ne de TV sunucusu olarak kabul gördü. Son olarak evlenip, hanımefendi sanatçı olmayı denedi. Böylece geçmişine de sünger çekecekti. Ama onu da beceremedi. Halk samimi bulmadı. Üç çocuk annesiyken boşanmaya kalktı. Şimdi eskisi gibi her yerde televole haberleri çıksın diye uğraşıyor. Çünkü aynen Hülya Avşar gibi gazetelerde iki gün haberi çıkmasa "Ben artık unutuluyor muyum" diye hasta olur. Böyle besleniyorlar.
Özetle popüler sanatçıların kurduğu yuvalar, kısa zamanda sallanıyor ve yıkılıyor. Bu arada parantez açıp klasik sanatçıları özellikle konu dışı tutalım. Bir opera sanatçısı veya klasik müzik yorumcusu, popüler sanatlarla uğraşandan çok farklıdır. Hoş, son bir yıl içinde kaç Türk sanat müziği solisti, popçular gibi yaşamaya başladı ya...
Peki neden, iki genç ve sevilen sanatçı evlilik gemisini yürütemiyor? Çünkü çoğu kendini fazla beğenen kişilikler. Hatta kendine aşık insanlar. Egoları çok fazla. Birilerine de aşık olduklarını veya sevdiklerini sanıyorlar ama aslında bilinçaltı başka şey söylüyor. "Sana bir kişinin sevgisi yetmez. Seni binlerce, milyonlarca insan sevmeli" diyor o ses. Her zaman da o sesi dinledikleri ve ona göre davrandıkları için... Kararlarında ne mantık ne de toplum kuralları oluyor. Aslında evlilik değil, flört bile etmekte zorlanıyorlar. Şöhretlerine yani işlerine en küçük zarar geldiği saniye kaçıyorlar. Son üç dört yıldır kaç çift bu yüzden daha yolun başında ayrıldılar. Siz benden daha iyi biliyorsunuz, bir kafanızı zorlayın bakalım...