29 Ocak 2012 Pazar
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt
Gültekin AVCI
Gültekin AVCI
gavci@bugun.com.tr
Facebook ile paylaş Twitter ile paylaş Arkadaşına gönder Yazdır

Avrupa yol ayrımında

Fransız Senatosu'ndan geçen "soykırımı inkâr" kanununun önemi, Batı'daki siyaset aklının demokrasi yerine "karşıtlık" üzerinde yükselmesidir.
Cumhurbaşkanlığı yarışında Elysee Sarayı'nı diken üstünde tutan siyasal dengeler belli.
Sosyalist adayın önde olduğunu gösteren anketler, seçmenlerin yaklaşık % 23,5'i ikinci sıradaki Sarkozy'ye, %21,5'i de aşırı sağın adayı Jean Marie Le Pen'e gülümsediğini gösteriyor.
Sarkozy ve Le Pen'in seçmen potansiyeli birbirine oldukça yakın.
Bunlardan ikinciliği yakalayan sağ aday, sosyalist aday François Hollande'ın karşısına çıkacak.
Bu kritik manzara, Fransa'daki farklı toplumları siyasetin cazibe odağı haline getiriyor.
Lakin bu rekabette unutulmaması gereken önemli bir nokta, "soykırımı inkâr" kanununun Ermeniler'in mevcut politik tercihini etkilemeyeceğidir.
Zaten Ermeniler'in siyaseten tercih ettiği partilerin tümü bu kanunu desteklemişti.
Şu halde Sarkozy ne yapmaya çalışıyor?
Sarkozy, Le Pen'in temsil ettiği şoven kitleleri parselleyebilme derdinde.
Bunun için kullandığı enstrüman islamofobya.
Dini kimliği de içine alan derin bir faşizan sezgi bu.
Sarkozy Türkiye'nin AB üyeliğini neden istemiyor?
Fransız Liberation gazetesinin Brüksel muhabiri Jean Quatremer, Sarkozy'nin 'off the record' konuşmalarına dayanarak asıl sebebinin Türkiye'nin Müslümanlığı olduğunu söylemişti.
Oysa 28 Kasım 2008 tarihli "Irkçılığın ve Yabancı Düşmanlığının Bazı Biçimleri ve İfade Ediliş Tarzları ile Ceza Yasaları Yoluyla Mücadele İçin AB Çerçeve Kararı" var.
Bu kararın alınış amacı ırkçılığı ve yabancı düşmanlığını engellemek.
Fransız Senatosu'ndan geçen kanun ise bu çerçeve kararın can düşmanı.
Bizim için masada olan AB kriterleri, Fransa için neden buharlaşıyor?
Fransa'da aydınlanma ruhunun bitip Dreyfus ruhunun tekrar canlandığına şahit oluyoruz.
Farklı kimlikler, Sarkozy Fransası'nın yeni Dreyfusları olma yolunda.
Bu dışlayıcı ve ayrımcı ruha dur diyecek bir Zola çıkacak mı, bilinmez.
Fransa'yı Fransa yapan özgür düşünce ufkundaki kandiller, Rousseau, Montesquieu, Voltaire gibi aydınlanma filozoflarıydı.
Haksızlığa başkaldıran Emile Zola'ydı.
Bugünse özgür düşünceyi prangaya vuran Sarkozy ve Valeria Boyer'den başka ne kaldı ellerinde?
Almanya'da Nazizm "neo" kelimesinin altına saklanamayacak kadar canlılık gösteriyor.
Hollanda'daki aşırı sağcı Willers Partisi %20'lere yaklaşan bir profil çiziyor.
Nazizm'e aşina olan Avusturya'da ırkçılığın ciddi boyutlara ulaştığını görüyoruz.
Fransa'daki ırkçı saldırılar Müslüman mezarlarının tahrip edilmesine kadar vardı.
Batı hastalıklı bir metamorfoz görüntüsünde.
Avrupa küreselleşmenin sunduğu nimetlerden faydalanmayı çok seviyor.
Fakat küreselleşmeyle birlikte seyreden çok kültürlülüğü, farklı kimliklerle eşit ortamda soluk almayı kabullenmekte zorlanıyor.
Yol ayrımındalar.
Ya, "öncüsüyüz" dedikleri insan hakları, demokrasi, farklılıklara saygı gibi cevherlere bağlılık gösterecekler veya 1789 öncesi teokratik Ortaçağ Avrupası reflekslerini baş tacı edecekler.
Gözler Fransa'da kabul edilen kanunu Anayasa Konseyi'ne götürebilecek 60 vekil veya senatörde.
Gerçekten bu kadar önemli mi?
Anayasa Konseyi'ne götürecek çoğunluk sağlansa, hatta kanunun anayasaya aykırılığı tescil edilse bile ne değişir?
Önemli olan Fransız siyasetinin demokrasi ve insan hakları çizgisinden bu derece ayrılabileceğini göstermesiydi.
Kanun veya bu kanunun Anayasa Konseyi'nce iptali değil, yerleşen siyasal zihniyet önemliydi.
"Anlık bir tepki" hüviyeti taşımayan bu inisiyatif de gerçekleşti.
Şartlar oluşur da kanun Fransız Anayasa Konseyi'ne giderse, Konseyin kararı konuya bürokratik ve hukuki bakışın ne olduğunu gösterecek.
Bu açıdan önemli.
Ondan da önemli bir husus, "inkâr kanunu" AİHM'e giderse akıbetinin ne olacağıdır.
AİHM'in vereceği karar Avrupa'nın şuuraltını ortaya koyacak.
Bu da Batı ve AİHM için tam bir turnusol kâğıdı.




Yazarın son yazıları






Yazının Yorumları (1 yorum)
büyüklerimiz "küfür tek cephedir"buyurmuşlar.türkiye,güçlendikçe şer odakları devreye giriyor.müttefiklerimiz ikiyüzlü hareket ediyor!ab çatırdıyor ve ne şekilde hareket edeceğini şaşırdı!fransa'nın bu yasasından ziyade içimizdeki fıransızların durumu vahim.kendi kültürüne yabancı aydınlardan bıktık
Dertli gönül - 14:40 / 2012.01.29



  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

Türkiye'ye yazık ediliyor

BUGÜN Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erhan Başyurt hukuk tanımaz...

Manşetlerde 27 Mayıs Darbesi

27 Mayıs Darbesi, 27 Mayıs 1960 tarihinde yapılan ve Türkiye...

Kamer Genç'ten zehir gibi açıklama

"Kavgaysa kavga, silahlı mücadeleyse silahlı mücadele, kana kan...

Pınarbaşı saldırısında şok detay

Pınarbaşı Emniyet Müdürlüğü'ne yönelik intihar saldırısında...

Türkiye-Suriye sınırında çatışma

SURİYE ordusu ile muhalifler arasında Türkiye sınırına 10 kilometre...

"Her kürtaj bir Uludere"

Başbakan Erdoğan, AK Parti Kadın Kolları Kongresi'nde konuştu...

Başakşehir'den anlamlı sergi

Başakşehir Belediyesi’nin eğitim merkezli hizmet anlayışına güzel bir...

Hain saldırının asıl hedefi

Kayseri'de düzenlenen hain saldırının asıl hedefi neresiydi?

Ümit Kocasakal suç işledi

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan soruşturma...

Silvan yolunda 70 kg bomba

Silvan'da yapımı devam eden Silvan Barajı'nda güvenlik önlemi alan...

Bakın nerde ortaya çıktı?

Fransa'ya sığınan Cem Uzan'ın, tek umudu Galatasaray'ın bir Fransız...

Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.