Bir önceki “Kara Salı” Makalesi içerisinde minicik manalar arayarak okumuşsunuzdur sanırım...
Dünyanın para sahiplerinin çok istikrarlı adımlar atmalarını öngörmüştüm. Yanlış iktisadi modellere maruz kaldıklarını izah etmeye çalışmıştım. Geçmiş birçok makalelerimde de önemli gördüğüm birçok konulara genel olarak değinmiştim. Hiçbirinde aşırı heyecanlandıran ifadeler kullanmadım. Yani safi heyecanları köpürten ifadeleri hiç kullanmadım. Hakikat neyse onu izah ettim… Spekülasyon yapmadım. Her birinin zamanlaması da doğru çıktı…
Son zamanlarda yayınlanan kredi derecelendirmeleri gelişmiş ülkelere bazı uyarıları veriyor. “Kara Salı” tarihi bir tecrübeydi. Kredi kuruluşları bir şeyler söylemeye çalışıyor. Niçin derecelendirilmeler saptırılıyor, anlamak çok zor.
Kredi derecelendirme notu yatırımcı için tavsiye amaçlı hazırlanmasına rağmen çok fazla güvenilir hale geldi. Kredi derecelendirmesi veya kredi değerlendirmesi, bir kişi, şirket veya bir ülkenin kredi itibarının ortaya çıkartılmasından ibaret… Kredi derecelendirmesi, bir borçlunun kredi geçmişi hakkında yapılan bir değerlendirme... Malî geçmiş, cari varlık ve cari borçlar incelemesi... Borcun geri ödenme ihtimalini notla belirleme ölçüsü...
Esasında, kredi derecelendirme kuruluşları büyük şirketlerin riskli işlemlerinin işleyişlerine şeffaflık kazandırmak için oluşmuştu. Bu kuruluşların faaliyet alanları yavaş yavaş genişlettirildi. Artık egemen devletlerin borçlarıyla da ilgilenmeye başladılar. Bu rahat ortamı on yıllarca oluşturdular. Hiç kimse ses çıkarmadı. Söz konusu kuruluşların bunu yapabilme hakları ve kaynakları olup olmadığını sorgulanmaya çok yıllar sonra başlandı.
Bu dereceleri verenler yıllarca birçok ülkeye notlar verdi. O ülkelerin ekonomilerine elektroşok dalgalarla dalgalandırdılar. Nice iktidarlar dalgalar arasında yerinden oldu. Gelişmekte olan ülkeler geçmişte iktisadi sıkıntılara boğulurken iyide, gelişmiş ülkelerin notu düşünce mi kötü…
Bu çeşit kuruluşların güvenilirliği ve denetimi üzerine ABD ve Avrupa Birliği’nde yoğun tartışmalar yaşanıyor. Belki de son kullanma tarihi belirlendi…
Derecelendirme beyanlarının piyasalara spekülatif davranış pompalandığı düşüncesi malum… Kuruluşun kendi kendine kehanetler ürettiğini ve spekülatif dedikodulara aracı olduğunu iddia edenler çok…
Yani kredi derecelendirme kuruluşlarının esas rollerini terk ettikler tartışılıyor. Hem de son 10 yıldır daha belirginleşen tartışmalar…
171 yıldır varlığını sürdüren kredi derecelendirme kuruluşlarının denetlenmesi ve düzenlemesine yönelik yapılan çalışmalar özellikle 2008 yılı ekonomik krizi ile birlikte hem ABD hem de Avrupa Birliği’nde hız kazanmış.
171 yıl bu anlatılanlar niye görülmedi de son yıllarda tartışılıyor? Malum…
Önceleri ihtiyaç duyulan bu kuruluşlar şimdi dikkate alınmadığı izlenimi ile karşı karşıya…
Sanırım bu kuruluşların hesap yöntemleri doğru. Belki yanlışlıkları oldu. Çarklarını döndürürlerken iyi de, son yıllarda ki değerlendirmeler mi yanlış… Kredi derecelendirme kuruluşları son zamanlarda dünyaya çok büyük iyilikler yapıyor, onları boğmaya çalışıyorlar, ama çoğumuz anlamıyoruz.
Bence kötüye giden bir dünya ekonomisi var. Dünya iktisadının işleyişinde babalık yapacak yok. Kavga bu yüzden çıkıyor.
Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın.
Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir. İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.