30 Ocak 2012 Pazartesi
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt

CHP'nin kasetle imtihanı!

Daha önce bu köşede birkaç kez 'Baykal'a yönelik komplo çözülmeden CHP durul(a)maz' diye yazmış ve o meşhur komplo kaseti ile ilgili fikri takibin önemine dikkat çekmiştim.
Baykal'ı bir günde deviren kasetin gölgesi CHP'nin üzerinde dolaşmaya devam ediyor.
Gerçi 'Bu komployu çözmek boynumuzun borcu' deyip koltuğa oturduktan sonra sadece sorulunca hatırlayan Kemal Kılıçdaroğlu soruşturmanın 'örgütlü suç' kapsamında özel yetkili savcıya devredilmesine tepkili.
Muhalifler ise, Kılıçdaroğlu'na 'Çekindiğiniz bir şey mi var' tepkisini gösteriyorlar.
26 Şubat'ta CHP'nin olağanüstü kurultayı olacak.
CHP tarihi biraz da kurultaylar tarihi sayılabileceği için partililer alışık.
Fakat bu kez farklı sonuçlar doğabilir.
Çünkü Kılıçdaroğlu son ana kadar kurultaya gitmeme yönünde direndi. CHP gelenekleri açısından tüzük diye çıkılan bir kurultayın genel başkan değişikliği doğurması sürpriz olmaz.
Lakin henüz 'çözülemeyen bir motivasyon' Kılıçdaroğlu'nu ikna etti.
Siyaseten karşı hamle yapıp 'Demokrasi şölenine çevireceğiz' dedi ama bu, mezarlıktan geçerken ıslık çalmaya benzetiliyor.
Şimdi tekrar başa dönelim.
Baykal'a kaset komplosu kimin işiydi?
Ankara küçük, aynı zamanda hiçbir şeyin gizli kalmadığı bir yer olduğu için kaset komplosunun kim ya da kimler tarafından yapıldığı ile ilgili somut duyumlar da yok değil.
Mesela ortak kullanımda olan birkaç evin olduğu, söz konusu kaydın ise Or-An'da ilginç mimarisi ile bilinen bir sitede çekildiği sır sayılmaz. Tabii o evle ilgili hırsızlık başvurusunun olmadığı, kapısında bir zorlamanın olmadığı da.
Yani kamerayı elektrik prizine kim yerleştirmişse anahtarı olan birisiydi.
Baykal kasetinin patladığı ve CHP'nin toz duman olduğu -gerçi o toz duman hiç bitmiyor ya- günlerde konumu itibariyle 'her şeyi bilebilecek konumdaki' bir kaynağımla sohbet ederken kaseti sordum.
Yorumu ilginçti, "Uzaklara bakmayın. Bazen fail yanı başınızdan çıkabilir' demişti. Ketumiyetiyle bilinen muhatabımın bu ifadesi bile çok şey anlatmaya yetmişti.
Baykal komplo ile ilgili savcıya yardımcı olmadı.
Kılıçdaroğlu ve parti yönetimi lider değişimi olunca konunun takibini bıraktı.
Fakat yargı bırakmıyor. Özel yetkili savcılık 'örgütlü suç' kapsamında dosyanın izini sürmeye kararlı.
Bu noktada Kılıçdaroğlu'nun savcılığa tepki koymak yerine destek olması şart. Tabii çekindiği özel bir durumu yoksa. Çünkü bu komplo çözülmeden CHP'de sular durulmayacak.
Fakat şunu da unutmamak gerekir.
Nasıl Türkiye toptan bir arınma süreci yaşıyorsa benzer süreçlerin siyaset dünyasında da olması kaçınılmaz. O yüzden CHP yönetimi savcılığa destek olup partiyi bu yükten kurtarmalı.
Tabii çekindikleri başka kasetler yoksa...

Zana'nın bilgisayarı ve duran operasyonlar

Uludere'de 34 kişinin ölümü ile sonuçlanan trajik olay PKK açısından istenilen sonucu verdi. 14 Temmuz Silvan saldırısı sonrası başlayan 'tam saha pres' şimdi 'tam saha beklemeye' döndü.
Bu durumun mevsimsel şartlara bağlanması doğru olmaz.
Çünkü örgütün lojistiğini kesmeye yönelik operasyonların karla kışla ilgisi yok.
Aslında sadece bu durum bile Uludere komplosunun nasıl bir proje olduğunu tek başına teyit ediyor.
Bu olay örgüte adeta hayat öpücüğü oldu.
Kandil güvenli bölge olmaktan çıkmıştı. Çünkü uzun yıllardır ilk kez aralıksız hava harekâtı yapılıyordu. KCK operasyonları nedeniyle şehir ile dağın irtibatı da büyük oranda azalmıştı.
Üstüne İmralı sakini de 'unutturuldu.'
Eğer bu yöntemle; bahar ve yaz aylarında da örgüte hareket alanı bırakılmazsa önümüzdeki sonbaharda yeni bir denklem kaçınılmaz olacaktı.
Fakat Uludere komplosu planı bozdu. Bölgeden gelen haberler kötü. Örgüt lojistik yığınak yapıyor.
Masum gösterilen sınır kaçakçılığı, özellikle de sigara kaçakçılığı PKK'ya oluk oluk para akıtıyor. Kaçak akaryakıt hakeza.
Bu aşamada PKK'nın belini kırdık, artık açılım zamanı söylemi, hem yersiz hem yanlış. Terörle mücadele ciddi bir iş ve kararlılık gerektiriyor.
Son bir not da Zana ile ilgili.
TBMM tarafından tahsis edilen fakat başkası tarafından kullanılan o bilgisayarda ne vardı?
Merak işte...





Yazarın son yazıları






Yazının Yorumları (12 yorum)
"iyi bir üniversiteden mezunsunuzdur" aman efendim nerdeee.bakma sen marmara üniv.i.i.b.f 1981 mezunu diye yazıyor tahsil hanemde ama o yıl o okul yok ki.kimse bir transkript belgesi isteyip gerçeği de araştırmıyor.her şeyde olduğu gibi böyle yürütüp gidiyoruz işte.saygılarımla
mümin - 13:08 / 2012.01.31
ben bekliyorum... cıksın cd'sini alacam, daa iiy oluyo!
ergin andic - 20:17 / 2012.01.30
bu, “vicdansızlık” deyip geçebileceğimiz bir iş değil. öldürülen köylülerle ilgili dört saatlik heron kaydı olduğunu başbakan’ın açıklamalarından biliyoruz, şimdi o görüntüler diyarbakır savcılığına gönderilmiş.
basından - 15:52 / 2012.01.30
ve, bu devletin içinden birileri, bizzat çelik’in sözüyle söylersek, bu “vicdansızlığı” yaptı. o “vicdansızların” bulunması lazım. çünkü bizim “vicdansızlık” dediğimiz şey aynı zamanda çok ciddi bir suç, uludere’de hem vicdansızlık yapıldı hem de çok büyük bir suç işlendi. şu âna kadar ortaya çıkan veriler, o 34 kişinin kimliğinin devletin içindeki birileri tarafından bilindiğini, ona rağmen öldürüldüklerini gösteriyor.
basından - 15:52 / 2012.01.30
burada özellikle “vicdansızlık” kelimesi ilgimi çekti. demek ki akp yönetimi de o emri vermenin “vicdansızlık” olduğuna inanıyor. demek ki bu konuda aynı fikirdeyiz. peki, bu “vicdansızlık” konusunda hükümet ne yapıyor? bu “vicdansızlığı” yapanı buldu mu? bulduysa, bu vicdansızla ilgili nasıl bir işlem yaptı? bir işlem yaptıysa neden bunu halka da açıklamıyor? bulmadıysa, nasıl bulmadı? bulup da bir şey yapmadıysa, neden yapmadı? bu “vicdansızlık” sözcüğünün ardında 34 cenaze yatıyor.
basından - 15:52 / 2012.01.30
uludere konusunda selahattin demirtaş’ın başbakan erdoğan’a sorduğu soruya hüseyin çelik’in verdiği cevabı dikkatle okudum. demirtaş, başbakan’a, “‘efendim orada elli kişi var, ne yapalım’ dediklerinde, siz ‘vurun’ demediniz mi” diye sormuştu. başbakan’ın yerine çelik cevap vererek, “sayın başbakan’ımızla bizatihi görüştüm. sayın başbakan ‘bu ifade hem yalan hem iftiradır. ben böyle bir şey demedim’ diyor. sayın başbakan’ın böyle bir vicdansızlık içinde olması asla sözkonusu olamaz” dedi.
basından - 15:51 / 2012.01.30
“cinayetin ergenekon’la bağlantısı kurulsaydı, ergenekon davasının kapsamı genişleyecekti. dönemin istanbul valisi, emniyet müdürü, trabzon’daki emniyet’çiler de işin içine girecekti. hükümet aksine bunları ödüllendirdi.”
basından - 14:02 / 2012.01.30
“yargı, devleti korumak için işi daraltır ya da yayar. yargı, kck davasında siyasi alanı çok genişletti. dink davasında ise çok daralttı. devlet uzantılarını yok etti. ergenekon’da ise fikir açıklayanları bile davaya soktu.” “siyasi iktidar, hrant dink davasının önünü açmadı. onun için de dava böyle sonuçlandı. bu dava aynı susurluk gibi olacak. şimdi bir, iki adım daha atılacak. ama örgüt işi genişletilmeyecek ve dava kapatılacak.”
basından - 14:01 / 2012.01.30
baykal'ı bir günde deviren kasetin gölgesi akp'nin üzerinde dolaşmaya devam ediyor.çünkü;millet bu olayı planlayıp seçim arifesinde oy toplamak için kimin yaptırdığının farkında.iktidar chp ve mhp ye böyle komplolar düzenledi.faillerini de sarkozy bulacak değil herhalde.akp bunu kullanıyor.
gakkom - 11:50 / 2012.01.30
büyük bir kalabalık esliginde tezahürat'larla kılıctaroglu sahaya iner.demek ki bu calısmalar 1. asama olarak kaset olayından önce baslanmıstır.2. asama ise,baykal'a kaset komplosu.3.asama'da ise gandi kenelbaskanlık koltuguna oturmustur.kaset olayında baykal büyük hata isleyip,hükümete yüklemistir.
hakikat-2 - 11:14 / 2012.01.30
baykal'ı genelbaskanlıktan eden kaset olayı'nı gerceklestirenlerin arasında kılıctaroglu yüzde ikiyüz vardır."genelbaskan adayı degilim"in arından bir hafta sonra nasıl olur da,uzun bir calısma gerektiren büyük bir organize ile,muhtesem gösterilerle,onur akının kılıctaroglu adlı türküsü ile,>>>
hakikat -1 - 11:06 / 2012.01.30
aynen gerçeklere tam isabet
atlantis - 11:03 / 2012.01.30



  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

Türkiye'ye yazık ediliyor

BUGÜN Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erhan Başyurt hukuk tanımaz...

Manşetlerde 27 Mayıs Darbesi

27 Mayıs Darbesi, 27 Mayıs 1960 tarihinde yapılan ve Türkiye...

Kamer Genç'ten zehir gibi açıklama

"Kavgaysa kavga, silahlı mücadeleyse silahlı mücadele, kana kan...

Pınarbaşı saldırısında şok detay

Pınarbaşı Emniyet Müdürlüğü'ne yönelik intihar saldırısında...

Türkiye-Suriye sınırında çatışma

SURİYE ordusu ile muhalifler arasında Türkiye sınırına 10 kilometre...

"Her kürtaj bir Uludere"

Başbakan Erdoğan, AK Parti Kadın Kolları Kongresi'nde konuştu...

Başakşehir'den anlamlı sergi

Başakşehir Belediyesi’nin eğitim merkezli hizmet anlayışına güzel bir...

Hain saldırının asıl hedefi

Kayseri'de düzenlenen hain saldırının asıl hedefi neresiydi?

Ümit Kocasakal suç işledi

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan soruşturma...

Silvan yolunda 70 kg bomba

Silvan'da yapımı devam eden Silvan Barajı'nda güvenlik önlemi alan...

Bakın nerde ortaya çıktı?

Fransa'ya sığınan Cem Uzan'ın, tek umudu Galatasaray'ın bir Fransız...

Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.