Bir dönem Türkiye'de eğlence hayatı gazinoların çevresinde dönerdi.
Şarkıcılar için para kazanmanın iki ölçüsü vardı:
Belli başlı gazinolardan birinde sahneye çıkacak veya plakları çok satacak...
Oyuncular ise Yeşilçam'da en iyi yapımcıların kadrosuna girebilmek için çırpınırdı.
Özel televizyonların olmadığı, internetin bilinmediği 40 yıl öncesinden söz ediyorum.
Hem gazinoda sahne alan hem plakları kapışılan hem de sinema filminde oynayan sanatçı ise azdı.
Sesiyle, güzelliğiyle, şarkılarıyla parlayan, halkın gönlüne taht kurmayı başaran bazı solistlere Yeşilçam'ın kapıları ardına kadar açılırdı.
Emel Sayın için öyle olmuştu.
25 filmde rol aldı...
Hepsi iyidir de özellikle, Tarık Akan, Adile Naşit, Münir Özkul, Zeki Alasya, Metin Akpınar, Perran Kutman ve Halit Akçatepe ile rol aldığı 'Mavi Boncuk' filmini unutamam.
Oyunculukta da sevildi ama o müzikten hiç vazgeçmedi.
Ağdalı Türk müziğini modernleştiren çağdaş bestecilerin eşsiz güzellikteki eserlerini en iyi şekilde icra ederek, Türk sanat müziğini milyonlara sevdiren solistlerden biri oldu.
Sadece yüzü değil, elleri de güzel!
Türk sanat müziğini Emel Sayın'dan dinlemenin keyfi her zaman bir başkadır.
Emel Sayın 45 yıldır şarkı söylüyor, ben de o kadar zamandır kendisini dinliyorum.
Şarkılarını her zaman, kalbinin ve yüzünün güzelliğini notalara katarak söyler.
Geçen hafta Şebnem, "Emel Sayın'a gidiyorum" dediği zaman, "Bensiz gidemezsin" diye seslenip arkasından koştuğumu hatırlıyorum.
Bebek'te, Boğaz'ın tam karşısındaki küçük kafede buluştuğumuzda, güzelliğinden hiçbir şey kaybetmemiş olduğunu fark ettim.
Hemen yanı başına oturunca iyice inceleme fırsatım oldu.
Emel Sayın'ın sadece yeşil gözleri, burnu, çenesi değil, elleri de çok güzel.
Elleri küçük, parmakları ince...
Tırnaklarına vişne rengi oje çok yakışmış.
Ruja çok önem veriyor.
Batuhan Özkardeşler fotoğrafını çekmeden hemen tazeledi.
Fularını boynuna o kadar hoş bağlamış ki, çok beğendim.
Her şeyden önce çok nazik ve açık kalpli bir insan.
Hayatının bilinmeyen ayrıntılarını BUGÜN okurlarıyla paylaştığı için değerli sanatçıya bir kez daha teşekkür ederim.
evet bu zerafetin bir sebebi emel sayın'ın münir nurettin selçuk gibi bir üstadın talebesi olmasıdır.üstad bir osmanlıdır. emel sayın'ın düşünce dünyasını bilemiyorum ama onun davranışlarında da osmanlı kadınlarının zerafetini görüyorum.