Bu soruya verilen cevaplar arasında, olayı Sarkozy'nin Sayın Başbakan'ın özgüveninin yüksek olmasından, Ortadoğu'dan Amerika'ya kadar popüler kişilik profilinden duyduğu komplekse bağlayanlar olduğu gibi, aslında Fransa'nın geleneksel olarak tavrında hiçbir değişikliğin olmadığını, zaten eskiden beri Ermeni konusunda bu yaklaşımı sürdürmeye devam ettirdiği iddiasının yanında, meselenin bütünüyle Fransız seçimleriyle alakalı, Batı'da 11 Eylül'den bu tarafa hızla yayılan İslamafobia üzerinden sürdürülen bir seçim kazanma girişimi olduğunu söyleyenler de bulunmaktadır.
Batı'yla Türkiye arasındaki ilişkileri tek bir neden etrafında açıklamaya çalışmak yetersizdir. Birçok sebep arasında zaman zaman bir hiyerarşinin oluştuğunu söylemek mümkündür, ancak iki değişmez parametrenin ağırlıklı rolünü ve olaylar üzerindeki etkisini asla göz ardı etmemek gerekir. Bunlardan biri tarih, diğeri ise coğrafyadır.
Sarkozy'nin eni boyu
Batılıların Türklerle ilgili tarihsel hafızası, Anadolu topraklarına adım atmamızla başlar ve bu hafızanın ortalama bir Batılı politikacıdaki ifade ediliş biçimi, İstanbul'un fethiyle onlar için en rahatsızlık verici düzeye ulaşır. Milli Mücadele'den sonra ise yeni bir teyakkuz halini alır.
Sovyetler Birliği'nin gelişmesi ve Soğuk Savaş'a uzanan süreç, hem Türkiye hem Batılılar için ittifak şartlarını hazırlamıştır. O günlerde Türkiye, Batı sistemi içerisinde ileri karakol durumundadır, ilaveten tartışılan bir ifadeyle, sadece ileri karakol değil "zayıf halka"dır.
Elbette ki, o dönemde Ermeni meselesi diye bilinen olay da, Türkiye ve Fransa arasında Fransız politikasının bir meselesi haline getirilmedi. Bu yüzden Fransızların Ermeni meselesine dair geleneksel bakışı, Lozan sonrasından Soğuk Savaş'ın sonuna kadar Türkiye'ye karşıt, bugünkü gibi bir politikaya dönüştürülmemiştir.
Birinci Dünya Savaşı şartlarında Türkiye'yi işgale gelen Fransız ordularının kurdurduğu Ermeni lejyonlarının Çukurova'daki katliamlarını organize eden, Türkler'in bir soykırım yapmadığını, tehcirin başka bir politika olduğunu en iyi bilen Fransız istihbaratıdır.
Bu iddialara karşı, soykırım suçlamasına dayanan politikaların yeni bir aşamaya ulaştığını söylemek istiyorum. Tarih ve coğrafyamız değişmediğine göre, bunun nedenlerini konjonktürel ve aktüel gelişmelerde ya da Soğuk Savaş sonrasında "Ne değişmiştir" diye sorarak aramak gerekir.
Sistem krizi
Sıkça vurgulamaya çalıştığım gibi Batı merkezli dünya sistemi köklü bir değişim geçirmektedir, bunun nedeni herhangi bir iradi karar ya da bir ülkenin tavrı değildir. Bu yeni başlayan süreçle ilgilidir.
Başta ABD ve Avrupa olmak üzere Batı sisteminin aktörleri, sanayileşme dönemiyle başlayan hâkimiyet ilişkilerini sürdüremeyecekleri yeni bir döneme girmişlerdir. Asya ve Uzak Asya'da yükselen güç merkezleri, Latin Amerika ve nihayet coğrafyamızda meydana gelen değişim benim Batının konum kaybetmesi dediğim, yeni bir dünya sisteminin kurulmasının ve sancılı bir dönemin başlamasının işareti olarak okunabilir.
Fransa, Batı sistemi ve AB içerisinde en sorunlu ve bu sancıyı en fazla hissedecek ülkelerden biri olduğunun farkındadır. Geleneksel etki alanı olarak gördüğü Ortadoğu'nun değişimi ve burada Türkiye'nin kazandığı yeni statü, onu Türkiye'ye karşı yeni bir politika uygulamaya itmektedir.
Dolayısıyla Fransa ile Türkiye arasındaki ilişkilerde ilk aşama, Türkiye'nin AB'ye sokulmaması, yeni bir rakibin oyuna ortak edilmek istenmemesiyle başlamış, şimdi bölgesel güç eğilimi gösteren Türkiye'nin bütün Avrupa'da belli bir düzeyde kuşatılması politikasına dönüşmüştür. Ermeni meselesi ise bu işin sadece malzemesidir.
izah edeyim; bir zamanlar daha henuz bunca un yapmamisken, sarko turkiye'den kız ister... vermez tabii ki ailesi. sırf bunun icin yemin eder, basarır ve bugunlere gelir. aha da gerisini biliyorsunuz zaten!
ergin andic - 20:50 / 2012.01.30
tarihsel düşmanlarımızı bildiğimiz halde onların dost olabileceğine neden inandırıldık.onların eninde sonunda yapacağı işleri neden görmezden gelip aman şimdi kalsın dedik.yeni değil 80 yıldır neden uyuduk.yada uyutulduk
izci - 12:03 / 2012.01.30
fransanın derdi,kendi içindeki seçimlerine yönelik onu millet biliyor da;acaba bizim içimizdekilerin derdi nedir ki bir dersim katliamı ortaya atıp,adeta sarkozy'in destekçisi oluyorlar.malum libyayı da bir haftada tahliye ettirip fransızlara bomba yağdırmaya müsait hale getirmişlerdi.kim fransız...
gakkom - 11:56 / 2012.01.30
fransa gitsin kendi tarihiyle yüzleşsin kuzey afrika da yaptığı katliamlara baksın. safari adında turlar düzenleyip insanları öldüren kendileri aynaya baksın. ayrıca tarihleri yorumlamak siyasetin işi değil
ahmet - 11:17 / 2012.01.30
elbet birisi bir gün bu zulme dur diyecek
reis - 11:15 / 2012.01.30
yani ne demek istiyorum güçlü türkiye ya da tek kutuplu dünyada çok kutuplu dünyaya
sevgi - 11:14 / 2012.01.30
demek oluyor ki güzel günler bizi bekliyor......
sevgi - 11:13 / 2012.01.30
büyük resime bakmak gerekirse söyledikleriniz çok isabetli...
Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın.
Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir. İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.